You Are Here: Home » hikayeler » insomnia

insomnia

Yatakta, dönüp durduğu günün ağarmasını izlerken, açtığı penceresinden içeri izinsizce dalan hava.. Hep aynı mı kokardı? Benzer duyguların aynı kokuları vardı onun için..

Eskiden sürüklediği tek bir korkusu vardı..

Bu sahneyi yaratanın yaratıcığıyla dalga geçme zamanıydı artık.. Hep aynı yağmur, aynı pencere ve rengi aynı gökyüzü.. ‘Hadi ama biraz değişiklik’ diye kavgaya tutuşacaktı ki bütün gece kendi kavgasından ne denli yorgun çıktığını anımsayıp, tek bir şey diledi. Uyumak.. Olmadı.. İsteklerinin olmaması onun için yeni bir hareket değildi, belki olsa şaşırtabilirdi. ‘Bak bir dahaki sefere bunu dene belki yaratıcılığına bir şeyler katabilirsin’ dedi içinde kalan son enerjisiyle..

Kendine bu denli dönük oluşunu hazmedemedi, her şeyden kendini suçlamak gibi bir hastalığa tutulmuştu ki yıllardır hekim amcalar çaresini bulamadılar, belki de yeteri kadar çabalamadılar.. İnsanın istedikten sonra başaramayacağı bir şey var mıydı ?

‘Hey millet güne yağmurla başladığınız için küfrediyorsanız sebebi burda, bugüne güneşli hava yakışmazdı ya’ dedi. Üstüne çullanan olmadı, içinden mi bağırmıştı. Olmadı şimdi, aynı coşkuyla bağıramazdı, gerçekçi olmazdı. Bir sonraki uykusuz gecenin listesinde ilk sıraya ekledi. ‘sesli bağır’

Sabah sigaralarından hep nefret etmişti, ama doğru ya bu gece sigarasıydı. Uyumadıysan, uyanamazsın da, bunu iyi öğrenmişti.

Geçmişinde, herkesin mutsuzluğunda katkısı vardı. Bir ara uyuyabilmek için, mutluluklarına katkılarıyla kıyaslamaya başladı, bir nevi koyun sayma girişimiydi. Kendi yaratıcılığından ötürü küçük bir aferimin ardından, cesaret edemeyip başlayamadığı oyunu sonlandırdı.

Cesaret edebildiği tek bir şey vardı, düşünmeksizin yaptı. Nefretini kusmanın dayanılmaz hafifliğini hissederken sessizce yatağına sıvıştı, çaktırmazsa belki şimdi başarabilirdi.

resim: dry all my tears by Mike Stilkey

About The Author

Number of Entries : 178

Comments (5)

Leave a Comment

Scroll to top