You Are Here: Home » film öyküleri » swing kids

swing kids

Kulağında müzik ve tüm bedenindeki ritimde kendini bulmuşken, uzak durması gerektiğini söylediler. Hiçbir açıklama yapmadan. Sırf onlar istemiyor diye, sırf özgürleşecekleri bir alan kalmasın diye.. Herkesi tek tip yapıp, sorgusuz sualsiz boyun eğdirebilmenin tek yolu olduğundan ve sistemin farklı olana tahammülü olmadığından..

Direnip kafa tutmak,  en az ettikleri dans kadar keyifliyken; sarılıp bütün olacağı dostlarının varlığı gücü olur, müziğin ritminde salladığı bacağıyla tüm saçmalıklara tekme savurmuş hissederdi, ömrünün sonuna kadar yanında olacağına emin olduğu dostlarıyla..

Dostlukları çatırdayıp kafası karıştığında, çaresizliğine teslim olup babasını elinden alan sisteme teslim oldu. Tam müziğin en keyifli, dansın en hareketli olduğu anda. Babası kadar cesur olamadığı için..

Dostunun bir ispiyoncuya dönüştüğünü görüp içindeki canavarıyla tanıştı. Ne yapacağını bilemez savrulurken; kendi elleriyle, başka çocukların babalarının küllerini gözlerine baka baka onlara teslim ettiği anda yüzleşti kendisiyle. Havaya savrulan küller tokat gibi suratına çarparken, çocukluğuyla karşılaştı, sahipsiz kaldığında ona sahip çıkan tek şey; dansla kucaklaştı..

Hazırlanıp en güzel elbiselerini giydi, tekrar müziğe teslim olup, kendini bulabilmek için.. Ne dostları ne de anıları vardı artık. Öteki olduğu için, en yakın dostunu da kaybetmişti tıpkı babası gibi.. Gözlerini kapayıp müziğe teslim olduğunda, bunun bir son oluşu umrunda değildi. Çalışma kampına gönderilirken ‘Yaşasın Swing’ diye bağırabilmesi, kulağındaki müziğin vermiş olduğu cesarettendi..

About The Author

Number of Entries : 179

Leave a Comment

Scroll to top