You Are Here: Home » hikayeler » anlamsız oyun

anlamsız oyun

Birden, masanın üzerinde duran telefonu çalmaya başladı. Anlamsızca, uzun uzun telefonunun yanıp sönen ışığına baktı. Dün geceden olsa gerek, kafasında bir ton ağırlık vardı , vücudunu kaldırmak bir yana, kafasını oynatmak bile günün en büyük hareketi olabilirdi. Olmadı ..

Telefonun ucunda olabilecekleri, beyninin yavaşlamış fonksiyonlarıyla düşünmeye başladığında, tekrar aynı rahatsız edici ses çınlamaya başladı beyninde.. Kendisine gelsin ilk işi telefonunun zil sesini değiştirmek olacaktı..

En olasılıksızlardan başladı sıralamaya, yavaşlamış fonksiyonları, tarihten adam seçerken gösterdiği performansla şaşırtsa da bu durgunlukta, gelen yoğun listeyi düşünmeye koyuldu.. Belki sevgilisini güle oynaya, gözüne baka baka elinden aldığı ama ‘gönül bu n’aparsın karşı koyamadım’ açıklamalarını yapma konusunda birkaç yıl kadar gecikmiş olandır diye düşündü.Rüyasında görmüştür, belki de ordan gelmiştir aklına. Telefon numaram duruyo mudur onda diye zorladı, bu kez cevap vermedi kendine.. Birden daldığı düşüncenin farkına varınca sinirlendi, diğer seçeneğe odaklanmaya başladı. Belki de kişisel isteklerini yerine getirmediği için onu kovandı, acınası bir adamdı. Arayıp yavşak yavşak, hiçbir şey yaşanmamış gibi konuşabilir, yine bir gün geçirmeyi teklif edebilirdi, dün gece son şişeyi açmayacaktı, midesi bulandı.. Hiç tanımamış olmayı dilediği adam geldi durdu birden gözlerinin önünde.. O olamaz deyip hızla kovdu düşünü, içinden onun olmasını diledi kendine bile itiraf edemeden.. Belki de babamdır dedigi an, oyun canını sıkmaya başlamıştı, kafasını kaldırabilse, bu saçma merakı dindirecekti ama gözlerini yummayı tercih etti..

resim: sea serpents by Gustav Klimt

About The Author

Number of Entries : 178

Comments (6)

  • Figen

    Bugün Kafka okudum biraz. Harika şeyler anlatıyor ama benim anlamam için bazen aynı cümleyi beş defa okumam gerekiyor bu da Zeynep’in yazıları gibi diye düşündürdü… Büyüksün yani…. :)

    Cevapla
  • zeynep gecgin

    gururum müthiş derecede okşandı, o kadar ki mahcup oldum :) çok teşekkür ederim..

    Cevapla
  • ercanerdemir

    “Dönüşüm” deki gibi demi:))

    Cevapla
  • ercanerdemir

    Yazarlık açısından hoşuma gitsede, içimden umarım psikolojik atmosferinide böyle organize etmemiştir diye dilekte bulunuyorum.
    Yoğunlaştığın tarz, bir süre sonra sende kendisini yaratır, farkına bile varamazsın.Sana sürekli kendi sırlarını açarken, aynı zamanda senin içinde de, kendisini büyütebileceği koşulları yaratır…
    Ağrısız, sızısız, yalnızca keyfini işlediğin yazılarla dahada keyiflendiğin günler dileğimle:))

    Cevapla
  • Beryl Pinkos

    Great post, you have pointed out some good points , I also believe this s a very good website.

    Cevapla

Leave a Comment

Scroll to top