You Are Here: Home » Genel » reenkarne

reenkarne

kelebek etkisi

Herhangi bir şehrin herhangi bir sokağı.. Yaşananları özel kılan ne şehir ne de sokak.. Yağmurdan kaçışan insanlar etrafımı boşaltmış olsa gerek ki kargaşadan bir o kalmıştı geriye bir de sesi.. Sigaramın dumanının ulaştığı adamın sesine dönüp bakmam çok zaman almadı.

Derinden içime çektiğim dumanın dansını izlerken, gözlerine ulaştım adamın. Hiç tanımadığı gözler insana nasıl bu kadar tanıdık gelebilirdi? Karşıya geçmem için beni bekleyen ışıkları görmezden gelip neden orada çakılı kalmıştım? Tüm bu soruların cevabını ararken istemsizce ellerine bakıyordum adamın. Adam bir yandan konuşuyor bir yandan da ellerini gizlemeye çalışıyordu. Ah o elleri bir görebilsem, anlayacaktım her şeyi. Yaşadığım hangi hayattaki hangi adam olduğunu.. Ama o da her şeyin farkında gibi..

Hiç tanımadığı bir insandan bir hikaye yaratabilir mi insan? İçinin en derininde bir yer acır mı? Soğuk içime işledikçe ayaklarım gitmeye yelteniyor, bir iki cümle daha duysam belki çözerim diyen ruhum kalmaya direniyordu. O ellerini bir görebilsem, hiç dokunamadığım babamın elleri mi yoksa öpüp koklamaya doyamadığım sevgilimin elleri mi hemen çıkaracaktım oysa. Ama inat ediyor. Belki de sadece üşüyor ürkek elleri..

Tam ona en çok ulaşmak istediğim gün çıkıyor karşıma. İyi dileğini duymaya en çok ihtiyacım olduğu an. Başka surette, bambaşka yaşta.. ‘Ruhum tanıyor seni’ diyorum ‘yaşlıyken de birlikte miydik seninle ? ‘ Duymuyor adam. Anlattıklarına öylesine dalmış, gözlerinin içi gülerek bir şeyler anlatıyor. Ondaki coşkudan anlıyorum ki o da beni tanıyor. Belki çok geçmişten belki düşlerinden..

Sohbetimizin bir sigaralık ömrü oluyor. Tekrar ışıklar yeşile dönüp beni çağırırken ismimi tekrarlıyor peş peşe. Bu ritmik çağırış beni tekrar bir yerlere sürüklüyor. Sesinde babamı duyuyorum. Hiç tanımadığım adam beni tanıdığı için ölesiye gururlu. ‘Saçmalama’ diyorum kendi kendime. ‘Hepsini sen kurguluyorsun!’ Sonra hayat buluyor o ses. ‘Sende bir şey var’ diyor. Beynimden geçenleri okudu diye panikliyorum bir süre, gülümsüyor. O elleri bir görebilsem diyor içimde hiç susmayan o ses. Bir zamanlar.. Benim miydiler yoksa hiç bana ait olmayan, ulaşılamayan mıydılar?

‘Çok üşüdün, git artık’ deyip beni gönderince karar veriyorum. Gitmek istemediğim karşı yola geçerken, içimdeki öfke aradığım cevabı veriyor.

Dönüp arkama bakmıyorum bile. Başka zaman, başka bir hayatta tekrar karşılaştığımda tanırım ne de olsa diyorum..

 

illüstrasyon: kelebek etkisi by Erhan Cihangiroğlu

 

 

About The Author

Number of Entries : 178

Leave a Comment

Scroll to top