You Are Here: Home » hikayeler » ayna

ayna

watching you

Sessizce köşemde kendime yalnızca kendime anlattığım bir masal bu..

Ne dakikalar geçtikten sonra koca bir arabaya dönüşecek balkabağı var ne de kaybedilmiş bir ayakkabı.. Sadece bir kadın. Kendi gerçekliğinde, yarattığı dünyanın tam ortasında her şeyi baştan şekillendiren.. Koyduğu kuralların hepsini alaşağı etmiş ve tüm değer yargılarını bir bir karşısına alıp, hepsiyle tek tek yüzleşirken, ne saçma arayışlarda olduğunu anlayan.. Yanlış şeyler aradığını tam da kaybettiği ‘o sihirli anda’ bulduğunu fark eden..

..

Duvarda asılı duran koca saatte ilerleyen dakikaları seyrederken, birazdan her şey bambaşka bir şeye bürünecek desinler diye beklediği bir anda, okuduklarından aşina biri çıkagelse diye beklerken koca bir tavşanla karşılaştı kadın. Beklediğinin aksine ölesiye çirkin ve korkunçtu.. Karşısına dikilip uzun uzun gözlerine bakarken ondan korkmadığını fark ettiğinde içinde garip bir rahatlama hissetti. Hala onu çevreleyen yıldızlı göğün altında bir mucizeyi beklerken, onu alıp her şeyden milyonlarca yıl uzağa götürecek bir kurtarıcı beklediği bir anda öylece çakılı kaldı. Hiç görmediği kadar çirkinlikteki tavşanın kilitlendiği gözlerinde..

Yarattığı dünyasında herkese bir rol vermişti kadın. Aynada değil, ışıkların ardına gizlenmiş gözlerde ancak kendine hayran kalmayı bekliyordu. Odaklandığı tek şeyin gölgesinde, ne oyunun ruhunu hissedebiliyordu, ne rol arkadaşının alnından akan teri fark edebiliyordu.. Titreyen bacaklarındaki hazzı yaşamak yerine, kimliksiz onca gözde arıyordu tatmini.. Anlamsız onaylarında.. Kendi dünyasını kuramadığı için tanımadan dahil olduğu hayatlarında.. Ne repliğinin önemi vardı ne rol arkadaşıyla nasıl paslaştığının.. Gözlerini dikip karanlıkta kaybolmuş gözlerden bir ışık bekliyordu, ancak o zaman tamamlanacağını bilerek.. Birden karanlıkta bir şey belirdi. Beyaz çirkin tüyleri tüm karanlığı delip ulaştı kadına. Tavşan, yine karşısında gözlerini dikmiş öylece bakıyordu.. Zaman sonra ayaklandı ve salondan çıktı. Kadın her şeyi bırakıp peşinden gitti tavşanın.. Onu peşinden sürükleyen güç neydi bilmiyordu. Kaybetmemek için peşinden koşarken nefes nefese kaldığında titreyen bacaklarını hissetti ve içinde anlamlandıramadığı garip mutluluğu..

Kocaman bomboş bir alana geldiklerinde durdu ikisi de.. Her tarafı aynalarla kaplı bomboş alanda yalnız ikisi vardı. Bir de titreyen bacağının yere vururken bıraktığı tıkırtı.. Önünde dikili duran tavşandan kurtulmak için sağa sola yeltense de hareketlerini tekrarlayan tavşandan kurtulamadı. Sinirlendiğinde bilinçsiz saçlarına kaçan ellerini fark etti tavşanda ve neden korkmadığını anladığı gözlerini.. Her şeyden iyi tanıdığı gözlerini.. İlk kez uzun uzun kendi gözlerinin içine baktı kadın. Daha önce hiç duymadığı bir haz duydu. Kimliksiz kalabalıktan çekilip buraya getirilişinin sebebini anladı sonunda. Başka gözlerde kendi hayranlığını aramaktan vazgeçme zamanı gelmişti.

..

Bu masalın kahramanı, kendi gerçekliğinde kendisiyle yüzleşebilmiş bir kadındı..

 

foto: watching you by Artem Edin

 

About The Author

Number of Entries : 178

Leave a Comment

Scroll to top