You Are Here: Home » hikayeler » paranoya

paranoya

 

Acıyla açtığı gözü, küçücük bir aralıktan sızan ışığa kilitlendi.. Duyduğu acının sebebini anlayamasa da bir şeylerin yolunda gitmediğinin farkındaydı.. ‘Neredeydi’ .. Hiçbir şeyi hatırlayamıyor olması, tedirginliğini arttırdığından, buna bir son vermek adına hareket etmeye çalıştı.. Bacaklarının üzerinde ne olduğunu anlayamadığı yüklerden ötürü kıpırdayamadı. Sinirinden kolunu çekiştirince, bir kaç taşı yerinden oynattığını farketmesiyle, tedirginliğinin artması aynı ana denk geldi..

Küçücük aralıktan sızan ışığın ara sıra kayboluşu, yakında bir yerlerde hareket eden insanlar olduğu hissine kapılmasına sebep oldu. Çığlık atacak oldu. Yuttuğu tozlardan olsa gerek kendine bile duyuramadığı bir çığlığı boşa sallayıverdi.. İşte tam o sırada, sanki havada asılı kalan çığlık yerine ulaşmışcasına, kendisine yaklaşan ayak sesleri yankılanmaya başladı boşlukta. Ne topuklu bir ayakkabı zerafeti, ne de terlik hafifliği.. Hayal dünyasını canlandıran, kaba saba bir bot sahibi olmalıydı. Adımlar yaklaştı, yaklaştı ve çok yakınlarda bir yerde yine aynı sessizliğe dönüştü. Kötü bir şeyler olacağından emindi.. Bu koşullar altında iyi bir gelişme mucize olurdu, hiç olmamıştı..

Nefes alabilmek adına yutkunduğunda, tozların tadını bir kez daha özümsemiş olmasının en lezzetli deneyimi olmadığını anımsadı. Sağ bacağına, birden nereden geldiğini anlaması mümkün olmayan bir ağırlık düştü. Canı öylesine yandı ki kıpırdayamadı bile, ısırdığı dudağından gelen kanı emerken, kurumuş ağzındaki toz tadından kurtulabilmeyi umdu..

Bir işkencenin ortasında, buna sebep olacak ne yaptığını düşünmeye başladı, kapanan gözlerine inat, uyanık kalmaya çalışarak.. İzlediği filmin etkisinde, bir yerleri açık kalarak daldığı uykusunda olduğuna inandırmaya çalışırken kendini, hissettiği acının gerçekliğini fark etti..

Dışarıda onu bekleyen işkencecilerini tahmin etmeye koyuldu. Uzun bir liste yapacağını düşünürken, ölüm iyiliğinden olsa gerek zar zor bir kaç isim sıralayabildi. Dışarıdaki uğultudan, başına nasıl bir işkence geleceğini kestiremedi, düşünse de nasıl bir işkenceden geçtiğini hatırlayamayışı gibi..

Tam ışığın sızdığı yerde, bir şeylerin eşelendiğini fark etti, sonunun geldiğini düşünerek.. ‘kötü bir şey yapmış olmalıyım bunu hak edecek’ diye düşünürken, son kez okkalı bir nefes çekmek istedi, beceremedi.. Becerebilseydi, güzel anıları düşünerek sonlandıracaktı bu anı.. Tam o an bir el belirdi. Gözlerini kapayıp teslim etti kendisini.. ‘buraya kadarmış her şey’ derken, o el kavrayıp çekmeye başladı aydınlığa..

‘tüm hazırlıklar boşa mıydı’ diye düşündü ‘ölmüyor muyuz yani şimdi’ ..

Takip edemediği bir hızda gelişti her şey. Yıkık bir alanda, cehennem kalabalığının ortasında, ona dikilmiş umut dolu gözlerle karşılaşınca, düşündüğü her şeyin içi boşaldı. Nefes almayı tekrar denedi ama dolmuş ciğerleri bir kez daha reddetti bu isteği..

Her şeyi geri sarmalıydı.. Küçücük bir ışıktan uzanan eli işkencecisi yapan algısıyla oturup hesaplaşma vakti gelmişti..

foto: basic emotions by Andrei Graph

About The Author

Number of Entries : 178

Comments (6)

Leave a Comment

Scroll to top