You Are Here: Home » hikayeler » sarmal

sarmal

Koşarak uzaklaşsa da kendi sarmalından bir türlü kurtulamadığını fark ettiği an durdu. Öylece, kıpırtısız.. Bedeni ne kadar kıpırtısızsa, göğsü ona inat bir hızla yükselip alçalıyordu. Bu kadar hızlı nefes alıp vermeye yetişemeyeceğinden korkmaya başladı. Elinde kavradığı taşa sarıldı ve usulca fısıldadı. Yavaşlayan nefeslerinin ardından uzaklaştığı resmi seyre daldı. Sarmalında ilerlemeye çalışan küçücük bir karınca gibi, ilerledikçe kaçtığı yere ulaşan kendini gördü..

Bir çıkış yolu olmalıydı, bu kabuğun kırıldığı bir nokta.. Kendi özgürlüğünden öte, korkularını bırakmanın peşindeydi boşluğa. Yapış yapış yıllanmış beraberlikten sıkılmıştı. Uzaklaşma vakti gelmiş de geçmişti bile. Nasıl yol alacaklarını göstermekti mesele, korkuları bu kadar inatçıyken. Her şeyin ötesinde tüm yaşanmışlıkler haklı çıkarıyorken, o kabuğun içine içine gömülmek en büyük hakkıydı korkularının. Bunu bildiğinden, susmak zorunda kalıyor, eli kolu hareketsiz kendini uzaktan seyrediyordu. Ne bir hareket ne bir ses…

Sadece içinde öfkesiyle. Bir şeyleri değiştirmek için ölesiye çabalarken, onunla bu denli inatlaşanlara avazı çıktığı kadar sövmek istiyordu, rahatlayıp elini kolunu sallaya sallaya uzaklaşmak..

Bir gün, tam gözüne kestirdiği kıvrımdan sıyrılıp taşacağını biliyordu. Yine sarmalın içine çekeceklerinden emin olduğu için yapması gereken tek şeyin hepsinden uzaklaşmak olduğunun farkında..

illüstrasyon: metamorphosis by Kmye Chan

About The Author

Number of Entries : 178

Leave a Comment

Scroll to top