You Are Here: Home » hikayeler » dansa davet

dansa davet

Gözünü açtığı günde, gün ışığıyla karşılaşmak yerine karanlığa uyandı. Nefesinin kesik kesik oluşu panik yaratsa da sakin kalmaya çalışıp tüm dikkatini üzerindeki ağırlığa yönlendirdi. Kolunu zar zor ilerletip boşluğa kavuştuğunu farkedince, kat kat üzerini örttüğü örtüleri hatırladı ve bir gün öncesini.. Neden saklanmak istediğini.. Hatırladığında bir gün daha yenik düştüğünü fark edip daha çok sinirlendi.

Başa çıkmanın bir yolu olmalıydı. Madem durdurması imkansızdı ya da yavaşlatması, yapabileceği tek şeyi onayladı. Karşısına geçip anlaşmaya hazırdı. Zamana ayak uydurması gerektiğini kabullenmişti artık. Onunla başa çıkmaya çalışmak yerine, bu uyanışı bir dansa davet olarak kabul etti. Ve akan her dakikayı bir ritim olarak duydu, serbest bıraktığı bedeni çoktan müziğin ritmine kaptırmıştı kendini..
En sevdiği şeyi yaptı, aynanın karşısına geçip bu güzel dansı seyredaldı.. Gözlerindeki kırışıklıklar kabusu olmaktan çıkıp, yol göstericisi oldu. Saçlarındaki beyazlar.. Onlara hiç küfretmedi ki hep sevdi.

Yapmasına izin vermediği şeyler için zamanla tartışmayı bıraktı. Yüzerken buruş buruş olan ellerini izlemenin keyfini yaşayamıyorsa, uzun bir duşta buruşurdu, sorun yoktu.

Gözlerini dikip uzun uzun baktı kendine.. Gülen gözleri cesaret verdi, yaptığı en keyifli anlaşma olmuştu. Bundan böyle korkutamayacaktı onu zaman!

design : fly by Cem Gengönül

 

About The Author

Number of Entries : 179

Comments (2)

Leave a Comment to zeynep

Scroll to top