You Are Here: Home » Genel » ‘senin hikayen’ ne fısıldıyor

‘senin hikayen’ ne fısıldıyor

senin hikayen

Elinden sımsıkı tutacak bir kadın buldu adam. Gözlerine baktığında tamamlanacak… Kendi kabuğundan sıyrılıp, iki kişilik yeni ailesinde yeniden tanımlandı. Her geçen gün kendini keşfederek, karşısındaki kadına daha da aşık olarak… Anne-babasına uzaktan bakarken, onları anlaması için vakte ihtiyacı olduğunu anlayamadı. Ufacık bir şeyin ona hayatının en büyük dersini vereceğini bilemeden kendi dünyasında savrulurken, hayat ona güzel bir sürpriz sunmak istedi. Hiç beklemediği bir anda. Tam da her şey sarpa sarmışken… Güzelliğinin ortaya çıkması istenircesine ortalık darmadağın edildi. Adam, onca karmaşa içerisinde ona sunulan bu mucizeyi göremeden kaçmak istedi, getireceği sorumluluklardan kurtulmak…

Henüz kendisi olamamışken, koca olmaya alışmaya çabalarken, baba olmaya hazır değildi. Çünkü babası henüz ‘hayatına girecek canla birlikte ölüp, yepyeni bir insan olarak doğacağını’ kulağına fısıldamamış, annesinin gözlerinin içine bakıp onun için ne kadar kıymetli olduğunu  fark edememişti. Küçücük bir şeyin insanın hayatını nasıl güzelleştirebileceğini hayal edemediği gibi…

Düşüncesi korkularının ağır basmasına sebep olunca kaçmayı tercih etti, ondan kurtulmaya… Çok derinlerden gelen, inatla hayata tutunduğunu onlara haykıran kalp sesleri kulaklarında çınlayana dek. O an, bildiği her şey yerle bir oldu adamın, tüm korkuları gidip yerini tarifsiz bir duyguya bıraktı. Bu zamana kadar hiç hissetmediği, bilmediği…

Küçücük bir çığlık, yepyeni bir hayata çağırdı hepsini koşar adım. Aksak topal, acemice girdikleri yolda birlikte büyümeye başladılar. Dokunduğu her şeyi güzelleştiren bir umuttu o.

Karanlığa ışık tutan aydınlık gibi, varoluşu gerçek kılan ölüm vardı. En sinsi haliyle kuytuda sırasını bekleyip sırası geldiğinde herkese bunu yaşatacak… Adam, yeni doğmuşken, gözlerinde kendi kıymetini yeni fark etmişken kaybetti annesini. Çocuğunun varoluşunda bir şeyler öğrendiyse de annesinin kaybında bambaşka  bir şey öğrendi adam. Kendi hikayesini… Bir insanın hayatına girerek onu nasıl değiştirebildiğini, varlığının ne denli büyük ve önemli olduğunu…

Satır satır kendi hayatını tekrar gözden geçirdi, annesinin ona bıraktığı hatıra defteriyle. Kendisini tekrar tanımladı ve bir kere daha doğdu, yenilenerek…

Cem Adrianın muhteşem şarkısıyla sonlanırken film,  annemin kaleminden dökülen satırlarda dolanmaya başladım. Kendime hiç bakmadığım bir şekilde bakarak… Anne ve babamın hayatına girdiğim an itibariyle, onların hayatlarını ne denli değiştirdiğimi düşünerek. Kılıma zarar gelmesin diye tüketilen ömürlerde kendilerinden vazgeçişleri gördüm. O yorgun gözlerde, söylenememiş tüm sözleri duydum…

Bazen söylenemedik çok fazla söz kalır derinlerde. Ama bunu bilir insan en içten bir yerden. Cem Adrianın şarkısı dilimde kendi hesaplaşmama daldım. Söyleyemesem de  bil, ben seni çok sevdim.

foto: senin hikayen filminden


senin hikayen 2

Filme dair daha fazla filgiye sahip olmak istiyorsanız işte adresler:

Fragman : http://www.youtube.com/watch?v=P3bfwV5RbvA

Facebook : www.facebook.com/seninhikayenfilm

Twitterwww.twitter.com/senin_hikayen

Instagram : www.instagram.com/seninhikayenfilm

About The Author

Number of Entries : 178

Comments (1)

  • hikaye

    Bir garip hikayedir terazinin aşkı. Hicbir alemde anlatılmamış, hicbir kulağa fısıldanmamış büyülü bir hikaye…

    Cevapla

Leave a Comment

Scroll to top