You Are Here: Home » gezmek güzel şey » ibiza

ibiza

FullSizeRender

İspanya’ya doyamayınca yaz tatili için de İspanya’dan başka yer düşünmemiz imkansız hale geldi ve gözümüzü İbiza’ya diktik.

Önyargılarımı yıkma konusunda Ibiza çok önemli bir mihenk taşı oldu. Çünkü Ibiza’yı düşündüğümde gece gündüz sürekli parti modu, sahilde güneşlenip keyif yapmaya çalışırken bile yüksek sesli müzik ve dans eden insanları düşünüyordum. Sırf bu yüzden vazgeçmeyi bile düşündüm. Tatil anlayışıma uymuyordu. Beni düşündüren diğer bir konu da aşırı pahalı bir imajının olmasıydı. İşte bütün yazı boyunca bu iki konunun nasıl da farklılaşabileceğine tanık olacaksınız.

Ibiza’ya aktarmalı uçmak da mümkün ama Ayşegül sayesinde elimize geçen fırsatla Borajet’le İstanbul’dan direkt Ibiza’ya uçtuk.

Ibiza’da iki farklı yerleşim bölgesi var. Ibiza Town ve Sant Antoni. İşte o uçuk rakamlardan uzak kalmanın ilk yolu Ibiza Town’u değil de Sant Antoni’yi tercih etmek. Kesinlikle Ibiza Town muhteşem bir yer ama konaklama, yeme-içme Sant Antoni’nin neredeyse iki katı. Sonuç olarak Sant Antoni’den de her yere ulaşım çok rahat olduğu için düşününce çok mantıklı bir karar verdiğimize emin olduk.

 Cala Tarida

FullSizeRender

Otele yerleşir yerleşmez beş dakika mesafedeki sahile indik. Burada denize giren insanları görsek de gitmek için sabırsızlandığımız koylar bizi çağırıyordu. Cala Tarida koyuna gitmek için Sant Antoni merkezinden otobüse bindik. Yarım saat süren yolun sonunda; maviyle yeşilin iç içe girdiği, beyaz evlerin tüm sahil kenarını oya gibi işlediği koyu görünce sevinç çığlıkları atmamanız imkansız. Muhteşem manzaranın vadettiği güzellik tüm gerçekliği ile karşımızdaydı.

FullSizeRender-2

Hiç vakit kaybetmeden kendimizi berrak denize bırakınca, sıcacık bir suyla karşılaşmak beni en çok mutlu eden şeylerden biri oldu. Bu sene fazlaca üşüdüğüm için neredeyse hiç denize girememiştim. Ayaklarınızın altından kayan yumuşacık kumlarda ilerlerken, göz alabildiğince uzanan yatların kuşattığı koyda tam anlamıyla mutluluğun tanımını yapıyorsunuz ve yüzünüze bir türlü silemediğiniz bir gülümseme yerleşip kalıyor. Benim için tek tatsız olan kısmı denizin hafif dalgalı oluşuydu. Bir de aşırı tuzlu bir suyu var. İlk anda gözlerinizden ateş fışkırıyor gibi hissetseniz de bir zaman sonra alışıyorsunuz.

Gün batımı saati yaklaşınca Cala Tarida’dan çıkıp gün batımının en güzel izleneceği yer olduğu iddia edilen Cafe Del Mar’a doğru yol aldık. San Antoni’nin sahil kısmında olan kafe çok kalabalıktı. Biz de orada oturmak yerine sahildeki kayalıklara diktik gözümüzü. Çünkü burada günbatımı ile aranıza hiç bir şey girmiyor, güneşe daha da yaklaşıyordunuz. Kayalıklara doğru ilerledikçe zaten genel kalabalığın burada olduğunu fark ettik ve Cafe Del Mar’ın tamamen bir pazarlama balonu olduğunu anladık.

Formentera

Ibıza Town’a sadece yarım saatlik mesafede bulunan Formentera Adası’na gitmek için, sahilden her saat başı kalkan feribotlara 29 euro ödemeniz gerekiyor. Biz San Antoni’den bindiğimiz için 1 saat 50 sürdü yolculuğumuz.

Feribot yolculuğumuzda ilk durağımız, dün uğradığımız Cala Tarida oldu. Bu koyu, denizden izlemek apayrı bir keyifti. 10 dakikalık molanın ardından yolumuza devam edip Formentera Adası’na ulaştık.

FullSizeRender-3

Henüz sahile ulaşmadan Ses Salines tuz gölüyle karşılaştık. Planlarımız dahilinde olmayan tuz gölü tam bir sürpriz oldu. Çölü anımsatan manzarası eşliğinde tuz gölünün üzerinde yürüyüş yapmak çok keyifliydi.

Heyecanla yolumuza devam edip dünyanın en güzel on plajı arasına girmiş Ses Illetes’e ulaştık. Turkuaz denizine aşık oldum. Sahil kenarındaki kayalıklara tırmanıp, turkuazdan başlayarak mavinin her tonuna ulaşan denizi izlemek çok daha keyifliydi. Ses Illetes’in denizi çok dingin o yüzden saatlerce yüzdük. Tuz oranı da daha düşüktü. Deniz keyfi yapmak için çok ideal bir yer.

FullSizeRender-4

Ses Illetes plajı kalabalığa rağmen sakin bir plaj. Genel olarak İbiza’da karşılaştığımız durum bundan ibaret. Gittiğimiz bütün koylar sessiz ve sakindi. Yani korktuğumuz gibi son ses müzik ve partilerin olduğu hiçbir plaja denk gelmedik. Ve sahiller ne kadar kalabalık görünse de çoğunlukla güneşlenmeyi tercih ettikleri için denizler bomboş size ayrılmış gibi geliyor. En çok sevdiğim yanlarından biri de denizin bu sakinliği oldu.

Ibiza Town

FullSizeRender-5

Ortaçağ’da uzun süre müslümanların hakimiyetinde kalan şehir; Eivissa… Unesco Dünya Miras Listesi’nde yer almasının hakkını fazlasıyla veren bir şehir. Sahile inip şöyle kafanızı kaldırdığınızda tepeye kurulmuş, tüm ihtişamıyla size bakan kale ve katedralin olduğu bölgeyi saatlerce izleyebilirdim.

Sant Antoni ile Ibiza Town arası otobüsle 1,5 saat sürüyor. Ibiza Town’a adımınıza atar atmak zenginlik ve ihtişamı iliklerinize kadar hissediyorsunuz.

Kalenin yerine şuan otel yapıldığı için kaleyi görme şansımız olmasa da katedral ve müzeyi gezmek için o tepeye tırmanmaya değer. Ve o tepeden o harika manzarayı izlemek için de…

Normalde katedrallerden çok fazla etkilenmem ama bu katedralin enerjisi beni çok etkiledi. Benden bir şeyler oraya aitti sanki. Hiç çıkmak istemedim.

Tepeden inip de sokaklara dalınca bembeyaz, çatısız evlerin arasında dolaşırken kendimizi en güzel filmin en güzel karakteri gibi hissettik. Her şey o kadar estetik ve özenliydi ki…

İhtişama ve estetiğe doyamamış olsak da erkenden ayrılıp Sant Antoni’ye dönmemiz gerekiyordu. Çünkü bu gece Ibiza’nın meşhur gece hayatıyla tanışıp dünyanın en büyük gece kulübü Privilege Club’ta Paint Party’ye gideceğiz. Hayalimiz David Guette’ya gitmekti ama sadece perşembe günleri sahne aldığı için denk gelemedik.

Gece Hayatı - Privilege Club

IMG_7606

Paint Party için garsona fikir danıştığımızda ‘‘o partiyi daha çok gençler tercih ediyor’’ deyince mavi ekran verdik. Ayşegül’le aynı anda ‘‘Nasıl yani biz yaşlı mıyız?’’ diye çığlık attık. Kastettiğinin 18’likler olduğunu söyleyince biraz olsun rahatlasak da bir süre ‘‘biz yaşlı mıyız yaaaaaa!’’ diye dolaştık sokaklarda. Garson bizi kesmeyince kaldığımız otelde çalışan kıza sorduk. Hafta içi boş ve keyifsiz olabileceğini söyledi. Tüm söylenenlere rağmen risk alıp paint Party’de direttik. Söyledikleri gibi yaş ortalaması hiç de 18 değildi. Her yaşı kapsayan bir kitle vardı. Ve hafta içi olmasına rağmen tıka basa doluydu. Yani siz siz olun söylenenlere kulaklarınızı tıkayıp ne yapmak istiyorsanız onu yapın. Pişman olmazsınız. Diskolara gitmek için özel disco bus’lar var. Adamlar sadece diskoları dolaşan otobüs hattı yapmış. Hizmet dediğin böyle olur. Öyle yol yapmaya benzemez :) Tüm yol boyunca şoför amca sağ olsun son ses açtığı müzikle bizi moda soktu. İçeri girdiğimizde zaten çoktan hazırdık.

Gece insanı değilim, partilere karşı da önyargılıydım ama ‘‘Ibiza’ya gelip de partiye gitmezsek olmaz’’ dedik bir de üzerine yaşlanma fobimiz eklenince… İyi ki de gitmişiz. Çoooooooook büyük bir kayıp olurmuş. Müzikler de gayet kaliteliydi. 3-4 saat durmaksızın dans ettik. Her saat başı sahneden ve havadan fırlattıkları renkli boyalar  sayesinde kendinizi kaptırmış dans ederken boydan boya rengarenk oluyorsunuz.

Cala Salada

FullSizeRender-8

Çok az uyumuş olsak da gayet enerjik başladığımız günü, cennet koylardan biri Cala Salada’ya giderek taçlandırdık. Ormanların içine gizlenmiş koya ulaşmak için katettiğiniz yol başlı başına övgüyü hak ediyor. Kayalıkların üzerinden geçerken kuş bakışı izlediğiniz koy; turkuaz deniziyle, ağaçlardan uzanan dalların yeşiliyle buluşmasıyla sizi kendine hayran bırakıyor.

IMG_8062

Plaj çok ama çok kalabalıktı. Başlarda biraz canımız bu duruma sıkılsa da denizin yine bomboş olduğunu fark edince rahatladık. İlk kez müziğe denk geldiğimiz bir plaj oldu ama rahatsız edecek seviyede değil alttan alttan gayet tatlı bir şekilde çalıyordu. Sahilde güneşlenirken o buz gibi kokteylleri içmek başlı başına çok keyifliyken, enteresan tarzıyla gözlerinizi bir süre üzerinden ayıramadığınız garsonun ikramıyla içmek ayrı keyifti.

FullSizeRender-6

Kumharas

Ibiza’nın en ünlü Hippy Beach’lerinden biri olan Kumharas’ta gün batımı, izlediğim en güzel gün batımlarından biriydi.

Hippy’lerin yaptıkları şovu izlemekti amacımız ama maalesef sadece Pazar günleri oluyormuş. Bunu duyunca üzülüp gün batımında teselli bulmuştuk ki, bu gece dolunay olduğu için birazdan dolunay partisinin başlayacağını öğrendik. Ateşler ve akrobasi hareketleriyle yaptıkları şovlarıyla bizi kendine hayran bıraktı grup.

FullSizeRender-7

Kısa ama her anı dolu dolu geçen Ibiza, sanırım çok eşsiz bir yer edindi bende. Bu kadar seveceğimi tahmin etmiyordum. Şu sürekli yayılan sakinlik sessizlik isteyenler Ibiza’da hayal kırıklığı yaşar miti var ya ona inanmayın. İstediğiniz neyse onu bulma şansınız var bu cennet adada.

 

 

About The Author

Number of Entries : 178

Leave a Comment

Scroll to top