You Are Here: Home » dokunan yanar » kara cumartesi

kara cumartesi

Screen Shot 2015-10-11 at 12.32.28

Verebildiğim tek tepki yazmak olduğu için yazmaktan utanıyorum.. Yaşamaktan utandığım gibi.. Anlamsız çığlıklardan biri olduğum için, hiçbir şeyi değiştiremediğim ve değiştiremeyeceğim için.. Sustum, köşeme çekildim ama öylece durmak da mümkün olmuyor. İçimde sürekli bir çığlık nefesimi kesiyor.

Şimdi insanların yüzlerine bakıyorum.. Herkes üzgün. Üzülmeyin! Bu ülkede dökülen kanların hepsi sizin ellerinize bulaştı artık ne yapsanız da temizleyemezsiniz. İki yüzlüsünüz ve de vicdansız. Otobüste yanımda dikilip, sinemada bilet kuyruğunu paylaşacak kadar yakınımdasınız. Belki de aynı dört duvarın içinde.. Öyle karanlık ve öyle kötüsünüz ki her acıdan sıyrılmayı biliyorsunuz. Hiçbir şey olmamışçasına yaşamaya devam edebildiğiniz gibi..

Öldürülecek olanların listelendiği bir ülkede, yaşadığım yeri seviyorum diyemiyorum. Bu ülkenin insanlarını seviyorum hepimiz kardeşiz diyemiyorum. Bunu diyemediğim için de kendimden utanmıyorum. Ben sadece yüreği katil olan insanlarla aynı havayı soluduğum için utanıyorum ve buna mecbur bırakıldığım için kendimi hiç olmadığım kadar çaresiz hissediyorum.

Ne ilk ne de son olacak bu biliyorum.. Ve bir gün belki benim bedenimin parçalarını toplayıp bir araya getirmek zorunda bırakacak sevdiklerimi, belki de ben toprağa vereceğim sevdiğimi..

Bu kadar korkunç bir ülkeye dönüşmüşken, hala bu çarkın dönmesine destek olup tüm gerçeğe gözlerini kapamış insanlara içinizde sevgiyi nasıl besleyebiliyorsunuz! Ben beceremiyorum, tökezliyorum yok oluyorum. Yok olsunlar istiyorum. Bölünelim.. Vicdanlı insanlarla vicdansız insanlar olarak.. İşte o zaman çok daha temiz bir yer olur, belki yaşanası, sevilesi. Ama bu haliyle ben nefes almaktan utanıyorum. Birilerinin iktidar hırsları yüzünden her gün onlarca yüzlerce masum insan can verirken, ben iki gün sonra hiçbir şey olmamış gibi kendi hayatıma, küçük dertlerimin peşine düştüğüm için kendimden utanıyorum.

Dün ‘savaşa hayır barış hemen şimdi’ diye haykırma fırsatı bulabilseydim diye düşünmeden edemiyorum. Ya bugüne gözümü açamayacaktım, ya sakat kalacaktım ya da sevdiğim insanın cansız bedeninden ayrılmış parçaları bir araya getirmeye çabalarken aklımı yitirmiş olacaktım.

Peki bu benim için dün yaşanmadıysa yarının garantisini kim verebilir? Yarın hangimiz öleceğiz? Ve geri kalanlar hayatlarına devam ederken neyi değiştirebilecekler?

About The Author

Number of Entries : 179

Leave a Comment

Scroll to top