You Are Here: Home » Mikrop Dergi Yazıları » Önümüze Gelene…

Önümüze Gelene…

IMG_9099

 

                                                                          *Mikrop derginin Mayıs-Haziran 2018 sayısında yayımlanmıştır.

Örümcek ağlarını yırtıp çıktığın mağarana bir daha geri dönme! Bırak gözlerin kan çanağı olsun alışamadığı için aydınlığa… İçimdeki boşluğu dolduramam korkusuyla, dönüp bir daha bakma o karanlığa. Koskoca bir çiçek tarlası var önünde, kokusunu anımsa. Eğil bir karahindibaya, üfle tüm ruhunu. Evrene salınışını izle. Yüzündeki gülümsemeyi jilet gibi kesen geceyi hatırla! Çocukken kurmayı sevdiğin düşlerinden vazgeçtiğin o geceyi… Dur, hemen kaçma! İyice hatırla. Midende uçuşan kelebeklerin başını ezip oraya çöreklenen taşı da… Hatırlamak kurtulmanın en iyi yoludur. Şimdi onlardan kurtul, tekrar sıralayabilmek için düşlerini. Neler yapabileceğini fısıldamaya başla. Korkma, başta kimse duymak zorunda değil, sen kendine sakla…

Köşene çekilip olmaz dediğin onca şey var ya, çıkar listeni koy önüne. Biliyorum sayfalarca tekrarlanmışı var gizli kuytu köşende. Olmaz dediklerinin hepsine bir bir çelme attığını düşle. Bu öyle bir oyun ki şimdi beni iyi dinle! “Olmaz” dedikleri var ya, diyenlerin hepsine koca bir tekme…

Hayal ederken, “saçmaladım galiba, bu biraz fazla” deyip yarım bıraktıklarına, senden bir çay söyle. Gelip dizilsinler yanına. “İşte bunların hepsini ben kurguladım” de! Bu zamana kadarki tüm başarısızlıklarını da çağır, onlara küsme! Korkuların yüzünden, atamadığın sevinç çığlıklarını düşle! Hep yarım kalmışlıkların yüzünden atamadığın adımlarını izle ve kocaman bir sesle “hepsi geçti” de! Gözlerinin içinde kaybol bir adamın, işte orası senin aydınlığın. Bırak gözlerin kan çanağına dönsün, korkma ağlamaktan, bunlar mutluluk gözyaşların…

“Başardım” de! Sevdikçe, kara bulutların su olup akışını izle. İç, kana kana… Yıllardır sıkışıp kaldığın çölünü düşle. “Hepsi geçti” de! Hayal etmekten korkma. Gerçekleşmedikçe üzerini çizdiklerini tekrarla kendine. Öyle çoklar ki kuyruğa takıldılar herhalde! Kuyrukta önümüze çıkana da bir tekme!

Çocukken ne kolaydı tekme atıp ardından kahkahayla devam etmek yola. O çocuk kahkahanı hatırla, ardından önüne ne çıkacağını düşünmeden kat ettiğin onca yolu… Bırak başkalarının sıraladığı hayatı gerçek kılmaya çabalamayı, sen bana düşlerini fısılda. Duyulur belki çığlıkları…

Hiç geçmez sandığı öfkesi geçiyor insanın bu hayatta. Yine de rahatlatacaksa, seni öfkelendirenlere de bir tekme. Ama daha kolay bir yolunu buldum, şimdi beni dinle! Gözlerinin içinde kaybol bir adamın çünkü kurtulmanın en güzel yolu; kaybolmak. Yolu izle… Orada yeni hikâyeler var, beni dinle. Tam bitti dediğin anda başlıyor birçok şey. Evren, düştüğünde nasıl kalktığını izlemeyi seviyor anlaşılan. En iyi rolüne hazırlanır gibi kuşan tüm repliklerini, kaldır kafanı ve dizinden akan kana inat “hepsi geçti!” de. Ve unutma bir daha düşsen de aynı yer ikici kez acımıyor. Yaran değil de ruhun kabuk bağlıyor. Duydun mu!

Hayal etmekten korktukların var ya, çıkar hepsini o karanlık mağarandan. Silkele üzerlerindeki örümcek ağlarını. Bak hepsi nasıl gerçekleşecek bir bir, beni dinle! Gerçekleşmezlerse de hepsine bir tekme!

Çizim: Esra Uygun

 

About The Author

Number of Entries : 185

Leave a Comment

Scroll to top