<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kayıp ruh</title>
	<atom:link href="http://kayipruh.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kayipruh.com</link>
	<description>zeynep geçgin</description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 May 2012 08:36:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>trier&#8217;in kadınlarından o&#8217;nun öyküsü</title>
		<link>http://kayipruh.com/2012/05/17/trierin-kadinlarindan-onun-oykusu.html</link>
		<comments>http://kayipruh.com/2012/05/17/trierin-kadinlarindan-onun-oykusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 08:35:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[trier'in kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[Antichrist]]></category>
		<category><![CDATA[Charlotte Gainsbourg]]></category>
		<category><![CDATA[lars von trier]]></category>
		<category><![CDATA[trier]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=1657</guid>
		<description><![CDATA[Antichrist Bir gün koca bir ormanda, yalnızlığıyla tanıştı kadın ve bunca zaman görmediği bir çok şeyin farkına vardı. Beynindeki kodlar değişmeye başladıkça, savunduklarına inanamaz oldu. Durdu, sustu.. Koca sessizliğinde, yalnızlığıyla başa çıkmak başarabileceği bir şey değildi. Tamamlanabilmek adına oğluna sarıldı. Sahip olduğu tek şeyi, istediği gibi &#8216;kendine ait&#8217; yapabileceğini zannederken, yanıldığını fark ettiğinde, düşünmeksizin harekete [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/Antichrist.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1658" title="Antichrist" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/Antichrist.jpg" alt="" width="600" height="358" /></a></p>
<p>Antichrist</p>
<p>Bir gün koca bir ormanda, yalnızlığıyla tanıştı kadın ve bunca zaman görmediği bir çok şeyin farkına vardı. Beynindeki kodlar değişmeye başladıkça, savunduklarına inanamaz oldu. Durdu, sustu..</p>
<p>Koca sessizliğinde, yalnızlığıyla başa çıkmak başarabileceği bir şey değildi. Tamamlanabilmek adına oğluna sarıldı. Sahip olduğu tek şeyi, istediği gibi &#8216;kendine ait&#8217; yapabileceğini zannederken, yanıldığını fark ettiğinde, düşünmeksizin harekete geçti kadın. Kocasından sonra, hayatındaki ikinci erkeği kaybedemezdi. Hasta beyniyle, çözümler üretti, terkedilişini imkansız kılmak adına.. Çabalarına rağmen, oğlunun ilgisizliğini görmeye tahammül edemedi, ölüme gidişini izledi. Durdu, sustu, kocasına sığındı..</p>
<p>Madem oğlunu kazanamamıştı, hastalığında tekrar kocasını elde edecekti, kararlıydı.. Bugüne kadar alamadıklarının hepsini almayı umarak, beyninin hazırladığı oyunlara harfiyen uymaya başladı. İyileşebilmesi için çırpınan kocası, onun en büyük düşmanıydı. Çünkü biliyordu gerçeği, bir gün o günün geleceğini..</p>
<p>Kendi hiçliğini adama baktıkça tanımlıyor, o harikalıkta kendisinden bir kez daha nefret ediyordu. İyiliği görmeye tahammülü yoktu, doğasındaki kötülükle yüzleştiği için..</p>
<p>Tek bir doğrusu vardı, kocasının ona tamamiyle ait olması.. Seviştiklerinde tanımlanır ama asla inanmazdı. Can bulabildiği tek alan, içinde tamamiyle ona ait olduğundaydı.. En büyük düşmanıydı kocası. Çünkü biliyordu gerçeği, bir gün onu terkedeceğini..</p>
<p>Ve o gün geldiğinde, buna mecbur bıraktığında, içindeki şeytan çıktı ortaya. Terkedilme düşüncesine tahammülü yoktu. Sonuç terkedilmek dışında her şey olabilirdi ama.. Kadının beyni onu şeytana çevirdiğinde, kendi ölümünü hazırladı. Kocasının eliyle ölüme terkedildi..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/2012/05/17/trierin-kadinlarindan-onun-oykusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>gizli kahraman</title>
		<link>http://kayipruh.com/2012/05/13/gizli-kahraman.html</link>
		<comments>http://kayipruh.com/2012/05/13/gizli-kahraman.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 May 2012 10:06:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[anne kız ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[anneler günü]]></category>
		<category><![CDATA[anneler günü yazısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=1652</guid>
		<description><![CDATA[Yaralarıyla ilgilenilmesine alışmış küçük bir kız olduğumdan belki, içim acıdığı her an annemi arar gözüm.. Her gece, gözlerinden uyku aksa da biz söylenmeyelim diye uyumamızı bekler, elinde meşhur iyileştirici kremiyle oda oda dolaşır, atlamadan bütün yaralarımızı iyileştirmek için her gece tekrarlardı bu ritüeli.. Bense ortasında bir yerde uyanıp, bu ilginin göbeğinde doyasıya çıkardığımı düşünürdüm keyfini.. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/gizli-kahraman.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1653" title="gizli-kahraman" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/gizli-kahraman.jpg" alt="" width="609" height="776" /></a></p>
<p>Yaralarıyla ilgilenilmesine alışmış küçük bir kız olduğumdan belki, içim acıdığı her an annemi arar gözüm.. Her gece, gözlerinden uyku aksa da biz söylenmeyelim diye uyumamızı bekler, elinde meşhur iyileştirici kremiyle oda oda dolaşır, atlamadan bütün yaralarımızı iyileştirmek için her gece tekrarlardı bu ritüeli.. Bense ortasında bir yerde uyanıp, bu ilginin göbeğinde doyasıya çıkardığımı düşünürdüm keyfini.. Zaman sonra, yaralarımı tek başıma iyileştiremediğimi fark ettiğimde, o zamanlardaki keyfimin ne kadar eksik olduğunu anladım..</p>
<p>Kapılarında gözcüleri bekleyen bir kale gibiydi annem.. Öyle kolay kolay, şımara şımara yaklaşamazdın yanına, uzaktan izleyip güçlü kadın nasıl olunurun canlı tanığıydı.. Onca sert görünüp, nasıl bu kadar yufka yürekli olunurun şaşkınlığı..</p>
<p>Belalı ergenlik tahminimizden kanlı geçtiğinde ikimiz için, farklı yönlere savrulacağımıza emin olduğum bir anda, bir el uzandı bana, hiç beklemiyorken.. Onca acıtılmışlığa, kırgınlığa rağmen.. Şaşkınlığımdan bir süre tepkisiz kaldım, ardından utanmışlığımdan yanaşamadım.. Ama o kutsal affedicilikte tükenmez bir şefkat vardı ve beni uykumda yakaladı.. Yavaş yavaş iyileştirdi tüm yaralarımı.. &#8216;Onca zaman uğraşıp da başaramamışken sen nasıl&#8217; diye içerledim yine..</p>
<p>Yaş aldıkça anlamaya başladım, anladıkça kendime kızmaya.. Bir gün anne olduğumda, ya onun gibi olamazsam diye korkmaya başladığımda, birden o sert gözüken yüzdeki gülümsemeyi yakaladığımdaki mutluluğumu hatırlayıp, çocuklarıma yaşatabileceklerime inandım..</p>
<p>Hazır bu gece yanımda uyuyacağını biliyorken, sokaklara atıp kendimi deli gibi koşmalıyım, belki bir kaç arkadaşımı da ayartırım. Onlar itmese de ben ayağımı takıp bir yerlere yaralarım.. Gece olduğunda gözümü kapatıp beklemeye başlamalıyım..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/2012/05/13/gizli-kahraman.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kader</title>
		<link>http://kayipruh.com/2012/05/10/kader.html</link>
		<comments>http://kayipruh.com/2012/05/10/kader.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 May 2012 14:26:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[dokunan yanar]]></category>
		<category><![CDATA[çığlık]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk gelin]]></category>
		<category><![CDATA[dayak]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[kanal 7 ceza alan program]]></category>
		<category><![CDATA[mahmut tuncer show]]></category>
		<category><![CDATA[öksüz]]></category>
		<category><![CDATA[öldürme tehdidi]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[toplum baskısı]]></category>
		<category><![CDATA[töre]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=1645</guid>
		<description><![CDATA[kader Küçük bir köyde, anne babasının terkedişiyle küstüğü kaderiyle, hiçbir zaman barışamadı. Anneannesinin evinde onun adı öksüzden öteye gitmezdi.. Aşağılayarak &#8216;o kafasından rahatsız&#8217; söylemi, ilk kocasından yediği dayaktan ötürü beyninin zarar gördüğü gerçeğini ortaya çıkarıyordu zaman sonra.. Öyle ürkek, öylesine korkutulmuştu ki 17&#8242;sinde zorla yaptıracakları evliliğe neden isyan ettiğini açıklayamıyordu.. Kameralar önünde, insan psikolojisinden zerre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/kader.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1646" title="kader" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/kader.jpg" alt="" width="609" height="395" /></a></p>
<p>kader</p>
<p>Küçük bir köyde, anne babasının terkedişiyle küstüğü kaderiyle, hiçbir zaman barışamadı. Anneannesinin evinde onun adı öksüzden öteye gitmezdi.. Aşağılayarak &#8216;o kafasından rahatsız&#8217; söylemi, ilk kocasından yediği dayaktan ötürü beyninin zarar gördüğü gerçeğini ortaya çıkarıyordu zaman sonra.. Öyle ürkek, öylesine korkutulmuştu ki 17&#8242;sinde zorla yaptıracakları evliliğe neden isyan ettiğini açıklayamıyordu.. Kameralar önünde, insan psikolojisinden zerre kadar anlamayan sunucunun baskısı altında, çektiklerini dile getirecek oluyor, yalancı damgasıyla susup kalıyordu. Kontrol edemediği geleceği için çığlık atmaktan başka yapabileceği bir şey kalmadığını fark ettiğinde, çığlığının arkasını getiremeden tekrar sessizliğine boğularak..</p>
<p>Hayattaki son şansı olduğunu düşünüp, her gün dayak yemektense öldürülmeyi göze alarak attığında çığlığını, bu çığlığı duyanlar, sözüm ona namus kavramlarına zarar getirdiğini düşünüp, emirlerine itiraz ettiği için ölümle tehdit ediyorlardı onu. Sunucu &#8216;aman bana teslim etmeyin de n&#8217;aparsanız yapın&#8217; diyordu stüdyodaki kan emici zihniyetin temsilcisi onlarca insanın desteğiyle.. Kız, kurtlar sofrasında medet umduğu son adreste de aşağılanmaktan kurtulamıyordu..</p>
<p>Bu erk zihniyet öylesine sarmışken etrafı, ne programı sunandan bir destek bulabildi kız ne de programı hazırlayanlardan.. Dayak yemesi, evlilikten vazgeçmesi için yeterli bir sebep olarak görülmeyip, reyting uğruna giydirdikleri gelinliğiyle, tehditleri dinledi ve hakaretleri, sanki suç işlemişcesine..</p>
<p>Kızın gözü dalıp gidiyor, içi acıyordu. En çok da canım dediği ailesinin, ölümü reva görmesine.. Göz göre göre kızlarına bu işkenceyi hak görmelerine.. Çekip  kurtarmaları gerekirken, kurtlar sofrasına atmalarına.. Oysa daha 17 yaşında, şefkate ihtiyacı vardı sadece.. &#8216;Senin kılına zarar veremezler kızım&#8217; iken duymak istediği &#8216;evlenmezsen geber&#8217;i duymaktı onu çaresiz kılan.. Tutunacak bir dalının kalmayışıydı, belki de hiç olmayışıydı..</p>
<p>Tüm yaşananların ardından, küçük bir kız daha öğrenmiş oldu bu ülkede kadın olmanın ne demek olduğunu.. Kafasına yediği köteğe ses çıkarmayıp, susması gerektiğini.. Ailesinin bile en azılı düşmandan daha acımasız olabileceğini.. Çünkü bu ülkede,tüm kadınlara revaydı bu, kadınsan susmaktan başka çaren yoktu..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>foto by uzay</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/2012/05/10/kader.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>trier&#8217;in kadınlarından grace&#8217;in öyküsü</title>
		<link>http://kayipruh.com/2012/05/09/trierin-kadinlarindan-gracein-oykusu.html</link>
		<comments>http://kayipruh.com/2012/05/09/trierin-kadinlarindan-gracein-oykusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 May 2012 09:54:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[trier'in kadınları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=1639</guid>
		<description><![CDATA[dogville Kötülüklerden uzaklaşmak için kaçarken, sığınmak zorunda kaldığı o küçük kasabada, içinde biriktirdiği tüm güzellikleri paylaşabilmek istemişti. Daha iyi olabilmek, iyileşebilmek için… Diğerlerinin istediği her şeyi yapmaya razıydı, geri dönmemek adına. Sığınmak zorundaydı ve tüm zorluklara katlanmak, delicesine korktuğu için… Bu zaafını ona karşı kullanmaya başladıklarında, susmaktan başka yapacak hiçbir şeyi yoktu elinde. Bir adam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/dogville.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1640" title="dogville" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/dogville.jpg" alt="" width="635" height="454" /></a></p>
<p>dogville</p>
<p>Kötülüklerden uzaklaşmak için kaçarken, sığınmak zorunda kaldığı o küçük kasabada, içinde biriktirdiği tüm güzellikleri paylaşabilmek istemişti. Daha iyi olabilmek, iyileşebilmek için… Diğerlerinin istediği her şeyi yapmaya razıydı, geri dönmemek adına.</p>
<p>Sığınmak zorundaydı ve tüm zorluklara katlanmak, delicesine korktuğu için… Bu zaafını ona karşı kullanmaya başladıklarında, susmaktan başka yapacak hiçbir şeyi yoktu elinde.</p>
<p>Bir adam buldu, tüm yorgunluğunu omzuna yaslayacağı. Ama yaşanan çirkinliklerde kadını taşıyamadı adam. Gözüktüğünün aksine güçsüzdü, tüm çirkinliklerden farksız… Kadın sadece iyi olacağına inanmak istedi bir şeylerin, istedikçe her şey kötüleşmeye başladı. İnsanlık, özünü döktü etrafa sere serpe…</p>
<p>Bütün işkenceye razı geldi. Tek amacı geri dönmemek, teslim edilmemekti kötülüğe…<br />
Kötülüğün ne olduğunu sorgulayacağı hiç aklına gelmemişti kötülüğün içinden kaçmışken. Ama bu kasabada, yağan kar bile temizleyemiyordu o kirli yüzleri&#8230;</p>
<p>Yaşananlara tepkisiz kalışı, hayatı tehlikede olan hayvanlar gibi duygularının uyuşmasındandı. Vücudu, kendiliğinden her şeyi askıya almıştı, bir gün her şey iyi olacak inancında. Olmadı…<br />
En büyük acıyı, yaslandığı omuzda gördü ve ne kadar çirkinleşebileceğini insanın&#8230;<br />
Bu insanlar yanında, kaçtığı kötülük basit kalıyordu. İyilik adına yapabileceği tek bir şey vardı. Tekrar kazandığı güçle,hepsini yok etmek…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/2012/05/09/trierin-kadinlarindan-gracein-oykusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>dört duvar</title>
		<link>http://kayipruh.com/2012/05/07/dort-duvar.html</link>
		<comments>http://kayipruh.com/2012/05/07/dort-duvar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2012 15:37:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=1632</guid>
		<description><![CDATA[dört duvar Son kez uzandığı yatağa baktı ve almasına gerek kalmadığı söylenen ilacını avuçlarının arasında sıktı. Uzun süre vazgeçemeyeceğini bilerek yudumladı bardağın sonunda kalan bir kaç damla suyunu.. Her şeyin alıştığı gibi devam etmesini istiyordu ama başlarda saydığı günleri sonlanmış, iyileştiği söylenmişti. Özlemini duyduğu eski hayatına dönebilirdi.. Birden, eski hayatına dair boşlukları dolduracak kimse kalmadığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/dort-duvar.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1633" title="dort-duvar" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/dort-duvar.jpg" alt="" width="556" height="750" /></a></p>
<p>dört duvar</p>
<p>Son kez uzandığı yatağa baktı ve almasına gerek kalmadığı söylenen ilacını avuçlarının arasında sıktı. Uzun süre vazgeçemeyeceğini bilerek yudumladı bardağın sonunda kalan bir kaç damla suyunu.. Her şeyin alıştığı gibi devam etmesini istiyordu ama başlarda saydığı günleri sonlanmış, iyileştiği söylenmişti. Özlemini duyduğu eski hayatına dönebilirdi.. Birden, eski hayatına dair boşlukları dolduracak kimse kalmadığını fark etti, dört duvardan kurtulduğunda düşeceği boşluğu..</p>
<p>Kendisini, her şeyin başlangıcını anımsamaya çabalarken buldu. Yerine oturtamadı başlarda hiçbir şeyi. Sonra birden kalbinin sıkıştığı güne gitti. Ölesiye korktuğu anı hatırladı, herkesi haberdar edip kurtulmayı bekleyişini.. Kurtuluş sandığı, o aylardır içinde tutulduğu dört duvara kapatılışıyla, tüm bağlarından kopmaya dönüştü.. Tek bir karar, hayatını değiştirdi. Yeni başlangıçlar yapmanın vakti çoktan gelmişti..</p>
<p>Hastahane kapısından dışarıya ilk adımını attığında düşünmeksizin yaptığı ilk hareket, geri adım atmak oldu. Durdu ve bekledi uzunca bir süre.. Çalacağı bir kapının olmayışıydı onu durduran, bir hoş geldin kucaklayışının yoksunluğu.. Cebinde şıngırdayan anahtarını kavradı sıkıca..</p>
<p>Kapıyı açar açmaz, kalbi sıkıştığında tutunmaya çalışırken alaşağı ettiği masayla karşılaştı. Her şey taptaze burada onu bekliyordu.. Tek bir gün geçmemişti üzerlerinden, tekrar kalbi sıkışacak gibi oldu, sakinleşmeye çalıştı. Yere oturup, parçalanmış biblosuna baktı bir süre..<br />
Yeni bir başlangıç için geç kaldığının farkındaydı, eskilere tutunamayacak kadar yıprandığının da..</p>
<p>Bildiği tek bir şey vardı, bir gün yine o haplara teslim olacağı.. Yine kalbi sıkışıp verdiği karara cesareti olmadığını fark ettiğinde, ulaşabileceği biri olmalıydı,  kurtulmasını sağlayacak.. Mecburi seçimlerinden kurtulmuştu, tamamiyle kendi isteğiyle yapacağı seçimleri olacaktı. Belki de olmayacaktı.. Denemeliydi.. Bunun için yaptığı ilk şey dört duvarından kurtulup, nefes almaya çıkmak oldu..</p>
<p><em>foto : A Passage of Genocide by Mindcage</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/2012/05/07/dort-duvar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>trier&#8217;in kadınlarından selma&#8217;nın öyküsü</title>
		<link>http://kayipruh.com/2012/05/05/trierin-kadinlarindan-selmanin-oykusu.html</link>
		<comments>http://kayipruh.com/2012/05/05/trierin-kadinlarindan-selmanin-oykusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 May 2012 11:54:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[trier'in kadınları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=1616</guid>
		<description><![CDATA[dancer in the dark Zaman aktıkça azalan ışığına rağmen hep umutla tutunmaya çalıştığı hayatında, tek bir dayanağı tek bir amacı vardı… Kendi çektiği cezayı oğluna aktarmış olmanın vicdan azabını her gün yaşar, bununla  başa çıkabilmek için tüm enerjisi tükenene kadar çalışırdı. Bir de en kötü anlarında sığınabileceği düşleri vardı, kulağında müziği, adımlarında ritmiyle… Müzikallerde kötü hiçbir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/04/dancer-in-the-dark-lars-von-trier.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1380" title="dancer-in-the-dark-lars-von-trier" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/04/dancer-in-the-dark-lars-von-trier.jpg" alt="" width="495" height="392" /></a></p>
<p style="text-align: left;">dancer in the dark</p>
<p style="text-align: left;">Zaman aktıkça azalan ışığına rağmen hep umutla tutunmaya çalıştığı hayatında, tek bir dayanağı tek bir amacı vardı… Kendi çektiği cezayı oğluna aktarmış olmanın vicdan azabını her gün yaşar, bununla  başa çıkabilmek için tüm enerjisi tükenene kadar çalışırdı. Bir de en kötü anlarında sığınabileceği düşleri vardı, kulağında müziği, adımlarında ritmiyle… Müzikallerde kötü hiçbir şey olmazdı çünkü.</p>
<p>Sığındıkları olmasa da inandıkları vardı hayatta. Bir de her gün sabırla, küçücük bir kutuya sığdırdığı hayatı…</p>
<p>Işığının azalmasına üzülmemişti bir kez olsun, görülmeye değer hiçbir şey bulamadığından. Ama asıl o değil, çevresindeki diğer insanların yaşadıklarını öğrendi kendi  yarattıkları karanlıklarında, inandığı adam zamanla bir zavallıya dönüşüp, hayatını çaldığında. Adamın içindeki kötülük çıktı aydınlığa, kadının görmek istemeyeceği kadar…</p>
<p>Parmaklıklar ardına giderken bir tek soru vardı aklında. Tüm yaşananlara rağmen, kendi karanlığına saplamak istemediği oğlu. Ölümden kurtulmayı reddedişinin nedeni gibi… Kendine dair, hayattan tek bir gün daha istemeyişi gibi&#8230;</p>
<p>Son sahnesini yaratıp, müziğini duyduğunda, 107 adımın her birini hissede hissede ilerledi sonuna. En güzel şarkısını söylerken, birden, ses kesildi… Kapandı perde…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/2012/05/05/trierin-kadinlarindan-selmanin-oykusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>trier&#8217;in kadınlarından bess&#8217;in öyküsü</title>
		<link>http://kayipruh.com/2012/05/03/trierin-kadinlarindan-bessin-oykusu.html</link>
		<comments>http://kayipruh.com/2012/05/03/trierin-kadinlarindan-bessin-oykusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 May 2012 06:10:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[trier'in kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[breaking the waves]]></category>
		<category><![CDATA[breaking the waves analiz]]></category>
		<category><![CDATA[film öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[trier]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=1601</guid>
		<description><![CDATA[breaking the waves Ölüme yaklaştıkça kötüleşen bir adama aşıktı kadın. Birinin onu sevmesi, onun için ne kadar zorsa, onun birini sevmesi bir o kadar kolaydı… Yeter ki tanımsızlığına dokunabilsindi o adam. Tam da sevdiği adam, ölüme yaklaşırken anlam buldu tanımsızlığı. Tüm arındıklarını leşe bulayarak, kendine sonsuza dek uzaklaşmasına sebep oldu… Dönüp baktığında, kendini tanıyamayacak birine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/breaking-the-waves-.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1602" title="breaking-the-waves-" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/breaking-the-waves-.jpg" alt="" width="300" height="400" /></a></p>
<p><em>breaking the waves</em></p>
<p>Ölüme yaklaştıkça kötüleşen bir adama aşıktı kadın. Birinin onu sevmesi, onun için ne kadar zorsa, onun birini sevmesi bir o kadar kolaydı… Yeter ki tanımsızlığına dokunabilsindi o adam. Tam da sevdiği adam, ölüme yaklaşırken anlam buldu tanımsızlığı. Tüm arındıklarını leşe bulayarak, kendine sonsuza dek uzaklaşmasına sebep oldu…</p>
<p>Dönüp baktığında, kendini tanıyamayacak birine dönüşen kadın, sevdiği adama can verdiğine inanırken, kendini yok etti hiç düşünmeksizin. Varlığının tek amacı sevdiği adamdı. Adam olmadan varlığının bir anlamı olmayacaktı…</p>
<p>Her şey için kendini suçlayan kadın biraz da kendisi için endişelenmeyi öğrenmeliydi. Onun yerine, her şeyin sebebi olduğunu düşünmeye başladığında, dönülmez bir oyunda baş kurban ilan etti kendisini. Sevdiği adama can verebilmesinin tek koşulu kendini yokluğa sürüklemek, adamın hasta beyninde kurulan tüm oyunlara sorgusuz sualsiz eşlik etmekti. Varlığının tanımı hiç olmamışken, tanımsızlığı ilk kez can bulmuşken bırakamazdı bu oyunda başrol olmayı,  kurban rolünü oynasa bile…</p>
<p>Sevilebildiğine inanmak bu kadar zordu kadın için. Kendini feda etmezse, sevilmeye değer hiçbir şey bulamayacaktı, belki de bu zamana kadar hiç bulamadığındandı her şey… Belki de o mucizeyi yaratacağına inandığındandı…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/2012/05/03/trierin-kadinlarindan-bessin-oykusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>smy villa</title>
		<link>http://kayipruh.com/2012/05/01/smy-villa.html</link>
		<comments>http://kayipruh.com/2012/05/01/smy-villa.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 May 2012 17:38:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[fethiye]]></category>
		<category><![CDATA[dil okulu]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[fethiye dil okulu]]></category>
		<category><![CDATA[IM academy aile yanı]]></category>
		<category><![CDATA[ingiliz aile]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=1512</guid>
		<description><![CDATA[Ders sonrası, bavulumu toparlamak üzere eve gidip, kendimi şaşırtacak bir hızla hazırlandım ve beni almaya gelen servise binerek yeni aileme doğru yola koyuldum. Bugün okulda, Deniz&#8217;den yeni ailemle ilgili bilgiler alırken, evlerinde kedi ve köpek beslediklerini öğrenmiştim ama beni en çok eğlendiren bilgi, köpekleri Molly&#8217;nin Facebook hesabının varlığı olmuştu.. Eve vardığımda beni karşılamaya çıkan kişinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1517" title="Ev" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/Ev.jpg" alt="" width="609" height="455" />Ders sonrası, bavulumu toparlamak üzere eve gidip, kendimi şaşırtacak bir hızla hazırlandım ve beni almaya gelen servise binerek yeni aileme doğru yola koyuldum.</p>
<p>Bugün okulda, Deniz&#8217;den yeni ailemle ilgili bilgiler alırken, evlerinde kedi ve köpek beslediklerini öğrenmiştim ama beni en çok eğlendiren bilgi, köpekleri Molly&#8217;nin Facebook hesabının varlığı olmuştu..</p>
<p>Eve vardığımda beni karşılamaya çıkan kişinin Pauline olduğunu zaman sonra öğrenecektim, ne harika yemekler yaptığını ise tanışma faslından hemen sonra.. İstanbul&#8217;da sıkıcı dairelerde yaşayan biz garibanlar için bu villalar, kısa süreliğine de olsa huzur kaynağı oluyordu. Eve girdiğimizde bizi bekleyen Bob&#8217;la tanıştım. Tam  &#8217;çok sıcak bir karşılama oldu, sanırım burada mutlu olacağım, bavulumu nereye koysam ki&#8217; diye düşünürken, gözüm masaya kaydı. Masanın üzerinde hazırlanmış yemekler mi vardı ? Gözüme engel olup soruma odaklanmaya çalışıyordum içten içe,<br />
&#8216;bavulumu diyordum nereye koysam acaba?<br />
Pauline&#8217;in  &#8217;yemek hazır, bavulunu odana yerleştirelim yemeğe geçelim istersen&#8217; sorusuyla kendime gelmemle, Bob&#8217;un o ağır bavulumu kaptığı gibi üçüncü kattaki odama çıkarışı aynı ana denk geldi.</p>
<p><img class="alignright  wp-image-1547" title="pauline-bob" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/pauline-bob.jpg" alt="" width="365" height="290" />Çok duygulanmıştım, uzak kaldığım aile şefkati sanırım bu evde beni sarıp sarmalayacaktı..</p>
<p>Öncelikle onlara akşam yemeğini, hem de bu kadar teferruatlı hazırlanmışını gördüğümde neden bu denli şaşırdığımı açıklamaya koyuldum, beni bu zamana kadar yemek görmemiş biri zannedecekler korkusuyla.. Ve sohbetin sonunda Pauline&#8217;in en büyük keyiflerinden birinin yemek yapmak olduğunu öğrendim. &#8216;kusura bakma tatlıyı yetiştiremedim, bugün öğrendiğimiz için geleceğini&#8217; dediğinde gözümde tekrar o hamburger tabağı canlandı &#8216;tatlı mı&#8217; diyebildim şaşkınlıkla..</p>
<p>Odama çıktığımda ilk işim klimaya bakmak oldu uzun uzun.. Ve çalıştırıp sıcağın ve huzurun tadını çıkarmak..</p>
<p>Ertesi sabah kahvaltı için kararlaştırdığımız saatte indim aşağıya, servis saatine kadar on beş dakikanın yeterli olacağını düşünmüştüm. Kızarmış ekmek ve krem peynirle ne kadar süre oyalanabilir ki insan..<img class="alignleft  wp-image-1519" title="breakfast" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/breakfast.jpg" alt="" width="400" height="293" />Ama sanırım bu evde şaşkınlıklarım hiç bitmeyecek..Kahvaltı masasını gördüğümde gülmemek için kendimi zor tuttum.Bob, Molly ile yürüyüşe çıkmıştı. Kahvaltı sonrası ilk günüm olduğu için Pauline, servisi bekleyeceğim yere kadar bana eşlik etti. Ben, hala eski deneyimimin etkisinde olduğum için &#8216;beklemene hiç gerek yok teşekkürler&#8217; dedim ama servis gelene kadar bana eşlik edeceğini söyledi.. Artık benim de ilgili bir ailem vardı <img src='http://kayipruh.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Artık huzursuz aile ortamından kaçmak için fırsat kollayan çocuklar gibi evden kaçmanın yollarını aramıyor ilk fırsatta eve gidip ailemle vakit geçirmek istiyordum.Molly, evin neşe kaynağıydı. Eve ilk gelişler bayram havasında geçiyordu sayesinde.</p>
<p><img class="alignright  wp-image-1531" title="bob-molly" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/bob-molly.jpg" alt="" width="426" height="349" />Molly, artık Pauline ve Bob&#8217;un çocuğu gibi olmuştu. Evin çocuğu olarak, misafirleri ilk karşılaması onun için müthiş bir heyecandı. İlk günün ardından sakinleşmesi için ona kısa bir süre vermem gerektiğini öğrendim. O kısa süre ardından her yer süt liman oluyordu ve işte eğlence zamanı bizi bekliyordu.. Molly ve Bob bizleri eğlendirmeye hazır bir bomba gibiydiler. Bob, Molly&#8217;nin tarzında bir değişiklik kararı almış ve uygulamasını bizlere sunmuştu.<img class="alignright  wp-image-1533" title="havlu molly" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/havlu-molly.jpg" alt="" width="426" height="366" /> Son tarzının Molly&#8217;ye çok yakıştığına hepimiz hemfikir olduktan sonra bir süre sadece ona bakmamız yetti eğlenmemiz için. Hayvanları o kadar çok seviyorlardı ki evlerinde Molly&#8217;nin dışında da dört kedileri vardı. Kedilerinden biri 16 yaşına gelmişti, yani bir gözü artık toprağa bakıyordu. Evin en yaşlı elamanı olan bu kedi, Pauline&#8217;in gözdesiydi. Kedilerin bile hamak keyfi yaptığı sevgi dolu bir villaydı burası. Ben de bu sevgi patlamasından nasibini almış, sevgi pıtırcığı şeklinde dolaşan biri haline gelmiştim.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1539" title="cat" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/cat.jpg" alt="" width="609" height="406" />Kendime şaşırıyordum, baya baya onlarla muhabbet etmeye başlamıştım. İngilizce konusunda rahatlamış olmak beni çok mutlu ediyordu. Çok keyifli insanlar oldukları için sohbet tıkanmıyor saatlerce devam ediyordu. Akşam yemeğinin ardından film izleme teklifiyle geldiklerinde, sevinç çığlıklarıyla kabul ettim..</p>
<p>Havalar çok dengesiz olduğundan, rahatsızlandığım bir gün, akşam yemeğine inemeyeceğimi, odamda uyuyacağımı söyledim. Biraz zaman geçtikten sonra Bob, akşam yemeğimi odama çıkardı, ilaç niyetine beyaz şarabımla birlikte.. Hikmet  beyaz şarapta mıydı ilgide miydi bilinmez ama bir şeylerin iyi geldiği kesindi..</p>
<p>Son günler gelip çattığında Figen ve Dilek&#8217;in de Pauline ve Bob&#8217;u tanımasını istedim. Yemek sonrası &#8216;onları misafir edebilir miyiz&#8217; soruma &#8216;yemeğe bekliyoruz, şarap keyfi yaparız&#8217; cevabını almanın mutluluğu ile ertesi gün onları güzel evime davet ettim..</p>
<p><img class="alignleft  wp-image-1543" title="dinner" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/dinner.jpg" alt="" width="365" height="244" />Bir arada olmanın verdiği keyifle, bir yandan bizim için hazırlanan yemekleri bir güzel yiyor, bir yandan da sohbet ediyorduk. Hep beraber fotoğraf çekilebilmek için makinemin otomatik ayarını yapmış, mekanı hazırlamıştım. Bob&#8217;un sandalyesini kaldırıp Bob&#8217;a haber vermeyi unutarak.. Beşten geriye sayarken Bob&#8217;a acele etmesini söylediğimizde, Bob&#8217;un pratik çözümü takdire şayandı.</p>
<p>Yemek sonrası kahve keyfi yapmadan olmazdı. Figen&#8217;in hepimize güzel bir türk kahvesi yapmasının ardından meşhur sorumuzu onlara bile sorduk.<br />
&#8216;fal bakmayı biliyor musunuz&#8217; tam tersi olması gerektiğini bilerek..<br />
Bob&#8217;la daha önceden falcılar üzerine konuştuğumuz için bakış açısını gayet iyi biliyordum. Hepsinin bir kaç cümleyi ezberlediğini ve herkese aynı cümleleri sarfettiğini düşünüyordu. Israrlarımız üzerine bize fal bakarken de aynı cümleleri, bize sarfetmekten geri kalmadı..<img class="alignright  wp-image-1545" title="coffee" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/05/coffee.jpg" alt="" width="365" height="271" /></p>
<p>- kısa bir süre sonra sana yol gözüküyor.<br />
- çok temiz bir kalbin var<br />
-iki şey hakkında kararsız kalmışsın. Ya onu seçeceksin ya diğerini..</p>
<p>Bob işin dalgasında olsa da Pauline yaptığı yorumlarla bu işten de anladığını kanıtladı bizlere.Bu eğlenceli fal muhabbetinden sonra, bavullarımızı hazırlamak için odalarımıza çekildik ve hummalı bir toparlanma sürecine girdik.</p>
<p>Bu eğlenceli günlerin bitmiş olması beni gercekten üzmüştü. Pauline, Bob ve Molly ile, Fethiye&#8217;ye yolum düştüğünde kesinlikle ziyaret edeceğimden emin olarak vedalaştım..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/2012/05/01/smy-villa.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>geri dönüş</title>
		<link>http://kayipruh.com/2012/04/25/geri-donus.html</link>
		<comments>http://kayipruh.com/2012/04/25/geri-donus.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Apr 2012 15:13:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[geri dönüş]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[kendine yabancılaşmak]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı adam]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=1448</guid>
		<description><![CDATA[Öylece bırakıp kaçmak istemişti her şeyi, tüm yaşanmışlıkların ardından. Belki de yaşanmamışlıklardı daha ziyade canını sıkan.. Delicesine istediği ne varsa, her biriyle ısrarla yenik düştüğü bir yarışa girmiş gibiydi. Sonu çok iyi biliyordu ama umudunu kaybetmiyordu başlarda, bir şeylere inanmak ayakta tutardı insanı, biliyordu. Bir gün, aniden anlamını yitirdi her şey. Gözleri gülmez oldu. Bu, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1449" title="GeriDonus" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/04/GeriDonus.jpg" alt="" width="630" height="393" />Öylece bırakıp kaçmak istemişti her şeyi, tüm yaşanmışlıkların ardından. Belki de yaşanmamışlıklardı daha ziyade canını sıkan.. Delicesine istediği ne varsa, her biriyle ısrarla yenik düştüğü bir yarışa girmiş gibiydi. Sonu çok iyi biliyordu ama umudunu kaybetmiyordu başlarda, bir şeylere inanmak ayakta tutardı insanı, biliyordu.</p>
<p>Bir gün, aniden anlamını yitirdi her şey. Gözleri gülmez oldu. Bu, ölmekle eşdeğerdi onun için. Hiçbir şey almadan, geçmişini ardında bıraktığı kapıyı çekti gitti..</p>
<p>Hiç tanımadığı bilmediği bir yerde, en çok kendisiyle karşılaşmamayı dileyerek yürüdü. Her ten yabancı, her koku farklıydı.. Tam özgürleştiğini hissederken, tüm duyguların içi boşaldı, hiçbir şeye dokunamaz oldu. Bir süre havada asılı kaldı her şey, tanımsız, kimliksiz.. Baktığı yüzlerde kendisini göremeyecek olduğunu fark etti, kahkahasında bir sesin yankılanmayacağını ya da göğsündeki o boşluğun bir daha hiç dolmayacağını.. O an tarifsiz bir özlem kapladı içini. Uzanıp göğsüne yaslanışını hissetmek için, gözlerini kapadı. O duyguyu hissetmeyeli uzun zaman olmuştu, hissedemedi. İçi üşüdü.. Sinirlenip adımlarını hızlandırdığında acı bir fren sesiyle irkildi. Şoföre kızacak oldu, kızamadı.. Duyguları alınmışcasına savruldu ortalıkta. Tanıdık her şeyden ölesiye bıkmışken, kaçmak istediği hayatında onu böylesine bağlayan ne vardı anlayamadı.</p>
<p>Yeni bir hayat için çok yaşlanmıştı biliyordu ama vazgeçmedi. Günlerce yeni yüzleri gördükçe gülümsemeyi denedi, konuşabilmeyi.. Hiçbir ses işlemedi içine, hiçbir anı birikmedi. Kendisine de yabancılaştığını fark etmemek için aynaya bakmayı bıraktı, hafızasındaki tek canlı anıyı yok etmemek için..</p>
<p>Bir gün ağlayarak uyandığı rüyasıyla, kavgalarını hatırladı, kızgınlıklarını.. Sonra yerine hiçbir anı koyamadığını fark etti. Herkes öldüresiye yabancı, her yakınlaşma sessiz bir çığlıktı..</p>
<p>Bir sabah, kendisiyle kavga etmediğini fark etti, sessizliğinde boğulacağından korktuğu bir anda karar verdi. Çözülemeyen kavgalarını özledi, bitmeyen mutsuzluğunu, en çok bildiği havayı solumayı.. Yaşanmamışlıkları yaşamak için geç olmadığını fark etti.  Kafasını çevirdiğinde hissedeceği anılar olsun istiyordu etrafında, soluduğu havanın bir tadı olsun.. Yapılacak tek bir şey vardı, geri dönmek..</p>
<p><em>foto : dönüş by zeynep geçgin</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/2012/04/25/geri-donus.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>IM academy</title>
		<link>http://kayipruh.com/2012/04/23/im-academy.html</link>
		<comments>http://kayipruh.com/2012/04/23/im-academy.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Apr 2012 21:14:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[fethiye]]></category>
		<category><![CDATA[dil okulu]]></category>
		<category><![CDATA[IM Academy]]></category>
		<category><![CDATA[international mediterranean academy]]></category>
		<category><![CDATA[language school]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye'de dil okulu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=1391</guid>
		<description><![CDATA[Im Academy günlerim başlamadan ilk iş olarak ailemdeki problemleri çözmek için Barış ve Deniz (aile ve öğrenci ilişkilerinden sorumlu kişi ) ile görüştüm. Aynı gün içerisinde, problemimi çözüp beni yeni bir ailenin yanına yerleştirdiler. Dersler başladığında, Figen ve Dilek&#8217;in aynı sınıfta, benimse başka bir sınıfta olduğumu öğrendik. Havalar güneşli olduğu için biz, derslerimizi dışarıda yaparken, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter  wp-image-1392" title="im academy" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/04/im-academy.jpg" alt="" width="630" height="362" /><br />
<a href="http://im-academy.org">Im Academy</a> günlerim başlamadan ilk iş olarak ailemdeki problemleri çözmek için Barış ve Deniz (aile ve öğrenci ilişkilerinden sorumlu kişi ) ile görüştüm. Aynı gün içerisinde, problemimi çözüp beni yeni bir ailenin yanına yerleştirdiler.</p>
<p>Dersler başladığında, Figen ve Dilek&#8217;in aynı sınıfta, benimse başka bir sınıfta olduğumu öğrendik. Havalar güneşli olduğu için biz, derslerimizi dışarıda yaparken, Figen ve Dilek, ne kadar ısrar etseler de öğretmenlerini bunun için bir türlü ikna edemediler.<br />
Güneşten aldığım enerjiyle burada ortaokul dönemimden kalma inek öğrenci moduna geçiverdim bir anda. Ama ne yaparsam yapayım şu &#8216;perfect tense&#8217;lerle uzlaşamadım..</p>
<p><a href="http://im-academy.org">Im Academy</a>&#8216;de dersler 9&#8242;da başlayıp, 1&#8242;deki öğle yemeğine kadar devam ediyor. Yemek sonrası ise aktivitelere başlanıyor. Her gün, farklı bir aktivite ayarlanıyor ama bizim göbek ata ata gittiğimiz tek bir aktivite var, &#8216;Zumba&#8217;..</p>
<p><img class="wp-image-1397 alignleft" title="tenisZ" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/04/tenisZ.jpg" alt="" width="279" height="291" />Ders aralarında masa tenisi oynamaya karar verdiğimiz an itibariyle, arkadaşlar arasında dalga konusu olmamız çok vaktimizi almadı. &#8216;Oynamak isteyen var mı&#8217; yerine &#8216;kaybetmek isteyen var mı&#8217; şeklinde sorulan sorulara büyük bir keyifle atlayıp yine ve yeniden yeniliyorduk. Tabii sadece ben ve Figen. Dilek bu konuda gayet başarılıydı. Bense, tam bir rezalet.. İlk kural, topu masaya bir kere değdirme şartı tamam da ikinci kısma geçtiğimi gören olmadı.</p>
<p>Masa tenisi bizi mahvettikten sonra, karizmamızı kurtarmak için bütün gücümüzle direndik ama nafile.. Artık dinlenme vaktiydi. Servis beklediğimiz vakitleri boş geçirmek istemediğimiz için, bahçede kendi yarattığımız ingilizce oyunları oynayarak oyalanıyorduk. Bu satırları okurken ben bile kendimle gurur duydum <img src='http://kayipruh.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bu bizim kurtuluş hikayemizdi. Sürekli üçümüzü bir arada görenlere ya da telefondan bunu öğrenenlere karşı kullandığımız.. &#8216;Evet bir aradayız ama bi sor napıyoruz. Bütün gün ingilizce oyunlar oynuyoruz&#8217;.. İngilizce çalışmamız maksimum yarım saat sürüyor ardından güle oynaya evlerimize dönüyorduk.</p>
<p><img class="alignright  wp-image-1399" title="ders" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/04/ders.jpg" alt="" width="420" height="291" />Derslerde bazen yorgun düşüyor hiçbir şey yapmak istemiyordum. Kendimi ilk bulduğum yeşilliğin üzerine atıp saatlerce uyuyabilirim diye hissettiğim anlarda gözümü açıp sınıfın derse başlamış olduğunu görmek şu hayattaki en can sıkıcı şey olsa gerek diye düşünürken, girdiğim derse beş dakika içerisinde katılabiliyor olmamın tek müsebbibi o tatlı kadındır. Sanırım ilkokuldan sonra sempati duyduğum nadir öğretmenlerden biri oldu kendisi..</p>
<p><strong><em>zamba zumba</em></strong></p>
<p><img class=" wp-image-1401 aligncenter" title="Dans" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/04/Dans.jpg" alt="" width="630" height="431" /><br />
Dersler yine bitmiş günün en keyifli anı gelmişti. Zumbaaaa.. İlk zumba dersine girdiğimizde hiçbir fikrimiz yoktu, bir çeşit dans olmasının dışında. İlk derse girdiğimizde hazırlanmamız biraz vakit aldığı için, içeri girdiğimizde grubun deliler gibi dans ettiğini gördük. Bulduğumuz ilk boşlukları doldurup uyum sağlamaya çalışırken bir yandan da iç sesimle sohbet ediyordum &#8216;işte yıllardır içinde bastırdığın Shakira&#8217;nın gün yüzüne çıkma vaktidir Zeynep, göster kendini&#8217;<br />
Lakin ben bunları hissederken bir de dış gözün yorumlarını almak isterdim. &#8216;dil dışarda, surat kırmızılık sınırını aşıp morarma seviyesine ulaşmış, kafa hızlı yapılan hareketleri yakalayabilmek için sürekli sağa sola ne yapacağını şaşırmış&#8217;.. En güzeli dış gözün gözüne kalem sokup onu kör etmek ve kendini Shakira zannederek zumbaya devam etmekti, aynen öyle yaptım. Zumba hocamız Özlem nasıl bir enerjiye sahipse, içimde yıllardır biriktirdiğim enerjimi açığa çıkardı. Bu birikimlerimi bir gün kullanacağımı biliyordum. Boşuna mı oturdum yıllarca..<br />
<img class="wp-image-1406 alignleft" title="Zumba" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/04/Zumba.jpg" alt="" width="420" height="257" />İlk ders bitmiş, terden sırılsıklam olmuş bir şekilde bir yandan kıyafetlerimizi değiştiriyor bir yandan da Figen&#8217;le hayatın şifrelerini çözüyorduk. Yeşilçam&#8217;daki<br />
Belkis Özener&#8217;in sesine, Türkan Şoray&#8217;ın can verdiği o muhteşem sahne gelince aklımıza &#8216;aaa bak gördün mü zamba zumba esmer bomba.. Demek ki buradan geliyor bu dans&#8217; diye atıp tutarken Dilek&#8217;in sesiyle irkildik. &#8216;Arkadaşlar o &#8216;Tamba Tumba&#8217; olmasın&#8217;.. Oysa ki biz bu dansın kökenini Yeşilçam&#8217;a dayandırmaya kararlıydık <img src='http://kayipruh.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Zaman sonra öğrendik ki Shakira&#8217;nın kareografı, bu dansın mucidi Perez, bu dansa Kolombiya dilinde arı gibi vızıldamak veya hızlı hareket anlamına geldiğinden “Zumba” adını koymuş. Yani kökleri bizden birazcık uzaktaymış..</p>
<p><img class="alignright  wp-image-1408" title="bisiklet" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/04/bisiklet.jpg" alt="" width="286" height="286" />Okuldan eve servisle dönmekten sıkılmıştık. Hayalimizde bisiklet kiralamak vardı ama Fethiye&#8217;de henüz sezon açılmadığı için hiçbir dükkan bulamıyorduk. Baş belaları olarak Barış&#8217;a bildirince durumu, bize üç tane bisiklet ayarladı. Ormanlık okul yolundan servisle geçerken kurduğum en büyük hayal gerçek olmuştu. Süper başlayan bisiklet yolculuğumuz Figen&#8217;in sızlanmalarıyla duraksadı. Yokuş çıkmaktan nefret ediyordu ve yokuşlarda kullanmak yerine, inip bisikleti eliyle taşımayı tercih ediyordu. Tüm yorgunluğumuza bir de yağmur eklenince ilk bulduğumuz kafeye sığınıp, yağmurun dinmesini bekledik. Yağmurun dinmesiyle tekrar yola çıktık. Dilek ve ben bisiklet üzerinde, Figen bisikletiyle yan yana.. <img class="alignright  wp-image-1412" title="resting" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/04/resting.jpg" alt="" width="420" height="278" />Bu deneyimin ardından sabah okula gidiş faslımız biraz farklı oldu tabii.. Biz bisikletlerimizi alıp Figen&#8217;i servisle yolladıktan sonra, Figen&#8217;in bisikletini okula götürmesi için bir arkadaşımızı ikna ettik. Okula gidiş yolu tam aksine yokuş aşağı olduğu için nadiren pedal çeviriyorduk. İstanbul&#8217;da tam olarak böyle bir hayat istiyorum. Çok şey mi istiyorum!</p>
<p>Bisikletlerle gittiğimiz için derse geç kalacağımızdan korkuyorduk ama korktuğumuz başımıza gelmedi. Müthiş bir yolculuğun ardından sınıfa girdiğimde, sınıfımızın boş olduğunu gördüm. Film izleme sınıfındaydı herkes. Çok sevdiğim bir filmi, &#8216;L.A.Confident&#8217;i bir kez de İngilizce altyazılı izledim. <img class="alignleft size-medium wp-image-1414" title="movie" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/04/movie-300x216.jpg" alt="" width="300" height="216" />Bir gün, bu şekilde izlediğim filmleri tamamiyle anlamak umuduyla.. Derste herkes notlar alıyordu, bense ne yaptıklarına anlam veremeden sadece filmi izliyordum. Filmin ardından filmi tartışmaya başladık. Herkes elindeki kağıtlarda mevcut, bilmediği kelimeleri ortaya döküyor, hep birlikte onlar üzerinden tartışıyorduk. Ağırlıklı olarak bizim bir üst seviyemizin bulunduğu bir sınıftı, onlarla ortak bir ders faydalı olmuş, iyi hissettirmişti.</p>
<p><strong><em>at bu ne yapacağı belli olmaz</em></strong></p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1424" title="Atlar" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/04/Atlar.jpg" alt="" width="600" height="441" />Dersin ardından yeni aktivitemizin ata binmek olduğunu öğrendik. Ata binmek deyince aklımıza, yuvarlak bir alan, atın yularını eliyle kavramış eğitmenle birlikte atılacak birkaç tur gelmişti. Ama ata bineceğimiz mekana gidince o yuvarlak alanı görememekle başladı her şey ve &#8216;ata nerede bineceğiz&#8217; sorusuna verilen &#8216;ormanda&#8217; cevabıyla son buldu. Atlara karşı bu zamana kadar hep sempatim vardı ama bu kadar yakın olmak farklı hissettiriyormuş. Öncü ata Dilek seçildi, onu takip edecek ata ben, ardından Figen derken yavaş yavaş hepimiz atlara bindiriliyorduk ki birden bir atın şahlanışına, üzerine  yeni binmiş bir arkadaşı üzerinden atışına şahit olduk. <img class="size-full wp-image-1426 alignleft" title="AtZ" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/04/AtZ-.jpg" alt="" width="400" height="251" />Atın üzerindeyken bu ana tanıklık etmek pek hoş olmamıştı benim için, korkuyor ama belli etmemeye çalışıyordum. Hazırlıkların tamamlanmasının ardından Dilek&#8217;in öncü atı Gülcan, ormana daldı. Benim atım Songül de peşinden, Figen&#8217;in atı Gizem de bizim peşimizden.. &#8216;Güzel kızım, Songül&#8217;üm uslu ol emi&#8217; yakarışlarıyla başladığım yolculukta, korktuğumu gizlemeye çalışıyordum da nafile. Attan düşen arkadaş nasıl bir cesarete sahipse yine aynı ata binip eşlik etti bize. Atı Polat, sürekli bize yakın bir yerden gidiyordu. Ya Dilek&#8217;le benim aramda, ya da Figen&#8217;le.. Ondan her an bir atraksiyon beklediğim için yolculuk benim için müthiş gergin geçiyordu. Benim Songül bulduğu her ağaca yanaşıp kendini kaşımak istiyordu. Eğitmenler &#8216;izin verme yularını çek&#8217; diyorlardı ama yularını ufacık çeksem sanki şaha kalkacak sanıyordum.  Dereye vardığımızda, Dilek&#8217;in öncü atı sudan korkmuş olsa gerek ki yolunu değiştirip ormana daldı. Bu tip durumlarda başına ne geleceğini kestiremiyor olmak çok geriyor insanı. <img class="alignright size-full wp-image-1428" title="Trekking" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/04/Trekking.jpg" alt="" width="400" height="256" />Mecburen dereyi ilk geçen biz olduk ve Dilek&#8217;in atı tekrar hizaya sokuldu. Uyuz atım ağaçta kaşınmaya devam ediyordu, Songül&#8217;ün kaşınmalarından sıkıldığım bir anda biraz yularına asılınca o da bana haddimi bildirmek istedi ve koşmaya başladı. Bacağım atla ağaç arasında sıkışınca canım çok yandı. İnmeye karar verdim. Daha yolun yarısı bitmişti ama ben ata olan kızgınlığımla indim. Figen ve Muhammed atları değiştirmeyi teklif ettiler ama o kadar canım yanıp sinirlenmiştim ki at yüzü görmek istemiyordum. Trekking yapmayı tercih ettim. Atların hızına yetişmek zordu ama başardım. Figen&#8217;in atı uysaldı ama o da sürekli Traccy&#8217;nin atıyla birlikte olmak istediğinden, birbirlerinin dibinden ayrılmıyorlardı. Sonunda, Ölüdeniz&#8217;in arkamızda kaldığı muhteşem manzarası olan bir tepede mola verip biraz dinlendik, tabii gördüğümüz dağ kekiklerini de toplamadan duramadık. Molanın ardından Dilek de trekking kısmında bana eşlik etmeye karar vermişti. O da aynı ben gibi hoşlanmamıştı atlardan ama Figen&#8217;in keyfi yerindeydi. Ata binmeyi çok sevmişti. Biz de bütün dönüş yolumuzu yürümek zorunda kaldık, atlarımız ise boş giderek olayın sefasını sürdüler. Neyse ki kazasız belasız, bir yolculuk tamamlanmıştı. Sanırım artık atlara bakış açım tamamen değişti. &#8216;sizi uzaktan sevmek aşkların en güzeli&#8217; diyerek at yolculuğumuzu sonlandırdım.</p>
<p>Okulun son günleri gelip çatmıştı. İki hafta gibi kısa bir sürede ingilizceyi bu kadar yoğun kullanacağım aklıma gelmemişti. Farklı ülkelerden gelen öğrencilerle kaynaşabilmenin tek yolu ingilizce konuşmaktı. O yüzden ister istemez her anımız ingilizce konuşmaya çalışmakla geçiyordu. Konuşmaya başlamadan önce hissettiğimiz o korkunun kaybolduğunu gördük..<br />
Bu kadar çabanın ardından, mezun olma vakti gelmişti..</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter  wp-image-1430" title="sertifika" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/04/sertifika.jpg" alt="" width="600" height="399" /></p>
<p style="text-align: center;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/2012/04/23/im-academy.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

