You Are Here: Home » hikayeler » gitmek zamanı

gitmek zamanı

Yatakta doğrularak uyandı, gördüğü rüyadan kaçmasının tek şartının uyanmak olduğunu bilerek.. Bir süre anlamsız baktı etrafa.. Kaçtığı rüyasında kalmaktan daha güvenli miydi uyandığı dünya emin olamadı.. Ama artık tekrar yatıp rüyaları istediği şekilde devam ettiremeyeceğini biliyordu.

Her sabah uyandığında gördüğü dört duvar ve o duvarlardan birinde asılı duran saat.. Artık susmak zamanının geçtiğinin farkındaydı. Yapması gereken tek şeyin farkında olduğu gibi..

‘Dört duvar’.. diye mırıldandı kendi kendine, ‘ne kadar anlamlı olabilir ki en fazla. Bir çok evde aynı renge bürünmüş anlamsız dört duvar’.. İfade ettikleriyle yüzleşmek istemedi, durup onlara bakacak ne gücü vardı içinde ne de inancı. Bir şeyleri değiştirmek için uyguladığı en iyi yolu seçti.

İçinin bomboş olduğunu bilse de bavulunu yüklendi, gidişini bir şeye benzetmek için. İçini doldurmaya cesareti olmadığı için, eskiye dair hiçbir şeye dokunamayacğını bildiği için.. Çıkmak üzereyken tekrar dönüp baktı odaya, tam kapıya kadar adım atmayı başarmışken, koşup masadan bir şey aldı. Onsuz gidemeyeceğini bildiğinden, gittiğinde bile hep yanında olmasını istediğinden..

Her şeyin bir zamanı vardı, susmak zamanı geçmişti çoktan. Şimdi gitmek zamanıydı..

foto: goodbye by pop- aj

About The Author

Number of Entries : 178

Leave a Comment

Scroll to top