You Are Here: Home » denemeler » rüyamdan kaçıp gelen küçük prens

rüyamdan kaçıp gelen küçük prens

Screen Shot 2015-11-05 at 13.02.28

 

Dünden kalma sorular, hatırlanmayacaklarını bilmenin verdiği rahatlıkla tüm gece rüyalarımda tepinmiş olsa gerek ki gözümü açtığımda devam eden bir hikayenin peşindeydim. Rüyaları hatırlayamamak.. Çoğu zaman minnet etsem de bugün küfretmeyi seçtim bu sonradan bahşedilmiş özelliğime..

Pencereden sızan ışık ya da şişmiş gözlerimin kitlendiği tavan, yeni bir günü hatırlatmaya çalışsa da ısrarla dün gecedeydim. Tavanda kaç zaman sonra belirmeye başlayan şekiller geceye dair küçük ipuçları bırakmaya başlamıştı zihnimde ve birden gelip elimi tuttu ve beni kendi dünyasına çekti tekrar ve tekrar..

Boş bir evde seslerin daha yüksek yankılandığını anımsatan sesler ‘evcilleştirdiğimiz insanlardan sorumluyuz’ dedi. Ve bu yaşıma kadar tekrarladığım hatamı yüzüme vurdu. ‘evcilleştirmek, sahiplenmek demek değildir. Birini ötekiyle uyumlu hale getirip; ona kendinden, zamanından vermektir’..

Kendi gezegenime dışarıdan baktım tekrar. Uzun zamandır kaybolduğum çölüme.. Sahi kaç kişiyi evcilleştirip, kaçının beni evcilleştirmesine izin verebilmiştim korkusuz? Sahiplenmeden, benim demeden kimleri olduğu gibi kabul etmeyi seçmiştim? Ya da kaçı benim için kendinden bir şeyler vermeyi kabul etmişti.. Beni değiştirmeye çalışmadan sadece kendisiyle uyumlu hale getirmeye çalışarak?

Rüzgardan korumaya çalışılırken üzerimize kapanan fanus, kaçımızın nefesini kesmedi? Minnet duymamız gerekirken.. Sahi neden her şey ters işliyor bu gezegende? Kimse bir diğerinin ‘biriciği’ olmayı neden beceremiyor?

Paylaşabilmek bu kadar korkutucu mu bizler için! Paylaşımcı olmayı seçenlerin suçlandığı bu gezegende..

Peki bizi evcilleştiren kimse olmamışken ve biz kimseyi evcilleştirmemişken nasıl ‘özel’olmayı bekliyoruz? Kimse için uğruna bir şeyler yapmayı göze almazken..

Ve kaçımız ‘yakınmasına, böbürlenmesine hatta susmasına kulak verip çünkü o benim’ diyebiliyoruz?

Kaçımızın hayatında sadece yüreğiyle bakabildiği insanlar oldu!

Tüm bu sorguların içinde kaybolmuşken, küçük prens beni tanıyor gibi tekrar boşlukta bana seslendi.

‘onu bunca zaman önemli  kılan, uğrunda harcadığın zamandır. İnsanlar bu gerçeği unuttular, sen unutmamalısın. Evcilleştirdiğin şeyden her zaman sen sorumlusun. Gülünden sen sorumlusun’..

About The Author

Number of Entries : 178

Leave a Comment

Scroll to top