koğuş kalk

Kendi varoluşunu beş çocuğu üzerinden tanımlamış olmasından kaynaklansa gerek ki, yaşları ne olursa olsun, gün içinde her biriyle en az üç kere konuşmazsa, o günü eksik olarak tanımlardı. Tek oğlu askerliğini yapıp, kendi kucağına geri dönünce, dinlediği hikayelerden kendine görev biçmekte hiç gecikmedi. Aile içindekiler nasıl oldu da o kadar çabuk o düdüğü edindi anlayamamışken, o muhteşem sesle uyanma şerefine nail oldular.. Bu gariplikle uyanır uyanmaz alt kata koşan ev ahalisi, durumu anlamaya çalışırken; annelerinin durumdan ölesiye zevk alarak onları izlemeye koyuluşu, ailedekilere bu seramoninin tek günlük olmadığının ipuçlarını verdi. Onlara da çaresiz gerçeği kabullenmek düştü ..
Hafif! toplu vücudunu hareket ettirmeye üşendiğinden, bütün katları ve bütün odaları dolaşmak yerine, tek seferde bu muhteşem sonuca ulaşmak, onun en büyük zaferiydi. En alt kattan üçüncü kattaki en ücra odaya kadar o sesi ulaştıran nefesin nasıl birşey olduğuysa, tam bir muammaydı.
Birgün, beyinlerinde çalan düdükle yataktan zıplayarak uyanmış, uyarılmamış misafirler ve aile fertleri maruz kaldıkları saldırı karşısında atağa geçseler, günlerce strateji geliştirseler de ; o, savaşı kazanmış komutan edalarıyla düdüğünü kimsenin bulamayacağı yerlere saklar, asla düdüğünü ele geçirmelerine izin vermezdi. Evdekiler gece kaçta yatmış olurlarsa olsunlar, o uykusunu aldıysa o saate kadar uyumak yeterdi ve ona göre günün en güzel sesiydi düdük sesi..
resim : whistleblower
fatoş
Ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Okurken nasıl da eğlendim. Bu hikayeyi bizim marmara adasındaki evde kalanlar çok iyi bilir. Yaz tatili yapıp kafa dinlemeye gelenler aynen bu şekilde uyandırılırlar. Evin yeni damadı olan eşim Bülent’in bu şekilde uyandığı ilk sabah yaşadığı şaşkınlığı anlatamam. Çok gülmüştük…
gökçe
okumaya başladıktan sonra yüzümde garip bi gülümse oluştu ve halam geldi gözümüm önüne “mükemmell bir kadın ”
:)
ilk sesi duyduğumuzda yusufla beraber şaşkınlığımızı o anki halimizi anlatsam çok komikti
okadar çoçuğunu uyandırmak için çok güzel bir stratejiydi bence…..
Figen
Özgür de şok olmuştu. Yine bir sabah annem Uğur uyansın diye düdüğünü arıyordu, Özgür şaka olduğunu sanmış ve ciddiye almamıştı, tabii düdük sesini duyana kadar. O an yüzündeki ifadeyi hiç unutmayacağım ve “ben şaka yaptığını sandım” deyişini
dogruhediye
Paylasım gercekren muhtesem teşekkürler
uguraydn
Çok güzel ve sade bir anlatım. Gerçekten muhteşem. Teşekkürler
Thomas Bise
Keep up the superb work, I read few articles on this web site and I think that your blog is really interesting and has got lots of superb information.