<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kayıp ruh</title>
	<atom:link href="http://kayipruh.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kayipruh.com</link>
	<description>zeynep geçgin</description>
	<lastBuildDate>Wed, 23 May 2012 13:54:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Aradığınız Emlak Hurriyetemlak.com&#8217;da!</title>
		<link>http://kayipruh.com/2012/05/23/aradiginiz-emlak-hurriyetemlak-comda.html</link>
		<comments>http://kayipruh.com/2012/05/23/aradiginiz-emlak-hurriyetemlak-comda.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 May 2012 11:35:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=1728</guid>
		<description><![CDATA[Emlağa dair her şeyi tek çatı altında buluşturan www.hurriyetemlak.com, çok seçenekli güncel ve detaylı ilanlarıyla, gelişmiş arama özellikleri ve kullanıcı dostu tasarımıyla, sektöre dair güncel haberleri ve istatistiki bilgileriyle, tam anlamıyla emlak sektörünün nabzını tutuyor. Satılık ve kiralık daireler, ofisler, iş yerleri ve tüm konut projelerini bulabileceğiniz www.hurriyetemlak.com, sunduğu çok sayıda seçenekle size aradığınız emlağı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/img1-a201d687-0daf-41ee-b729-95c896c8a743.jpg"><img class="wp-image-1729 aligncenter" title="img1-a201d687-0daf-41ee-b729-95c896c8a743" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/img1-a201d687-0daf-41ee-b729-95c896c8a743.jpg" alt="" width="300" height="250" /></a>Emlağa dair her şeyi tek çatı altında buluşturan <a href="http://www.hurriyetemlak.com/?utm_source=bumads&amp;utm_medium=bumads&amp;utm_campaign=HE_052012" target="_blank">www.hurriyetemlak.com</a>, çok seçenekli güncel ve detaylı ilanlarıyla, gelişmiş arama özellikleri ve kullanıcı dostu tasarımıyla, sektöre dair güncel haberleri ve istatistiki bilgileriyle, tam anlamıyla emlak sektörünün nabzını tutuyor.</p>
<p>Satılık ve kiralık daireler, ofisler, iş yerleri ve tüm konut projelerini bulabileceğiniz <a href="http://www.hurriyetemlak.com/?utm_source=bumads&amp;utm_medium=bumads&amp;utm_campaign=HE_052012" target="_blank">www.hurriyetemlak.com</a>, sunduğu çok sayıda seçenekle size aradığınız emlağı mutlaka bulma olanağı sağlıyor.</p>
<p>İlanlarda okul, hastane, restoran, alışveriş merkezi gibi çevre bilgilerine ulaşabiliyorsunuz. Video desteğiyle gayrimenkulü içindeymişcesine izleyebiliyorsunuz. Baktığınız evin ya da iş yerinin net konumunu harita üzerinde görebiliyorsunuz.</p>
<p>Bu kadar kolaylık ve çok seçenek varken <a href="http://www.hurriyetemlak.com/?utm_source=bumads&amp;utm_medium=bumads&amp;utm_campaign=HE_052012" target="_blank">www.hurriyetemlak.com</a>’da, aradığınız emlağı ya da emlağınızın talibini bulmanız an meselesi!</p>
<p><span style="font-size: 80%;">Bir <a title="bumads" href="http://www.bumads.com.tr?clientid=82edbbdb-f258-453e-b29b-3d388d7bf1da&amp;offerid=205" rel="nofollow" target="_blank">bumads</a> advertorial içeriğidir.</span><br />
<script type="text/javascript">// <![CDATA[
ad_client = '82edbbdb-f258-453e-b29b-3d388d7bf1da';ad_offer ='205';
// ]]&gt;</script><script type="text/javascript" src="http://sayac.bumads.com.tr/showads.js"></script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/2012/05/23/aradiginiz-emlak-hurriyetemlak-comda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>bir tatlı huzur almaya geldik</title>
		<link>http://kayipruh.com/2012/05/22/bir-tatli-huzur-almaya-geldik.html</link>
		<comments>http://kayipruh.com/2012/05/22/bir-tatli-huzur-almaya-geldik.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 May 2012 10:34:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[gezmek güzel şey]]></category>
		<category><![CDATA[istanbula yakın yerler]]></category>
		<category><![CDATA[maşukiye]]></category>
		<category><![CDATA[müre ördeği]]></category>
		<category><![CDATA[poyrazlar]]></category>
		<category><![CDATA[poyrazlar gölü]]></category>
		<category><![CDATA[RC River Patrol Boat]]></category>
		<category><![CDATA[sapanca]]></category>
		<category><![CDATA[sapanca gölü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=1664</guid>
		<description><![CDATA[Aylardır planladığımız doğayla kucaklaşmak için gün bugündür dedik ve attık kendimizi yollara. İstikametimiz Sapanca&#8217;daki Poyrazlar gölüydü. Yol yaklaşık 1,5 -2 saat süreceği için, kısa mesafelerde yapılacak en keyifli şey, koltuk  komşuculuğudur, muhabbetin dibine vurur, yol nasıl geçti anlamayız diye düşünürken, hummalı bir hazırlık içerisinde olan Gizem&#8217;e kaydı gözüm. Bir yandan çantasından çıkardığı şişme yastığı şişiriyor, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/poyrazlargolu.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1684" title="poyrazlargolu" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/poyrazlargolu.jpg" alt="" width="609" height="457" /></a><em></em></p>
<p style="text-align: left;">Aylardır planladığımız doğayla kucaklaşmak için gün bugündür dedik ve attık kendimizi yollara. İstikametimiz Sapanca&#8217;daki Poyrazlar gölüydü. Yol yaklaşık 1,5 -2 saat süreceği için, kısa mesafelerde yapılacak en keyifli şey, koltuk  komşuculuğudur, muhabbetin dibine vurur, yol nasıl geçti anlamayız diye düşünürken, <a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/gizemuyku.jpg"><img class="alignright  wp-image-1725" title="gizemuyku" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/gizemuyku.jpg" alt="" width="386" height="285" /></a>hummalı bir hazırlık içerisinde olan Gizem&#8217;e kaydı gözüm. Bir yandan çantasından çıkardığı şişme yastığı şişiriyor, bir yandan da uyurken ışık gözlerini rahatsız etmesin diye uyku gözlüğünü ayarlıyordu. Gençliğin dünyadan ve bizlerden bu kadar kopuk olup, yalnızlaşmaları üzerine derin bir felsefi konuşmaya girecektim ki, bunun çok göreceli bir kavram olduğunu, kendimin de bir kesime göre bu genç grup içerisinde algılandığını hatırlayınca, muhabbeti hiç dallandırıp budaklandırmadan dokundurup kaçmaya karar verdim..</p>
<p>İlk durağımız Maşukiye dendiğinde, müthiş keyif aldığım Kartepe turumuzu hatırladım. Sağa sapmayıp yokuşu çıkmaya devam edip, Kartepe&#8217;ye ulaşmayı umarak.. Ama şoför amca hislerimi ciddiye almayıp, sağa saparak Maşukiye&#8217;de bıraktı bizleri, yarım saatlik fotoğraf molası hediyesiyle..<a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/Sapanca-02.jpg"><img class="alignleft  wp-image-1667" title="Sapanca 02" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/Sapanca-01.jpg" alt="" width="426" height="285" /></a>Özellikle bizim aile için fotoğraf dendiği zaman akan sular durur. &#8216;Çekmeee&#8217; derken bile poz veren bir annenin evlatlarıyız neticesinde, genlerimizin kurbanıyız..<br />
Yarım saatte, malum fotoğraf çektirme sevdamızdan pek bir yol katedemedik. Başlarında, yürüyüşten hazetmeyen bir rehber olunca, ne yana savrulacağını <a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/Sapanca-03.jpg"><img class="wp-image-1671 alignleft" title="Sapanca 03" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/Sapanca-03.jpg" alt="" width="287" height="351" /></a>bilemeyen bir tutam insancık olarak bir sağa bir sola savrulurken, neyse ki bir şelale görüp on beş dakikamızı önünde harcayabildik. Çok zaman sonra o şelanenin Devlet Su İşleri&#8217;nin yaptırdığı bir set olduğunu öğrenmenin hayal kırıklığını yaşasam da bu bilgiyi bir sır olarak saklayıp, diğerlerinin bir tutam doğal güzellikten aldığı hazzı engellemedim.. Ardından aramızdan birinin &#8216;aaaa merdiven&#8217; çığlıklarını sorgulamaksızın, koşup merdivenlerdeki yerimizi aldık. Birimiz &#8216;merdivenler candır&#8217; derken bir yandan da diğeri &#8216;bu arada biz bugün trekking yapacağız dimi&#8217; diye soruyor, hep bir ağızdan &#8216;tabi tabi şimdi bu molada fotoğraf çekilelim ki rahat rahat yürüyüşümüzü yapabilelim&#8217; diye diye birbirimizi rahatlatıyorduk..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Molanın ardından tekrar otobüslere doluşup, Poyrazlar Gölü&#8217;ne doğru yola çıktığımızda, ismini Poyrazlar Köyü&#8217;nden aldığını öğrendik. O köyün ismini de, bu civarda sık sık rastlanan poyraz rüzgarından aldığı varsayımında bulunmak çok da bilgelik gerektirmediğinden, geri kalmadık. Haksız da değildik. Otobüs durduğunda rehberimiz, 90 dakikalık serbest zamanımız olduğunu, ardından sucuk ekmek yemek için buluşacağımızı söylediğinde, &#8216;başımızda rehber olmadan dağ bayır nasıl tırmanacağız ki&#8217; diye düşünürken, <a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/ordekler.jpg"><img class="alignright  wp-image-1686" title="ordekler" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/ordekler.jpg" alt="" width="365" height="253" /></a>etrafta dağ bayır olmadığını fark etmemiz çok vaktimizi almadı. Trekkingden anlamamız gereken, gölün etrafında yapacağımız yürüyüş olmalıymış. Yıkılmak yerine, çektiğimiz fotoğraflarla, anı şenlendirdik. Göl etrafında sıkça rastladığımız ördek ve kazlar, görselimize bereket katarken biz de onların çabasını görmezden gelmiyor, elimizden geldiğince onları besliyorduk. Bu kadar fazla oluşları dikkatimden kaçmamış,<em></em> &#8216;vardır bunun altında da bir bit yeniği&#8217; diyerek araştırmaya koyulmuştum ki, avcıların diğer ördekleri çekmek için kulübelere bağladıkları &#8216;müre&#8217; olarak tabir edilen, yaklaşık 100 yaban ördeğinin, yetkililerce Poyrazlar Göl&#8217;ünün çevresinde doğal hayatlarına tekrar kavuşturulduklarını öğrendim. Nasıl kıyılır da bu harika şeyler avlanır, aklı ermiyor insanın..</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/Yoga.gif"><img class="wp-image-1690 aligncenter" title="Yoga" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/Yoga.gif" alt="" width="609" height="404" /></a>Trekking dışında her şeye benzeyen gezimize devam ederken bir yandan sohbet ediyor bir yandan da fotoğraf çekiliyorduk ki Fatoş, birden durdu ve gökten vahiy inmişcesine, yoga kursunda öğrendiği hareketleri göstermeye başladı. Tabii ki bizler de saniye geçmeden, arkasında gösterdiklerini tekrarlamaya.. Bir yandan gülüyor bir yandan hareketleri yapmaya devam ediyorduk, yoldan geçenlerin tımarhane kaçkınları bakışlarından zerre kadar etkilenmeyip, hareketlere konsantre olmaya çalışarak.. Fatoş, bir yandan yoga hocam görürse, &#8216;ben sana bu hareketleri böyle mi öğrettim&#8217; der korkusu yaşıyor bir yandan da hareketlere kattığı kendi tarzıyla tüm yoga hocalarına taş çıkarıyordu. Herbirimizin kendi tarzını eklediği de düşünülürse, tarihteki en renkli yoga seansı olduğu şüphe götürmezdi. Gülüp eğlenmekten, ne doğru nefes almaya fırsat kalmıştı ne de hareketleri doğru yapmaya.. Ama gezinin en eğlenceli anlarından biri olarak tarihe kazındığı kesindi.</p>
<p><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/yemek.jpg"><img class="alignleft  wp-image-1692" title="yemek" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/yemek.jpg" alt="" width="365" height="268" /></a>&#8216;Bu zorlu ve çetin geçen trekking yolculuğumuz&#8217; diye anlatabilmeyi çok istediğim kısa yürüyüşümüzün ardından, şaşırtıcı bir şekilde acıktığımızı fark ettik. Şaşırtıcı diyorum çünkü trekking diye başlayan maceramız  iki saat arayla yemek yeme faslına dönüşmüş bulunmakta. Sucuk ekmeklerimizi alıp, göl kenarına kurularak, yemek yemenin dayanılmaz hazzını yaşadık uzun bir süre. Koca ekmekleri bitiremeyeceğimizi fark edince <a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/ordek-yem.jpg"><img class="wp-image-1694 alignleft" title="ordek yem" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/ordek-yem.jpg" alt="" width="365" height="242" /></a>içimizdeki paylaşımcı yanımız gün yüzüne çıkıp, ekmeğimizi ördeklerle paylaşma kararı aldı. Paylaşmak için doymayı beklemezdik fakat açlığın baskısına boyun eğdik çaresiz. Ağzının tadını bilen ördekler bize kayıtsız kalmayarak davetimize eşlik edip günümüzü şen eğlediler..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yemekler yenip, çaylar içildikten sonra Poyrazlar Göl&#8217;üne ayrılan sürenin sonuna geldiğimizde, bu bölgede çadır kamplarının varlığını öğrenmiş olmak içimdeki kamp ateşini fitilleyecekti ki, çaresiz başka bahara diyerek söndürmek zorunda kaldım. Sırada son durak Sapanca Gölü vardı.. Yemeğin verdiği ağırlıkla otobüste uyuklaya uyana vardığımız Sapanca Gölü&#8217;nün seviyesi sonbaharda en alçak, ilkbaharda en yüksek olduğu için, gölün taşmış halini görmek bizlere de nasip oldu. Sapanca Gölü etrafında turlarken, <a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/teknesahipleri.jpg"><img class="alignright  wp-image-1703" title="teknesahipleri" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/teknesahipleri.jpg" alt="" width="365" height="254" /></a>birden gölde hız sınırlarını zorlayan bir canavarla karşılaştık. Bir süre uzaktan izledikten sonra, takip ederek kaynağa ulaşmamız fazla vaktimizi almadı. Sürat tekneleriyle eğlenen iki kafadara çok özendik. Hazır bu lüks oyuncağın sahiplerini köşeye sıkıştırmışken, bu süper alet hakkında küçük bilgiler almaktan geri kalmadık. 26 cc motor gücünde ve özel tasarım olmasının verdiği haklı gururla ortalığı kasıp kavururken, biz izlekleri kendine bağlıyordu.. Benzinle çalışan tekne, nehir devriye botu (RC River Patrol Boat) diye geçiyormuş. 1/7 ölçekle aslına uygun olarak yapılmış. Ölçüleri 133x50x50 cm.  İlk olarak Amerika- Vietnam savaşında kullanılmış olduğunu öğrenmek ise beni şaşırtsa da şaşkınlığımı kendime sakladım. Ayrıca benzinli olmasından dolayı sadece tatlı suda değil, tuzlu suda da gidebiliyormuş. Denizde derinlere dalıp çıktıktan sonra, henüz kendinize gelememişken yanıbaşınızdan hızlıca geçen şeyin ne olduğuna anlam veremezseniz, bilin ki o uzaktan kumandalı bir nehir devriye botudur..<br />
Uzunca bir süre izlediğimiz teknenin müthiş bir hobi aracı olduğuna topluca kanaat getirdikten sonra tekrar gerçekler dünyasına dönmenin vaktidir deyip, tükenen zamanın ardından otobüslere atladığımız gibi İstanbul&#8217;un yolunu tuttuk. Bir sonraki trekking turumuzun gerçekten dağ bayırda olmasını umarak..<a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/RC-River-Patrol-Boat.gif"><img class="aligncenter size-full wp-image-1705" title="RC River Patrol Boat" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/RC-River-Patrol-Boat.gif" alt="" width="609" height="407" /></a><em>fotoğraflar: bülent kutluğ, can gengönül, cem gengönül</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/2012/05/22/bir-tatli-huzur-almaya-geldik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>trier&#8217;in kadınlarından o&#8217;nun öyküsü</title>
		<link>http://kayipruh.com/2012/05/17/trierin-kadinlarindan-onun-oykusu.html</link>
		<comments>http://kayipruh.com/2012/05/17/trierin-kadinlarindan-onun-oykusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 08:35:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[trier'in kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[Antichrist]]></category>
		<category><![CDATA[Charlotte Gainsbourg]]></category>
		<category><![CDATA[lars von trier]]></category>
		<category><![CDATA[trier]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=1657</guid>
		<description><![CDATA[Antichrist Bir gün koca bir ormanda, yalnızlığıyla tanıştı kadın ve bunca zaman görmediği bir çok şeyin farkına vardı. Beynindeki kodlar değişmeye başladıkça, savunduklarına inanamaz oldu. Durdu, sustu.. Koca sessizliğinde, yalnızlığıyla başa çıkmak başarabileceği bir şey değildi. Tamamlanabilmek adına oğluna sarıldı. Sahip olduğu tek şeyi, istediği gibi &#8216;kendine ait&#8217; yapabileceğini zannederken, yanıldığını fark ettiğinde, düşünmeksizin harekete [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/Antichrist.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1658" title="Antichrist" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/Antichrist.jpg" alt="" width="600" height="358" /></a></p>
<p>Antichrist</p>
<p>Bir gün koca bir ormanda, yalnızlığıyla tanıştı kadın ve bunca zaman görmediği bir çok şeyin farkına vardı. Beynindeki kodlar değişmeye başladıkça, savunduklarına inanamaz oldu. Durdu, sustu..</p>
<p>Koca sessizliğinde, yalnızlığıyla başa çıkmak başarabileceği bir şey değildi. Tamamlanabilmek adına oğluna sarıldı. Sahip olduğu tek şeyi, istediği gibi &#8216;kendine ait&#8217; yapabileceğini zannederken, yanıldığını fark ettiğinde, düşünmeksizin harekete geçti kadın. Kocasından sonra, hayatındaki ikinci erkeği kaybedemezdi. Hasta beyniyle, çözümler üretti, terkedilişini imkansız kılmak adına.. Çabalarına rağmen, oğlunun ilgisizliğini görmeye tahammül edemedi, ölüme gidişini izledi. Durdu, sustu, kocasına sığındı..</p>
<p>Madem oğlunu kazanamamıştı, hastalığında tekrar kocasını elde edecekti, kararlıydı.. Bugüne kadar alamadıklarının hepsini almayı umarak, beyninin hazırladığı oyunlara harfiyen uymaya başladı. İyileşebilmesi için çırpınan kocası, onun en büyük düşmanıydı. Çünkü biliyordu gerçeği, bir gün o günün geleceğini..</p>
<p>Kendi hiçliğini adama baktıkça tanımlıyor, o harikalıkta kendisinden bir kez daha nefret ediyordu. İyiliği görmeye tahammülü yoktu, doğasındaki kötülükle yüzleştiği için..</p>
<p>Tek bir doğrusu vardı, kocasının ona tamamiyle ait olması.. Seviştiklerinde tanımlanır ama asla inanmazdı. Can bulabildiği tek alan, içinde tamamiyle ona ait olduğundaydı.. En büyük düşmanıydı kocası. Çünkü biliyordu gerçeği, bir gün onu terkedeceğini..</p>
<p>Ve o gün geldiğinde, buna mecbur bıraktığında, içindeki şeytan çıktı ortaya. Terkedilme düşüncesine tahammülü yoktu. Sonuç terkedilmek dışında her şey olabilirdi ama.. Kadının beyni onu şeytana çevirdiğinde, kendi ölümünü hazırladı. Kocasının eliyle ölüme terkedildi..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/2012/05/17/trierin-kadinlarindan-onun-oykusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>gizli kahraman</title>
		<link>http://kayipruh.com/2012/05/13/gizli-kahraman.html</link>
		<comments>http://kayipruh.com/2012/05/13/gizli-kahraman.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 May 2012 10:06:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[anne kız ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[anneler günü]]></category>
		<category><![CDATA[anneler günü yazısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=1652</guid>
		<description><![CDATA[Yaralarıyla ilgilenilmesine alışmış küçük bir kız olduğumdan belki, içim acıdığı her an annemi arar gözüm.. Her gece, gözlerinden uyku aksa da biz söylenmeyelim diye uyumamızı bekler, elinde meşhur iyileştirici kremiyle oda oda dolaşır, atlamadan bütün yaralarımızı iyileştirmek için her gece tekrarlardı bu ritüeli.. Bense ortasında bir yerde uyanıp, bu ilginin göbeğinde doyasıya çıkardığımı düşünürdüm keyfini.. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/gizli-kahraman.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1653" title="gizli-kahraman" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/gizli-kahraman.jpg" alt="" width="609" height="776" /></a></p>
<p>Yaralarıyla ilgilenilmesine alışmış küçük bir kız olduğumdan belki, içim acıdığı her an annemi arar gözüm.. Her gece, gözlerinden uyku aksa da biz söylenmeyelim diye uyumamızı bekler, elinde meşhur iyileştirici kremiyle oda oda dolaşır, atlamadan bütün yaralarımızı iyileştirmek için her gece tekrarlardı bu ritüeli.. Bense ortasında bir yerde uyanıp, bu ilginin göbeğinde doyasıya çıkardığımı düşünürdüm keyfini.. Zaman sonra, yaralarımı tek başıma iyileştiremediğimi fark ettiğimde, o zamanlardaki keyfimin ne kadar eksik olduğunu anladım..</p>
<p>Kapılarında gözcüleri bekleyen bir kale gibiydi annem.. Öyle kolay kolay, şımara şımara yaklaşamazdın yanına, uzaktan izleyip güçlü kadın nasıl olunurun canlı tanığıydı.. Onca sert görünüp, nasıl bu kadar yufka yürekli olunurun şaşkınlığı..</p>
<p>Belalı ergenlik tahminimizden kanlı geçtiğinde ikimiz için, farklı yönlere savrulacağımıza emin olduğum bir anda, bir el uzandı bana, hiç beklemiyorken.. Onca acıtılmışlığa, kırgınlığa rağmen.. Şaşkınlığımdan bir süre tepkisiz kaldım, ardından utanmışlığımdan yanaşamadım.. Ama o kutsal affedicilikte tükenmez bir şefkat vardı ve beni uykumda yakaladı.. Yavaş yavaş iyileştirdi tüm yaralarımı.. &#8216;Onca zaman uğraşıp da başaramamışken sen nasıl&#8217; diye içerledim yine..</p>
<p>Yaş aldıkça anlamaya başladım, anladıkça kendime kızmaya.. Bir gün anne olduğumda, ya onun gibi olamazsam diye korkmaya başladığımda, birden o sert gözüken yüzdeki gülümsemeyi yakaladığımdaki mutluluğumu hatırlayıp, çocuklarıma yaşatabileceklerime inandım..</p>
<p>Hazır bu gece yanımda uyuyacağını biliyorken, sokaklara atıp kendimi deli gibi koşmalıyım, belki bir kaç arkadaşımı da ayartırım. Onlar itmese de ben ayağımı takıp bir yerlere yaralarım.. Gece olduğunda gözümü kapatıp beklemeye başlamalıyım..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/2012/05/13/gizli-kahraman.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kader</title>
		<link>http://kayipruh.com/2012/05/10/kader.html</link>
		<comments>http://kayipruh.com/2012/05/10/kader.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 May 2012 14:26:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[dokunan yanar]]></category>
		<category><![CDATA[çığlık]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk gelin]]></category>
		<category><![CDATA[dayak]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[kanal 7 ceza alan program]]></category>
		<category><![CDATA[mahmut tuncer show]]></category>
		<category><![CDATA[öksüz]]></category>
		<category><![CDATA[öldürme tehdidi]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[toplum baskısı]]></category>
		<category><![CDATA[töre]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=1645</guid>
		<description><![CDATA[kader Küçük bir köyde, anne babasının terkedişiyle küstüğü kaderiyle, hiçbir zaman barışamadı. Anneannesinin evinde onun adı öksüzden öteye gitmezdi.. Aşağılayarak &#8216;o kafasından rahatsız&#8217; söylemi, ilk kocasından yediği dayaktan ötürü beyninin zarar gördüğü gerçeğini ortaya çıkarıyordu zaman sonra.. Öyle ürkek, öylesine korkutulmuştu ki 17&#8242;sinde zorla yaptıracakları evliliğe neden isyan ettiğini açıklayamıyordu.. Kameralar önünde, insan psikolojisinden zerre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/kader.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1646" title="kader" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/kader.jpg" alt="" width="609" height="395" /></a></p>
<p>kader</p>
<p>Küçük bir köyde, anne babasının terkedişiyle küstüğü kaderiyle, hiçbir zaman barışamadı. Anneannesinin evinde onun adı öksüzden öteye gitmezdi.. Aşağılayarak &#8216;o kafasından rahatsız&#8217; söylemi, ilk kocasından yediği dayaktan ötürü beyninin zarar gördüğü gerçeğini ortaya çıkarıyordu zaman sonra.. Öyle ürkek, öylesine korkutulmuştu ki 17&#8242;sinde zorla yaptıracakları evliliğe neden isyan ettiğini açıklayamıyordu.. Kameralar önünde, insan psikolojisinden zerre kadar anlamayan sunucunun baskısı altında, çektiklerini dile getirecek oluyor, yalancı damgasıyla susup kalıyordu. Kontrol edemediği geleceği için çığlık atmaktan başka yapabileceği bir şey kalmadığını fark ettiğinde, çığlığının arkasını getiremeden tekrar sessizliğine boğularak..</p>
<p>Hayattaki son şansı olduğunu düşünüp, her gün dayak yemektense öldürülmeyi göze alarak attığında çığlığını, bu çığlığı duyanlar, sözüm ona namus kavramlarına zarar getirdiğini düşünüp, emirlerine itiraz ettiği için ölümle tehdit ediyorlardı onu. Sunucu &#8216;aman bana teslim etmeyin de n&#8217;aparsanız yapın&#8217; diyordu stüdyodaki kan emici zihniyetin temsilcisi onlarca insanın desteğiyle.. Kız, kurtlar sofrasında medet umduğu son adreste de aşağılanmaktan kurtulamıyordu..</p>
<p>Bu erk zihniyet öylesine sarmışken etrafı, ne programı sunandan bir destek bulabildi kız ne de programı hazırlayanlardan.. Dayak yemesi, evlilikten vazgeçmesi için yeterli bir sebep olarak görülmeyip, reyting uğruna giydirdikleri gelinliğiyle, tehditleri dinledi ve hakaretleri, sanki suç işlemişcesine..</p>
<p>Kızın gözü dalıp gidiyor, içi acıyordu. En çok da canım dediği ailesinin, ölümü reva görmesine.. Göz göre göre kızlarına bu işkenceyi hak görmelerine.. Çekip  kurtarmaları gerekirken, kurtlar sofrasına atmalarına.. Oysa daha 17 yaşında, şefkate ihtiyacı vardı sadece.. &#8216;Senin kılına zarar veremezler kızım&#8217; iken duymak istediği &#8216;evlenmezsen geber&#8217;i duymaktı onu çaresiz kılan.. Tutunacak bir dalının kalmayışıydı, belki de hiç olmayışıydı..</p>
<p>Tüm yaşananların ardından, küçük bir kız daha öğrenmiş oldu bu ülkede kadın olmanın ne demek olduğunu.. Kafasına yediği köteğe ses çıkarmayıp, susması gerektiğini.. Ailesinin bile en azılı düşmandan daha acımasız olabileceğini.. Çünkü bu ülkede,tüm kadınlara revaydı bu, kadınsan susmaktan başka çaren yoktu..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>foto by uzay</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/2012/05/10/kader.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>trier&#8217;in kadınlarından grace&#8217;in öyküsü</title>
		<link>http://kayipruh.com/2012/05/09/trierin-kadinlarindan-gracein-oykusu.html</link>
		<comments>http://kayipruh.com/2012/05/09/trierin-kadinlarindan-gracein-oykusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 May 2012 09:54:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[trier'in kadınları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=1639</guid>
		<description><![CDATA[dogville Kötülüklerden uzaklaşmak için kaçarken, sığınmak zorunda kaldığı o küçük kasabada, içinde biriktirdiği tüm güzellikleri paylaşabilmek istemişti. Daha iyi olabilmek, iyileşebilmek için… Diğerlerinin istediği her şeyi yapmaya razıydı, geri dönmemek adına. Sığınmak zorundaydı ve tüm zorluklara katlanmak, delicesine korktuğu için… Bu zaafını ona karşı kullanmaya başladıklarında, susmaktan başka yapacak hiçbir şeyi yoktu elinde. Bir adam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/dogville.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1640" title="dogville" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/dogville.jpg" alt="" width="635" height="454" /></a></p>
<p>dogville</p>
<p>Kötülüklerden uzaklaşmak için kaçarken, sığınmak zorunda kaldığı o küçük kasabada, içinde biriktirdiği tüm güzellikleri paylaşabilmek istemişti. Daha iyi olabilmek, iyileşebilmek için… Diğerlerinin istediği her şeyi yapmaya razıydı, geri dönmemek adına.</p>
<p>Sığınmak zorundaydı ve tüm zorluklara katlanmak, delicesine korktuğu için… Bu zaafını ona karşı kullanmaya başladıklarında, susmaktan başka yapacak hiçbir şeyi yoktu elinde.</p>
<p>Bir adam buldu, tüm yorgunluğunu omzuna yaslayacağı. Ama yaşanan çirkinliklerde kadını taşıyamadı adam. Gözüktüğünün aksine güçsüzdü, tüm çirkinliklerden farksız… Kadın sadece iyi olacağına inanmak istedi bir şeylerin, istedikçe her şey kötüleşmeye başladı. İnsanlık, özünü döktü etrafa sere serpe…</p>
<p>Bütün işkenceye razı geldi. Tek amacı geri dönmemek, teslim edilmemekti kötülüğe…<br />
Kötülüğün ne olduğunu sorgulayacağı hiç aklına gelmemişti kötülüğün içinden kaçmışken. Ama bu kasabada, yağan kar bile temizleyemiyordu o kirli yüzleri&#8230;</p>
<p>Yaşananlara tepkisiz kalışı, hayatı tehlikede olan hayvanlar gibi duygularının uyuşmasındandı. Vücudu, kendiliğinden her şeyi askıya almıştı, bir gün her şey iyi olacak inancında. Olmadı…<br />
En büyük acıyı, yaslandığı omuzda gördü ve ne kadar çirkinleşebileceğini insanın&#8230;<br />
Bu insanlar yanında, kaçtığı kötülük basit kalıyordu. İyilik adına yapabileceği tek bir şey vardı. Tekrar kazandığı güçle,hepsini yok etmek…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/2012/05/09/trierin-kadinlarindan-gracein-oykusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>dört duvar</title>
		<link>http://kayipruh.com/2012/05/07/dort-duvar.html</link>
		<comments>http://kayipruh.com/2012/05/07/dort-duvar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2012 15:37:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=1632</guid>
		<description><![CDATA[dört duvar Son kez uzandığı yatağa baktı ve almasına gerek kalmadığı söylenen ilacını avuçlarının arasında sıktı. Uzun süre vazgeçemeyeceğini bilerek yudumladı bardağın sonunda kalan bir kaç damla suyunu.. Her şeyin alıştığı gibi devam etmesini istiyordu ama başlarda saydığı günleri sonlanmış, iyileştiği söylenmişti. Özlemini duyduğu eski hayatına dönebilirdi.. Birden, eski hayatına dair boşlukları dolduracak kimse kalmadığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/dort-duvar.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1633" title="dort-duvar" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/dort-duvar.jpg" alt="" width="556" height="750" /></a></p>
<p>dört duvar</p>
<p>Son kez uzandığı yatağa baktı ve almasına gerek kalmadığı söylenen ilacını avuçlarının arasında sıktı. Uzun süre vazgeçemeyeceğini bilerek yudumladı bardağın sonunda kalan bir kaç damla suyunu.. Her şeyin alıştığı gibi devam etmesini istiyordu ama başlarda saydığı günleri sonlanmış, iyileştiği söylenmişti. Özlemini duyduğu eski hayatına dönebilirdi.. Birden, eski hayatına dair boşlukları dolduracak kimse kalmadığını fark etti, dört duvardan kurtulduğunda düşeceği boşluğu..</p>
<p>Kendisini, her şeyin başlangıcını anımsamaya çabalarken buldu. Yerine oturtamadı başlarda hiçbir şeyi. Sonra birden kalbinin sıkıştığı güne gitti. Ölesiye korktuğu anı hatırladı, herkesi haberdar edip kurtulmayı bekleyişini.. Kurtuluş sandığı, o aylardır içinde tutulduğu dört duvara kapatılışıyla, tüm bağlarından kopmaya dönüştü.. Tek bir karar, hayatını değiştirdi. Yeni başlangıçlar yapmanın vakti çoktan gelmişti..</p>
<p>Hastahane kapısından dışarıya ilk adımını attığında düşünmeksizin yaptığı ilk hareket, geri adım atmak oldu. Durdu ve bekledi uzunca bir süre.. Çalacağı bir kapının olmayışıydı onu durduran, bir hoş geldin kucaklayışının yoksunluğu.. Cebinde şıngırdayan anahtarını kavradı sıkıca..</p>
<p>Kapıyı açar açmaz, kalbi sıkıştığında tutunmaya çalışırken alaşağı ettiği masayla karşılaştı. Her şey taptaze burada onu bekliyordu.. Tek bir gün geçmemişti üzerlerinden, tekrar kalbi sıkışacak gibi oldu, sakinleşmeye çalıştı. Yere oturup, parçalanmış biblosuna baktı bir süre..<br />
Yeni bir başlangıç için geç kaldığının farkındaydı, eskilere tutunamayacak kadar yıprandığının da..</p>
<p>Bildiği tek bir şey vardı, bir gün yine o haplara teslim olacağı.. Yine kalbi sıkışıp verdiği karara cesareti olmadığını fark ettiğinde, ulaşabileceği biri olmalıydı,  kurtulmasını sağlayacak.. Mecburi seçimlerinden kurtulmuştu, tamamiyle kendi isteğiyle yapacağı seçimleri olacaktı. Belki de olmayacaktı.. Denemeliydi.. Bunun için yaptığı ilk şey dört duvarından kurtulup, nefes almaya çıkmak oldu..</p>
<p><em>foto : A Passage of Genocide by Mindcage</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/2012/05/07/dort-duvar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>trier&#8217;in kadınlarından selma&#8217;nın öyküsü</title>
		<link>http://kayipruh.com/2012/05/05/trierin-kadinlarindan-selmanin-oykusu.html</link>
		<comments>http://kayipruh.com/2012/05/05/trierin-kadinlarindan-selmanin-oykusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 May 2012 11:54:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[trier'in kadınları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=1616</guid>
		<description><![CDATA[dancer in the dark Zaman aktıkça azalan ışığına rağmen hep umutla tutunmaya çalıştığı hayatında, tek bir dayanağı tek bir amacı vardı… Kendi çektiği cezayı oğluna aktarmış olmanın vicdan azabını her gün yaşar, bununla  başa çıkabilmek için tüm enerjisi tükenene kadar çalışırdı. Bir de en kötü anlarında sığınabileceği düşleri vardı, kulağında müziği, adımlarında ritmiyle… Müzikallerde kötü hiçbir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/04/dancer-in-the-dark-lars-von-trier.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1380" title="dancer-in-the-dark-lars-von-trier" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/04/dancer-in-the-dark-lars-von-trier.jpg" alt="" width="495" height="392" /></a></p>
<p style="text-align: left;">dancer in the dark</p>
<p style="text-align: left;">Zaman aktıkça azalan ışığına rağmen hep umutla tutunmaya çalıştığı hayatında, tek bir dayanağı tek bir amacı vardı… Kendi çektiği cezayı oğluna aktarmış olmanın vicdan azabını her gün yaşar, bununla  başa çıkabilmek için tüm enerjisi tükenene kadar çalışırdı. Bir de en kötü anlarında sığınabileceği düşleri vardı, kulağında müziği, adımlarında ritmiyle… Müzikallerde kötü hiçbir şey olmazdı çünkü.</p>
<p>Sığındıkları olmasa da inandıkları vardı hayatta. Bir de her gün sabırla, küçücük bir kutuya sığdırdığı hayatı…</p>
<p>Işığının azalmasına üzülmemişti bir kez olsun, görülmeye değer hiçbir şey bulamadığından. Ama asıl o değil, çevresindeki diğer insanların yaşadıklarını öğrendi kendi  yarattıkları karanlıklarında, inandığı adam zamanla bir zavallıya dönüşüp, hayatını çaldığında. Adamın içindeki kötülük çıktı aydınlığa, kadının görmek istemeyeceği kadar…</p>
<p>Parmaklıklar ardına giderken bir tek soru vardı aklında. Tüm yaşananlara rağmen, kendi karanlığına saplamak istemediği oğlu. Ölümden kurtulmayı reddedişinin nedeni gibi… Kendine dair, hayattan tek bir gün daha istemeyişi gibi&#8230;</p>
<p>Son sahnesini yaratıp, müziğini duyduğunda, 107 adımın her birini hissede hissede ilerledi sonuna. En güzel şarkısını söylerken, birden, ses kesildi… Kapandı perde…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/2012/05/05/trierin-kadinlarindan-selmanin-oykusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>trier&#8217;in kadınlarından bess&#8217;in öyküsü</title>
		<link>http://kayipruh.com/2012/05/03/trierin-kadinlarindan-bessin-oykusu.html</link>
		<comments>http://kayipruh.com/2012/05/03/trierin-kadinlarindan-bessin-oykusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 May 2012 06:10:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[trier'in kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[breaking the waves]]></category>
		<category><![CDATA[breaking the waves analiz]]></category>
		<category><![CDATA[film öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[trier]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=1601</guid>
		<description><![CDATA[breaking the waves Ölüme yaklaştıkça kötüleşen bir adama aşıktı kadın. Birinin onu sevmesi, onun için ne kadar zorsa, onun birini sevmesi bir o kadar kolaydı… Yeter ki tanımsızlığına dokunabilsindi o adam. Tam da sevdiği adam, ölüme yaklaşırken anlam buldu tanımsızlığı. Tüm arındıklarını leşe bulayarak, kendine sonsuza dek uzaklaşmasına sebep oldu… Dönüp baktığında, kendini tanıyamayacak birine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/breaking-the-waves-.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1602" title="breaking-the-waves-" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/breaking-the-waves-.jpg" alt="" width="300" height="400" /></a></p>
<p><em>breaking the waves</em></p>
<p>Ölüme yaklaştıkça kötüleşen bir adama aşıktı kadın. Birinin onu sevmesi, onun için ne kadar zorsa, onun birini sevmesi bir o kadar kolaydı… Yeter ki tanımsızlığına dokunabilsindi o adam. Tam da sevdiği adam, ölüme yaklaşırken anlam buldu tanımsızlığı. Tüm arındıklarını leşe bulayarak, kendine sonsuza dek uzaklaşmasına sebep oldu…</p>
<p>Dönüp baktığında, kendini tanıyamayacak birine dönüşen kadın, sevdiği adama can verdiğine inanırken, kendini yok etti hiç düşünmeksizin. Varlığının tek amacı sevdiği adamdı. Adam olmadan varlığının bir anlamı olmayacaktı…</p>
<p>Her şey için kendini suçlayan kadın biraz da kendisi için endişelenmeyi öğrenmeliydi. Onun yerine, her şeyin sebebi olduğunu düşünmeye başladığında, dönülmez bir oyunda baş kurban ilan etti kendisini. Sevdiği adama can verebilmesinin tek koşulu kendini yokluğa sürüklemek, adamın hasta beyninde kurulan tüm oyunlara sorgusuz sualsiz eşlik etmekti. Varlığının tanımı hiç olmamışken, tanımsızlığı ilk kez can bulmuşken bırakamazdı bu oyunda başrol olmayı,  kurban rolünü oynasa bile…</p>
<p>Sevilebildiğine inanmak bu kadar zordu kadın için. Kendini feda etmezse, sevilmeye değer hiçbir şey bulamayacaktı, belki de bu zamana kadar hiç bulamadığındandı her şey… Belki de o mucizeyi yaratacağına inandığındandı…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/2012/05/03/trierin-kadinlarindan-bessin-oykusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>smy villa</title>
		<link>http://kayipruh.com/2012/05/01/smy-villa.html</link>
		<comments>http://kayipruh.com/2012/05/01/smy-villa.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 May 2012 17:38:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[fethiye]]></category>
		<category><![CDATA[dil okulu]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[fethiye dil okulu]]></category>
		<category><![CDATA[IM academy aile yanı]]></category>
		<category><![CDATA[ingiliz aile]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=1512</guid>
		<description><![CDATA[Ders sonrası, bavulumu toparlamak üzere eve gidip, kendimi şaşırtacak bir hızla hazırlandım ve beni almaya gelen servise binerek yeni aileme doğru yola koyuldum. Bugün okulda, Deniz&#8217;den yeni ailemle ilgili bilgiler alırken, evlerinde kedi ve köpek beslediklerini öğrenmiştim ama beni en çok eğlendiren bilgi, köpekleri Molly&#8217;nin Facebook hesabının varlığı olmuştu.. Eve vardığımda beni karşılamaya çıkan kişinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1517" title="Ev" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/Ev.jpg" alt="" width="609" height="455" />Ders sonrası, bavulumu toparlamak üzere eve gidip, kendimi şaşırtacak bir hızla hazırlandım ve beni almaya gelen servise binerek yeni aileme doğru yola koyuldum.</p>
<p>Bugün okulda, Deniz&#8217;den yeni ailemle ilgili bilgiler alırken, evlerinde kedi ve köpek beslediklerini öğrenmiştim ama beni en çok eğlendiren bilgi, köpekleri Molly&#8217;nin Facebook hesabının varlığı olmuştu..</p>
<p>Eve vardığımda beni karşılamaya çıkan kişinin Pauline olduğunu zaman sonra öğrenecektim, ne harika yemekler yaptığını ise tanışma faslından hemen sonra.. İstanbul&#8217;da sıkıcı dairelerde yaşayan biz garibanlar için bu villalar, kısa süreliğine de olsa huzur kaynağı oluyordu. Eve girdiğimizde bizi bekleyen Bob&#8217;la tanıştım. Tam  &#8217;çok sıcak bir karşılama oldu, sanırım burada mutlu olacağım, bavulumu nereye koysam ki&#8217; diye düşünürken, gözüm masaya kaydı. Masanın üzerinde hazırlanmış yemekler mi vardı ? Gözüme engel olup soruma odaklanmaya çalışıyordum içten içe,<br />
&#8216;bavulumu diyordum nereye koysam acaba?<br />
Pauline&#8217;in  &#8217;yemek hazır, bavulunu odana yerleştirelim yemeğe geçelim istersen&#8217; sorusuyla kendime gelmemle, Bob&#8217;un o ağır bavulumu kaptığı gibi üçüncü kattaki odama çıkarışı aynı ana denk geldi.</p>
<p><img class="alignright  wp-image-1547" title="pauline-bob" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/pauline-bob.jpg" alt="" width="365" height="290" />Çok duygulanmıştım, uzak kaldığım aile şefkati sanırım bu evde beni sarıp sarmalayacaktı..</p>
<p>Öncelikle onlara akşam yemeğini, hem de bu kadar teferruatlı hazırlanmışını gördüğümde neden bu denli şaşırdığımı açıklamaya koyuldum, beni bu zamana kadar yemek görmemiş biri zannedecekler korkusuyla.. Ve sohbetin sonunda Pauline&#8217;in en büyük keyiflerinden birinin yemek yapmak olduğunu öğrendim. &#8216;kusura bakma tatlıyı yetiştiremedim, bugün öğrendiğimiz için geleceğini&#8217; dediğinde gözümde tekrar o hamburger tabağı canlandı &#8216;tatlı mı&#8217; diyebildim şaşkınlıkla..</p>
<p>Odama çıktığımda ilk işim klimaya bakmak oldu uzun uzun.. Ve çalıştırıp sıcağın ve huzurun tadını çıkarmak..</p>
<p>Ertesi sabah kahvaltı için kararlaştırdığımız saatte indim aşağıya, servis saatine kadar on beş dakikanın yeterli olacağını düşünmüştüm. Kızarmış ekmek ve krem peynirle ne kadar süre oyalanabilir ki insan..<img class="alignleft  wp-image-1519" title="breakfast" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/breakfast.jpg" alt="" width="400" height="293" />Ama sanırım bu evde şaşkınlıklarım hiç bitmeyecek..Kahvaltı masasını gördüğümde gülmemek için kendimi zor tuttum.Bob, Molly ile yürüyüşe çıkmıştı. Kahvaltı sonrası ilk günüm olduğu için Pauline, servisi bekleyeceğim yere kadar bana eşlik etti. Ben, hala eski deneyimimin etkisinde olduğum için &#8216;beklemene hiç gerek yok teşekkürler&#8217; dedim ama servis gelene kadar bana eşlik edeceğini söyledi.. Artık benim de ilgili bir ailem vardı <img src='http://kayipruh.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Artık huzursuz aile ortamından kaçmak için fırsat kollayan çocuklar gibi evden kaçmanın yollarını aramıyor ilk fırsatta eve gidip ailemle vakit geçirmek istiyordum.Molly, evin neşe kaynağıydı. Eve ilk gelişler bayram havasında geçiyordu sayesinde.</p>
<p><img class="alignright  wp-image-1531" title="bob-molly" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/bob-molly.jpg" alt="" width="426" height="349" />Molly, artık Pauline ve Bob&#8217;un çocuğu gibi olmuştu. Evin çocuğu olarak, misafirleri ilk karşılaması onun için müthiş bir heyecandı. İlk günün ardından sakinleşmesi için ona kısa bir süre vermem gerektiğini öğrendim. O kısa süre ardından her yer süt liman oluyordu ve işte eğlence zamanı bizi bekliyordu.. Molly ve Bob bizleri eğlendirmeye hazır bir bomba gibiydiler. Bob, Molly&#8217;nin tarzında bir değişiklik kararı almış ve uygulamasını bizlere sunmuştu.<img class="alignright  wp-image-1533" title="havlu molly" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/havlu-molly.jpg" alt="" width="426" height="366" /> Son tarzının Molly&#8217;ye çok yakıştığına hepimiz hemfikir olduktan sonra bir süre sadece ona bakmamız yetti eğlenmemiz için. Hayvanları o kadar çok seviyorlardı ki evlerinde Molly&#8217;nin dışında da dört kedileri vardı. Kedilerinden biri 16 yaşına gelmişti, yani bir gözü artık toprağa bakıyordu. Evin en yaşlı elamanı olan bu kedi, Pauline&#8217;in gözdesiydi. Kedilerin bile hamak keyfi yaptığı sevgi dolu bir villaydı burası. Ben de bu sevgi patlamasından nasibini almış, sevgi pıtırcığı şeklinde dolaşan biri haline gelmiştim.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1539" title="cat" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/cat.jpg" alt="" width="609" height="406" />Kendime şaşırıyordum, baya baya onlarla muhabbet etmeye başlamıştım. İngilizce konusunda rahatlamış olmak beni çok mutlu ediyordu. Çok keyifli insanlar oldukları için sohbet tıkanmıyor saatlerce devam ediyordu. Akşam yemeğinin ardından film izleme teklifiyle geldiklerinde, sevinç çığlıklarıyla kabul ettim..</p>
<p>Havalar çok dengesiz olduğundan, rahatsızlandığım bir gün, akşam yemeğine inemeyeceğimi, odamda uyuyacağımı söyledim. Biraz zaman geçtikten sonra Bob, akşam yemeğimi odama çıkardı, ilaç niyetine beyaz şarabımla birlikte.. Hikmet  beyaz şarapta mıydı ilgide miydi bilinmez ama bir şeylerin iyi geldiği kesindi..</p>
<p>Son günler gelip çattığında Figen ve Dilek&#8217;in de Pauline ve Bob&#8217;u tanımasını istedim. Yemek sonrası &#8216;onları misafir edebilir miyiz&#8217; soruma &#8216;yemeğe bekliyoruz, şarap keyfi yaparız&#8217; cevabını almanın mutluluğu ile ertesi gün onları güzel evime davet ettim..</p>
<p><img class="alignleft  wp-image-1543" title="dinner" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/dinner.jpg" alt="" width="365" height="244" />Bir arada olmanın verdiği keyifle, bir yandan bizim için hazırlanan yemekleri bir güzel yiyor, bir yandan da sohbet ediyorduk. Hep beraber fotoğraf çekilebilmek için makinemin otomatik ayarını yapmış, mekanı hazırlamıştım. Bob&#8217;un sandalyesini kaldırıp Bob&#8217;a haber vermeyi unutarak.. Beşten geriye sayarken Bob&#8217;a acele etmesini söylediğimizde, Bob&#8217;un pratik çözümü takdire şayandı.</p>
<p>Yemek sonrası kahve keyfi yapmadan olmazdı. Figen&#8217;in hepimize güzel bir türk kahvesi yapmasının ardından meşhur sorumuzu onlara bile sorduk.<br />
&#8216;fal bakmayı biliyor musunuz&#8217; tam tersi olması gerektiğini bilerek..<br />
Bob&#8217;la daha önceden falcılar üzerine konuştuğumuz için bakış açısını gayet iyi biliyordum. Hepsinin bir kaç cümleyi ezberlediğini ve herkese aynı cümleleri sarfettiğini düşünüyordu. Israrlarımız üzerine bize fal bakarken de aynı cümleleri, bize sarfetmekten geri kalmadı..<img class="alignright  wp-image-1545" title="coffee" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/coffee.jpg" alt="" width="365" height="271" /></p>
<p>- kısa bir süre sonra sana yol gözüküyor.<br />
- çok temiz bir kalbin var<br />
-iki şey hakkında kararsız kalmışsın. Ya onu seçeceksin ya diğerini..</p>
<p>Bob işin dalgasında olsa da Pauline yaptığı yorumlarla bu işten de anladığını kanıtladı bizlere.Bu eğlenceli fal muhabbetinden sonra, bavullarımızı hazırlamak için odalarımıza çekildik ve hummalı bir toparlanma sürecine girdik.</p>
<p>Bu eğlenceli günlerin bitmiş olması beni gercekten üzmüştü. Pauline, Bob ve Molly ile, Fethiye&#8217;ye yolum düştüğünde kesinlikle ziyaret edeceğimden emin olarak vedalaştım..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/2012/05/01/smy-villa.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

