You Are Here: Home » gezmek güzel şey » nefes al nefes ver

nefes al nefes ver

                                        illüstrasyon: deep breathe by Melanie Weidner         

‘Nefes alamadığı için öleceğini sandı..’ ile başlayan ya da biten bir çok hikayeden sonra kendime dönüp bakınca nefes ile ilgili ciddi sorgulamalar içinde olduğumu fark ettiğim bir anda karşılaştım Bumerang’ın düzenlediği deneyim günlerinden biri olan ‘Nefes, bedenle tanışma ve etkili beden kullanımı’  eğitimiyle.. Düşünce gücümün ne kadar güçlü olduğuna inanmaya başladığım bir dönemdeyim, eğer bir şeyi gerçekten çok istiyorsam eninde sonunda mutlaka gerçekleşiyor..

Sabah dokuzda başlayacak eğitim için Can & Arsen Gürzap’a ait Dialog Anlatım İletişim Merkezi‘nde biraraya geldik. Ben kendimce doğru nefes alma tekniklerinin anlatılacağı bir seminere dahil edileceğimizi düşünüp, o kalabalık içinde bir kaç soru sorma şansı yakalamanın peşindeyken, salona değil de bir sınıfa girince şaşkınlığımı gizleyemedim. Yarışmayı kazanan diğer blogger arkadaşlar ve ben dahil 11 kişiydik. Hocamız Yeşim Alıç, müthiş enerjisiyle sınıfa girdiğinde bir süre onu hayran hayran izledim, konuşmaya başladıktan sonra ise mest olma kıvamına geçtim:) Beş saatlik bir program olduğunu ilk duyduğumda, nasıl geçeceğine dair düşüncelerim vardı. Öğrencilik yıllarımdan kalma ders bitse de gitsek modum ayaklanmış ‘bu kadar saat biz ne dinlicez, geçmez o saatler’ diye söylenmeye başlamıştı ki, Yeşim hoca tarafından ağzının orta yerine indirilen bir şamarla susup kaldı:) Tatlı olduğu kadar da eli sopalıydı hocamız :) Şaka bir yana beş saatin nasıl geçtiğini anlamadan bir saat de hocamızın bonusuyla altı saatlik eğitimden müthiş keyif alırken, bir yandan da ‘meğer ne zor işmiş nefes almak, bunca yıl kendimizi kandırıp durmuşuz, hocam hocam iyi güzel siz şak diye yapıyorsunuz da bizim bu kalastan bozma vücutlar nasıl yapacak’ bakışlarıyla birbirimizi süzüyorduk arkadaşlarla. Ama hocamız azimliydi, bizim gibi nefes alma konusunda oldukça beceriksiz bir gruptan bile iyi sonuçlar aldı diyebilirim.

Aklımda kalanları anlatmaya başlasam o güzel ortamın ne kadarını yansıtabilirim bilmiyorum ama deneyeceğim..

İlk ders itibariyle konuştuğumuz her şeyi yansıtamasam da beni çok etkileylerden başlıyorum..

‘Üzerimizdeki giysimiz bedenimiz; yıllarca yaşadığımız hırslar, öfkeler,mutluluklar, kıskançlıklar sonucunda bir şekle bürünür ve bizi biz yapar. 24 saatimizi onunla birlikte geçirdiğimiz için iyi tanımak ve barışmak zorunda olduğumuz en önemli şeydir bedenimiz.. Geçen yıllarla birlikte ona ne kadar kulaklarımızı tıkayıp susturduysak da, bugün burada onu dinleme günü..’

‘Diyafram kullanımı neden mi bu kadar zor? Peki hiç düşündünüz mü, bebekler nasıl oluyor da diyafram nefesi kullanabiliyorlar? Hiçbir şey bilmeden, dünyaya gelir gelmez bu bilgiyi nasıl en doğru şekliyle değerlendiriyorlar?  Çünkü bebekler henüz hırslarına yenik düşmemiş, korkularıyla savaşmaya başlamamışlar da ondan. İşte bu yüzden henüz bedenlerinden uzaklaşmamışlar, sadece hisleri ve algılarıyla hareket ediyorlar. Bizlerse, süregelen yıllarla birlikte hırslarımıza yenik düşüp, kıskançlıklarımızla boğuşurken, bedenimizle tamamen ayrı düştük. Beyin algısı ve beden algısı olarak iki farklı algı şekli var. İşte bu iki algıyı bir araya getirebildiğimizde, o bebek algısına ulaşabileceğiz. ‘

‘Doğru nefes almak, bildiğimiz ama zamanla farklı şeylerin peşinde koşarken, bedenimize uzaklaşmanın getirisi olarak unuttuğumuz bir şey. Biz burada  unuttuklarımız hatırlamaya çalışacağız’

fotolar: Mark Mawson

Bunlar beni en çok etkileyen ifadelerdi. İkinci derste ise matların üzerine uzanmamızı istedi ve kendi dünyasında güzel bir yolculuğa çıkardı bizi. ‘Çocukken yaptığımız sulu boyalar vardı hatırlar mısınız?’ der demez gözümde suyun içinde dağılan boyanın oyunları canlandı. Çok severim, o an saatlerce o boyanın, suyun içindeki dansını izlemek istemiştim ki hocamız devam etti ‘Şimdi tüm bedeniniz su dolu bir bardak ve siz kafanızın orta yerinden, boyaya sürdüğünüz fırçanızı daldırıyorsunuz’.. O an ne kadar mutlu olduğumu anlatamam tam da istediğim buyken, eğitim boyunca tüm vücudumda o boyanın dansına yön verecek olmak.. En keyif aldığım ders bu oldu diyebilirim. Kırmızıya boyadığım fırçamı başımın tepesinde suya daldırdığımda o yoğunlukla başımın içi tamamen kırmızıya bulanıp tekrar yukarı yoğunlaştı ve ardından yavaşça boynuma, omuzlarımdan sırtıma doğru sızmaya başladı. Tam bu esnada entersan bir şey oldu. Vücudumda yoğun ağrı hisseettiğim iki bölge olan omuzlarım ve belime geldiğinde, boya öyle zor hareket etti ki o bölgelerden geçebilmesi için kılcal damarlar kadar incelmesi gerekti. Diğer bölgelere gelince örneğin karın ve bacaklarda çok rahat bir şekilde tüm alanı birden doldurdu. Dersin değerlendirmesini yaparken bu durumu sorduğumda, vücudumda o bölgelerimi çok kastığım için gergin olduklarını ve o bölgelerimi kapattığımı söyledi hocamız. Bedenime dışardan bir gözle bakabilmek ve tüm ayrıntıları hissedebilmek müthiş bir keyifti.

Diğer dersler boyunca doğru duruş ve doğru nefes üzerine konuştuk uzun uzun. Bunların hiçbiri, ‘Doğru nefes alabilmek için vücudunun şu bölgesine nefesi çek, tut, bırak’ şeklinde geçmedi. Bu zamana kadar bizde oluşan nefes almaya dair hatalar üzerine, onların neden ve nasıl oluştuğuna dair konuşuldu. Ardından doğru nefes almaya başlamadan önce bir bir bunca yıl biriktirdiğimiz kumlarımızı döktük. Ama kumlara ve kum saatine dair bir açıklama yapmayacağım, bu hocamız ve arkadaşlarımızla aramızda sır :) Sırlarımız arasında bir de üçgenimiz var :)

 

Uygulamalı derslerin ardından nefes alışlarımızın nasıl değiştiğini fark ettikçe şaşırıyorduk. Uygulamalı dersler bitince sıra teorik kısma geldi. Şu meşhur üçgenler ve denge. Notlar alındı, gözler fal taşı gibi açıldı ki aman bir şey kaçırılmasın. Ama ne bize ne de Yeşim hocaya yetti altı saat. İşine aşık insanlarla karşılaşmanın mutluluğuyla ayrıldık Dialog Anlatım İletişim eğitim merkezinden. Bumerang’a bir kez daha böyle güzel bir eğitimi bizlere sağladığı için teşekkür etmek isterim.
Eğitime katılan diğer bloggerlar:

http://geziyazilari.net

http://www.neclasolen.com

http://annebabaokulum.blogspot.com

http://dilaatsan.blogspot.com

http://www.seyyarbilgi.com

http://biryudumhayat-malla.blogspot.com

http://sosyalpropaganda.blogspot.com

http://frusciantefm.weebly.com

http://www.ondagordum.com

Bir de nefes almayı öğrenmiş kişi mutluluğu ve sevimliliğiyle sizlere bir güzellik daha yapıyorum ve Yeşim hocadan doğru mekik çekme tekniklerini paylaşarak ayrılıyorum huzurlarınızdan..

About The Author

Number of Entries : 178

Comments (4)

Leave a Comment

Scroll to top