You Are Here: Home » hikayeler » tıkırtı

tıkırtı


Kapısının altını tırnaklarıyla eşeleyen kemirgenin sesini, uzun süre hareket etmeden dinledi. Bu çabasının bir sonuca ulaşmasını istiyordu içten içe.. Sebebini anlayamadığı bir şekilde eşelemekten vazgeçip durduğunda, vazgeçtiğini düşünüp kemirgene içerledi.. Bir süre geri dönmesini umarak bekledi, yoksa başka uğraş bulması gerekecekti, dönmedi..

Herhangi bir sese ihtiyacı vardı, biraz olsun kafa dağıtmak umuduyla açtığı televizyonda bir ezgi, hiç beklemediği bir anda yakalamıştı uzunca zamandır kendine bile gizlediği duygularını.. Ağlarken bir yandan neye ağladığını bulmaya çalışıyordu. Bu ilk değildi.. Artık ağlamaya da yabancılaşmaya başlamıştı, neye ağladığını bulmaya çalışmak eğlenceli bir oyun haline dönüşmüştü.. Bu odaklanma, bir süre sonra ağlamasını sonlandırdığında, elindeki eğlenceyi kaçırdığı için kendisine kızdı ama bu, kemirgene kızgınlığı kadar çabuk son bulmadı..

Beyninde tepinen atlar, etrafa saldırıp herşeyi alaşağı etmek istiyordu. Harekete  geçecek oldu ama içinde kolunu kaldıracak enerjisi olmadığını farkedince, çaresiz yatağa uzandı. Tam o an, bir tıkırtı gülümsemesine sebep oldu.. Hızlı hızlı hareket eden tırnaklarının sesini dinlerken, bugün ihtiyacı olan huzura kavuştuğunu hissetti. Yalnız değildi..

resim: unheard of by mike stilkey

About The Author

Number of Entries : 179

Comments (3)

Leave a Comment

Scroll to top