You Are Here: Home » hikayeler » tıkanma

tıkanma


Bulutların arasında kendi boşluğunda uçarken, ona eşlik eden kuşların etini lime lime edişini izledi kadın. Müthiş bir haz içinde gülümsüyor, huzura eriyordu. Birden hissettiği sızıyla gözünü açtı, duraksadı.. Saatlerdir kaşıdığı kolundaki uzun çizikleri gördü. Bir süre baktı, ne canının yandığını hissetti ne sızan kanı fark etti.. Tek gördüğü uzun uzun yollardı. Birbirinden bağımsız, kaçıp gidebileceği bir aralık.. Sadece gidişin olduğu, dönüşlere ihtiyaç duymayacağı yollar..

Bildiği tek bir şey vardı, dönmek istemediği tek bir yer. Beyni..
Zaman zaman gözünü diktiği duvara, bir sivilce irini gibi akıttığını düşlerdi beynini. Tüm saçmalıklardan arınıp, içini güzelliklerle doldurabildiğini.. Zaman sonra yine aynı saçmalıklara uyandığını fark edince, çaresiz sarıldığı kolunda, bir kaç deri koparmadan rahata eremezdi. Kopardığı her parça bir aydınlanmaydı, kanattığı her yara bir özür..

Kendini hapsettiği parmaklıklarda suçlu olmayı kabullenemiyordu. Özgürleşmek için attığı her adımda bir kilit daha vuruyordu. Başaramadığını gördükçe kendine kızgınlığı katlanırken, beyniyle savaşmaya katlanamıyordu..

Bir şeyler eksikti.. Güneşin bunca zaman kendini saklamasına içerledi, o soğuk dört duvar içindeki öfkeye..

Sonra birden toparlanmaya koyuldu. Bir yer vardı bildiği, mabedi.. Kapanıp, yenilenmek istiyordu tüm yenilgilerinin ardından. Beynindeki tüm kiri boşaltıp, ihtiyacı olan huzura ulaştıktan sonra dönmeliydi. Belki de dönüşlerin olmadığı yolu takip edip, yeni başlangıçlar keşfetmeliydi..

resim: the big wave by Kelsey Beckett

About The Author

Number of Entries : 178

Comments (1)

  • Issac Maez

    I just want to say I’m new to blogging and really savored you’re website. Most likely I’m going to bookmark your website . You certainly come with beneficial articles and reviews. Thanks a lot for revealing your blog.

    Cevapla

Leave a Comment

Scroll to top