You Are Here: Home » film öyküleri » içimdeki deniz

içimdeki deniz

Mar adentro

Maviye gömülmek onun en büyük özgürlüğü iken bir gün tutsak etti, hiç beklemediği bir anda hiç beklemediği bir şekilde.. Bu, sonsuza dek kıpırtısız bir hayata tutsaklıktı.. Sonsuza dek başkalarına bağımlı bir hayat.. Deniz ona hayatı verdiği gibi, elinden de aldı birgün. O an ölebilmeyi diledi, o son nefesi almasını sağlayacak kurtuluşu hiç yaşamamayı.. Başkalarına bağımlı olduğu hayatında, gülümseyerek ağlamayı öğrendi..

Nefes almak nasıl en büyük hakkıysa o nefesi ne zaman sonlandıracağına karar verebilmek de hakkı olsun istiyordu. Kendi hayatına son veremeyecek kadar aciz oluşu ise elini kolunu bağlıyor bu karar için de başkalarına bağımlı hale getiriyordu. Hayata dair en büyük tutkusu ölebilmeye dönüşmüştü.. Bunu başarabilmeye..

Ölüm hepimizin bir parçasıyken, o ölümü seçtiği için insanların dehşete düşmelerine anlam veremiyordu. Yatağa bağlı bir hayat, onursuz bir şeydi onun için. Diğer insanlar için üç adım hiçbir şey ifade etmezken, onun için üç adım imkansız bir yolculuktu.. İşte bu yüzden ölmek istiyordu. Özgürlüğüne mal  olan hayat, hayat değildi onun için..

Bir süre sadece günlerin bitip, yeni günün başlayışını izledi yattığı yatakta çaresiz.. Sonra yaşadığı hayat öyle ağırına gitti ki kalan tüm enerjisini, ölebilmeye harcamaya başladı. Bunu başarabilmek için insanları ikna etmeye.. Ve bir kadın buldu, onu anlayacak, yatağına uzanıp sigarasını paylaşacak.. Hayatın adil davranmadıklarındandı o da.. Hergün ondan bir şeyler alırken yaşamaktan daha kötü hiçbir şey olmadığını bilenlerden.. Ölümü bir kaçış değil bir kurtuluş olarak görenlerden.. Kadın tam istediğini yapacak onu özgürlüğüne yollayacakken, kendisi yenik düştü.

Kaybettiği özgürlüğünün artıklarını kabullenmemek için tekerlekli sandalyeye direndi. Onu ölüme götürene dek.. Sonunda denizin içinde özgürlüğüne kavuştu, en derinlerde bir yerde sonsuzluğa uzandı..

About The Author

Number of Entries : 178

Leave a Comment

Scroll to top