<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kayıp ruh</title>
	<atom:link href="http://kayipruh.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kayipruh.com</link>
	<description>zeynep geçgin</description>
	<lastBuildDate>Thu, 23 Feb 2012 14:41:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Rumeli Hisarı&#8217;nda Masalsı Bir Aşk Hikayesi!</title>
		<link>http://kayipruh.com/rumeli-hisarinda-masalsi-bir-ask-hikayesi/</link>
		<comments>http://kayipruh.com/rumeli-hisarinda-masalsi-bir-ask-hikayesi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 13:32:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=924</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Eski aşklar Yeşilçam&#8217;da kaldı&#8221; lafı klişe olmaya yüz tutmuşken, fırtınalı sevdalar, çekişmeli ilişkiler günümüzde hem magazin basınında hem de yakın çevremizde -buna kendimiz de dahil- karşımıza bolca çıkıyor. Sevgilimizi elimizden almak isteyen dış mihraplar yoğun şekilde çalışırken bize de biricik aşklarımızı elimizde tutmak için yapmamız gereken çok iş düşüyor. Bu konuya nereden geldiğimi açıklıyorum! 8&#215;4 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Eski aşklar Yeşilçam&#8217;da kaldı&#8221; lafı klişe olmaya yüz tutmuşken, fırtınalı sevdalar, çekişmeli ilişkiler günümüzde hem magazin basınında hem de yakın çevremizde -buna kendimiz de dahil- karşımıza bolca çıkıyor. Sevgilimizi elimizden almak isteyen dış mihraplar yoğun şekilde çalışırken bize de biricik aşklarımızı elimizde tutmak için yapmamız gereken çok iş düşüyor. Bu konuya nereden geldiğimi açıklıyorum!</p>
<p><iframe src="http://player.vimeo.com/video/37133072?title=0&#038;byline=0&#038;portrait=0&#038;autoplay=1" width="400" height="225" frameborder="0" webkitAllowFullScreen mozallowfullscreen allowFullScreen></iframe><br />
8&#215;4 yeni deodorantları Beauty ve Beast için muhteşem bir project mapping uygulaması daha yapmış. Gösterinin hikayesi kısaca şöyle: romantik bir aşk hikayesi kötü niyetli bir ejderhanın tehdidi altına giriyor. Kahraman erkeğimiz çekici kokusunun da yardımıyla güzel kızı kurtarıyor ve hikaye mutlu bir şekilde sona eriyor.</p>
<p>8&#215;4 dünyasını Facebook&#8217;tan takip etmek isteyenler; <a target="_blank" href="http://www.facebook.com/8x4Turkiye" target="_blank">http://www.facebook.com/8x4Turkiye</a></p>
<p><span style="font-size:80%">Bir <a  href="http://www.bumads.com.tr?clientid=82edbbdb-f258-453e-b29b-3d388d7bf1da&#038;offerid=104" title="bumads" target="_blank" rel="nofollow">bumads</a> advertorial içeriğidir.</span><br />
<script type='text/javascript'>ad_client = '82edbbdb-f258-453e-b29b-3d388d7bf1da';ad_offer ='104';</script><script type='text/javascript' src='http://sayac.bumads.com.tr/showads.js'></script>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fkayipruh.com%2Frumeli-hisarinda-masalsi-bir-ask-hikayesi%2F&amp;title=Rumeli%20Hisar%C4%B1%26%238217%3Bnda%20Masals%C4%B1%20Bir%20A%C5%9Fk%20Hikayesi%21" id="wpa2a_2"><img src="http://kayipruh.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/rumeli-hisarinda-masalsi-bir-ask-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>eskici</title>
		<link>http://kayipruh.com/eskici/</link>
		<comments>http://kayipruh.com/eskici/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 11:18:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[eski günler]]></category>
		<category><![CDATA[eskici]]></category>
		<category><![CDATA[eskiye özlem]]></category>
		<category><![CDATA[kalabalık aile]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu aile]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=918</guid>
		<description><![CDATA[Şehrin kendini kardan arındırıp, güneşi sunduğu bir anda, kemiklerini ısıtışının tadını çıkarırken karşılaştı eskiciyle.. Belirli aralıklarla tekrarlanan, donuk sesin o denli duygu yükleyeceğini tahmin etmezdi. Belki de o donuk sesten ziyade, el arabasında taşıdığı o tüplü televizyondu her şeyin sebebi.. Odalarında, koltuğa sığamayanlar olarak yere kurulup, küçücük ekrana uzun uzun bakışlarını hatırladı, nasıl heyecanlandığını.. Ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/02/Family_Portrait_Feet-by-mark-duffy.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-919" title="Family_Portrait_Feet by mark duffy" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/02/Family_Portrait_Feet-by-mark-duffy.jpg" alt="" width="807" height="492" /></a></p>
<p>Şehrin kendini kardan arındırıp, güneşi sunduğu bir anda, kemiklerini ısıtışının tadını çıkarırken karşılaştı eskiciyle.. Belirli aralıklarla tekrarlanan, donuk sesin o denli duygu yükleyeceğini tahmin etmezdi. Belki de o donuk sesten ziyade, el arabasında taşıdığı o tüplü televizyondu her şeyin sebebi..</p>
<p>Odalarında, koltuğa sığamayanlar olarak yere kurulup, küçücük ekrana uzun uzun bakışlarını hatırladı, nasıl heyecanlandığını.. Ve o kalabalıktaki sıcaklığı.. Belki şimdi koca ekran karşısında tek başına olduğu için ısınamıyordu, gözü diğerlerini aradı..</p>
<p>Sofrada yangından mal kaçırırcasına tükettikleri yemeklerin son parçasına dokunamayıp diğerlerine bırakırken, hepsinin zihninden geçen&#8217; hepsi doymuş olsa da bana kalsa&#8217; cümlesini anımsadı ve hiç tüketilemeyen o son parçayı..<br />
Tam o an yine aynı ses &#8216;eskiciiii&#8217; diye bağırdığında, sesindeki donuk ifadenin ete kemiğe büründüğünü hissetti burnunun direkleri sızlayarak.. Eskicinin bile eskide kaldığından eminken, nerden çıkıp geldiğini anlamaya çalıştı bu zamansız misafirin.. Zamansızlık içinde kaybolmuşken, yolunu bulması epeyce vaktini aldı.. Eski küçük evlerinde, kardeşiyle paylaşamadığı oyuncaklar için kavgalarını hatırladı, ne kadar şanslı olduğunu fark ederek.. Her şeyin bir duygusu vardı eskiden, şimdiki çocuklardaki duygusuzluğu görünce hissettiği..</p>
<p>Aldığı çikolatanın bir parçasını, kardeşine getirmek için sakladığı montundan düşüren ablalarını anımsadı.. Nedense hemen ardından da babasının hazırladığı reçelli ekmekleri.. Birden burnunda tüttü, yılbaşı için hazırlanan tavuğun, ocakta tütsülenen tüylerinin kokusu..</p>
<p>&#8216;Eskiciiii&#8217; .. Ses artık duyulamayacak kadar uzaklaşmıştı. Koşup geri getirebilmek istedi adamı, anılarını geri getirebilmek adına.. Ama durup hatırlamaya çalışsa da dokunamayacağı  kadar uzağındaydı her şey..</p>
<p><em>foto: family portrait feet by Mark Duffy</em>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fkayipruh.com%2Feskici%2F&amp;title=eskici" id="wpa2a_4"><img src="http://kayipruh.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/eskici/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>yan etki</title>
		<link>http://kayipruh.com/yan-etki/</link>
		<comments>http://kayipruh.com/yan-etki/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2012 19:08:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[dayanak]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[huzur]]></category>
		<category><![CDATA[Manuel Barca]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[sevgililer günü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=894</guid>
		<description><![CDATA[Tam da her şeyden ümidi kesmişken çıktın karşıma , bir şeyleri kanıtlamak istercesine.. Susup izledim.. İnanamadım bir süre.. Alıştığımın aksine, kendime öğrettiğimin çok dışındaydı bir çok şey algılayamadım, saçmaladım defalarca.. Sense benim tam tersime, nasıl ürkek bir oyuncu olduğumu kavrayıp, kurallar konusunda bocalayışlarımı izlerken, oyundan saf dışı bırakılmamı engelleyip, elime tutuşturuverdin klavuzu.. İnanamadım.. Özünde bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/02/4-3.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-895" title="4 (3)" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/02/4-3.jpg" alt="" width="700" height="490" /></a></p>
<p>Tam da her şeyden ümidi kesmişken çıktın karşıma , bir şeyleri kanıtlamak istercesine.. Susup izledim.. İnanamadım bir süre.. Alıştığımın aksine, kendime öğrettiğimin çok dışındaydı bir çok şey algılayamadım, saçmaladım defalarca.. Sense benim tam tersime, nasıl ürkek bir oyuncu olduğumu kavrayıp, kurallar konusunda bocalayışlarımı izlerken, oyundan saf dışı bırakılmamı engelleyip, elime tutuşturuverdin klavuzu.. İnanamadım..</p>
<p>Özünde bir yerde bir kötülük çıkmalı artık, canım yanmalıydı. Alıştığımı yaşamayı bekledim, olmadı.. Derinlerde gizlenmiş bir çocuk gördüm, ağladım.. Hiç kirlenmemiş, tertemiz.. &#8216;İnsan bu kadar temiz olabilmeli&#8217; dedim..</p>
<p>Hayattan bekleyemeyeceğim, istemeyi bile çok gördüğüm şeyler, paketlenmiş olarak kapıma geldiğinde, sahip olduklarımı görüp, inanamadım.. Bu hediyeye ilk kez sahip olmanın yarattığı korkuyla saçmaladım, kırdım, döktüm.. Kafamı kaldırıp korkuyla baktığımda, sapasağlam bir adam gördüm..</p>
<p>Bana inat, içimde bir şeyleri öğrenmeye direnen inatçı kıza inat, öyle çok sevdin, öyle sevdirdin ki, yan etkisi ağır ilaçlar gibi ne kullanmaktan vazgeçebildim, ne dinginliğe erebildim..</p>
<p>Bu koca şeyi yaşarken bir tek şey bildim.. Seni çok sevdim ama en çok da o koca yüreğini adam..</p>
<p><em>foto: amor aeternus by Manuel Barca</em>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fkayipruh.com%2Fyan-etki%2F&amp;title=yan%20etki" id="wpa2a_6"><img src="http://kayipruh.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/yan-etki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>tecavüzcümüz cahilliğimiz</title>
		<link>http://kayipruh.com/tecavuzcumuz-cahilligimiz/</link>
		<comments>http://kayipruh.com/tecavuzcumuz-cahilligimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 12:54:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[dokunan yanar]]></category>
		<category><![CDATA[babası tarafından satılan kız]]></category>
		<category><![CDATA[cahillik]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk tacizi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk tecavüz]]></category>
		<category><![CDATA[ilgisiz aile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgisizlik]]></category>
		<category><![CDATA[para karşılığı satılmak]]></category>
		<category><![CDATA[tecavüz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=870</guid>
		<description><![CDATA[Küçük kızın yalnızlığı öyle büyüktü ki, kendini aşan, ömrüne sığdıramayacak acıları yaşarken, karşısına geçip paylaşabileceği bir tek kişi bulamamasına mı içerlesin, çocuğunu sinek ısırsa acısını hissedebilecek anne denen o kutsal varlığın hiçbir şeyini farketmemesine mi..Yoksa,&#8217;Bir tane değil ki hangi biriyle ilgileneyim&#8217; bakış açısına mı.. Karar veremiyor sadece kafasını önüne eğip susuyordu. Küçük kız, en çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/02/riding_aways_from_you_by_tonysandoval-d4daxti.jpg"><img class="wp-image-871 aligncenter" title="riding_aways_from_you_by_tonysandoval-d4daxti" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/02/riding_aways_from_you_by_tonysandoval-d4daxti.jpg" alt="" width="567" height="502" /></a></p>
<p>Küçük kızın yalnızlığı öyle büyüktü ki, kendini aşan, ömrüne sığdıramayacak acıları yaşarken, karşısına geçip paylaşabileceği bir tek kişi bulamamasına mı içerlesin, çocuğunu sinek ısırsa acısını hissedebilecek anne denen o kutsal varlığın hiçbir şeyini farketmemesine mi..Yoksa,&#8217;Bir tane değil ki hangi biriyle ilgileneyim&#8217; bakış açısına mı.. Karar veremiyor sadece kafasını önüne eğip susuyordu.</p>
<p>Küçük kız, en çok kalabalık içinde yalnız hissederdi kendini ve hak ettiklerini fark edemez susardı bilinçsiz.. Haklı görüp anlayış gösterirdi gençliğini bitiren zihniyete.. Anlatamadıklarını içine atıp, kuşlarla konuşabilirdi yalnız, bir de derste maruz kaldığı şeyin tecavüz olduğunu öğreten öğretmeniyle..</p>
<p>Cahilliğe sığınıp vicdanını temizlemeye çalışırdı baba, kızını gecenin vakti koca bir adamla yollarken.. Nereye gittiğiyle ilgilenmezdi işine gelmediğinden. Onca derdin içinde bir de küçük kızıyla uğraşmak, anlamsız, gereksiz ve..<br />
Öldürücüydü.. Kimse fark etmedi..<br />
Küçük kızın hayatını bitiren, o iğrenç tecavüzcüsü değil, gecenin bir vakti adamın yanına takıp onu yollayan, cahilliğe sığınıp, affedileceğini sanan babasıydı.. En çok, içi kanarken acısı yüzüne yansımamış olması imkansız olan kızının yanına gelip, elini tutmayan, &#8216;neyin var kızım&#8217; demeyen annesiydi. &#8216;Vakit mi vardı ilgilenecek&#8217; savunmasına sığınan..</p>
<p>Bu kız öyle çaresiz ki şimdi onları aklamanın peşinde. Kendi gözyaşları içine akarken &#8216;artık babamı ağlatmayın&#8217; haykırışlarında.. Ama insanın içini parçalayan, asıl ona gerçek acıyı yaşatanları fark ettiğinde yaşayacak olması yıkımı..</p>
<p>*Babasının sattığı iddia edilen, tecavüze uğrayan Eda&#8217;nın hikayesi..</p>
<p><em>resim: riding aways from you by Tony Sandoval</em>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fkayipruh.com%2Ftecavuzcumuz-cahilligimiz%2F&amp;title=tecav%C3%BCzc%C3%BCm%C3%BCz%20cahilli%C4%9Fimiz" id="wpa2a_8"><img src="http://kayipruh.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/tecavuzcumuz-cahilligimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>günce 1- olomouc</title>
		<link>http://kayipruh.com/gunce-1-budapeste/</link>
		<comments>http://kayipruh.com/gunce-1-budapeste/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 13:31:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZMEK GÜZEL ŞEY]]></category>
		<category><![CDATA[budapeşte]]></category>
		<category><![CDATA[çek]]></category>
		<category><![CDATA[çek halkı]]></category>
		<category><![CDATA[gezi yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[olomouc]]></category>
		<category><![CDATA[yurtta kalmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=787</guid>
		<description><![CDATA[&#160; &#160; foto:olomouc by zeynep geçgin İlk yurt dışı deneyimim olduğundan, içimde tarif edilemez bir heyecan var.. Prag- Budapeşte- Viyana turunun tek müsebbibi, Çek&#8217;in Olomouc şehrinde Erasmus programında olan Sinem&#8217;di. Peki peki Gizem&#8217;in ısrarlarını da yadsımayacağım ve bu yolculuk için gereken bütün devlet daireleriyle haşır neşirlik ve koşturmacalar konusundaki emeklerini de .. Sanırım bu turun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/02/prag.png" alt="" width="550" height="413" /><em>foto:olomouc by zeynep geçgin</em></p>
<p>İlk yurt dışı deneyimim olduğundan, içimde tarif edilemez bir heyecan var.. Prag- Budapeşte- Viyana turunun tek müsebbibi, Çek&#8217;in Olomouc şehrinde Erasmus programında olan Sinem&#8217;di. Peki peki Gizem&#8217;in ısrarlarını da yadsımayacağım ve bu yolculuk için gereken bütün devlet daireleriyle haşır neşirlik ve koşturmacalar konusundaki emeklerini de .. Sanırım bu turun en ballısı bendim, her şeyin hazırına konan. Eeee dostlar ne için vardı..</p>
<p>İlk olarak Sinem&#8217;in okuduğu Olomouc şehrine uğrayıp bir gece kaldıktan sonra Sinem&#8217;i de yanımıza katarak, ilk durağımız olan Budapeşte&#8217;ye hareket edeceğiz.<br />
Yolculuğa çıkmadan önce, gideceğimiz hiçbir yerle ilgili bilgi almadım. Göreceğim her yeni şey bana sürpriz olsun istedim. Tam da bunun üzerine Olomouc koca bir sürpriz sundu bana. Okulların olduğu, çok da bir özelliği olmayan bir şehir beklerken küçük Prag&#8217;la karşılaştım. -insanlar böyle diyor Olomouc için -<br />
Şehir çok boş ve sessizdi. En çok bu özelliğini sevdim. Hatta o kadar boştu ki eğlenmek için gitiğimiz bardan boş olduğu için çıkartılacak kadar..</p>
<p><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/02/Zeynep-yerde-yatakta.png"><img class="alignright size-medium wp-image-825" title="Zeynep yerde yatakta" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/02/Zeynep-yerde-yatakta-300x225.png" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>Öğrenci modunda başladığımız turda olabildiğince ekstra masraflardan kaçınmaya çalışıyoruz. Bunun için ilk adım,Sinem&#8217;in yurdunda kaçak olarak kalmak <img src='http://kayipruh.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Gizem&#8217;le  Sinem, Sinem&#8217;in yatağını paylaşırken, bana yerde uyku tulumunda yatmak düştü. Yer seçmediğim için hiçbir zorluk yaşamayıp, bu durumu eğlenceye çevirdim.</p>
<p>Ertesi sabah, Budpeşte&#8217;ye gitmek için, sabahın beşinde çalan saatlere küfrederken, onlara yenik düşüp, buz gibi bir Olomouc gününe uyandık. Zaten sessiz bir şehirde, sabahın altısında, üç kızın bavullarının çıkardığı sesler, hafızalara kazınacak cinstendi.. Tramvaydan inip, otobüs garına geldiğimizde, 20 dakika  bekleyeceğimizi öğrenmiş olmamız, bu dondurucu soğukta bizim için tam bir fiyaskoydu.Hemen orada bulunan bekleme salonuna girdik. Ortam, düşünülüp tasarlanmış film sahnelerine taş çıkarırdı. Sıra sıra dizilmiş banklarda oturan herkes uyukluyordu. Bizlere eşlik eden horlama sesinin sahibi amca, kendini sahnenin en önemli karakteri ilan etmişti belli ki. Tabi diğerlerinden rol çalmasında, ara sıra kendi kendine çalışmaya başlayan oyuncak makinesinin hemen yanında uyuklamasının etkisi yadsınamazdı. Horlama sesine karışan, canı sıkıldıkça çalışıp, oyuncaklar arasında şöyle bir tur atan metal kolun sesiyle, 20 dakikanın nasıl geçtiğini anlamadık bile. Tekrar buza kesmiş havaya karışmak, hiç hoş değildi ama yapacak başka bir şey de yoktu. Sonunda otobüse bindik. Çay tiryakisi olmanın oluşturduğu arzuyla, &#8216;ne istersiniz&#8217; sorusuna düşünmeksizin verdiğim &#8216;çay&#8217; cevabının, beni hüsrana uğratacağı hiç aklıma gelmezdi. Gelen şey çay dışında her şeye benziyordu. Bir yudumun ardından, yolda sallandıkça üzerime dökülmekten başka hiçbir işe yaramadı. Bu otobüs yolculuğumuzun sonlanmasıyla, Budapeşte&#8217;ye gitmek için bineceğimiz diğer otobüsün gelmesine  bir saatten fazla bir süre olduğunu öğrendik.</p>
<p><br class="rw-delete-file" title="Delete this image" /><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/02/eldecanta2.png"><img class="alignleft size-full wp-image-840" title="eldecanta2" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/02/eldecanta2.png" alt="" width="250" height="493" /></a>Donarak ölmek istemediğimiz için hemen bir kafeye attık kendimizi ve sıcak bir şeyler ısmarladık. Sinem, uykusuz olduğu için kahvesini içtikten sonra kafasını masaya yaslayarak kestirmeyi umduğu anda, garson kız tepemizde belirdi. &#8216;burada uyuyamaz&#8217; dedi. O an Sinem&#8217;in yüzündeki şaşkınlık ifadesini anlatabilmem mümkün değil <img src='http://kayipruh.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  &#8216;Uyumuyordum ki&#8217; diye kendini savununca, kız da &#8216;ama kafan masanın üzerindeydi&#8217; dedi. Bir süre, bu olayın şaşkınlığını atlatamasak da ardından saatlerce güldük.. sanırım bavullarımızı görünce bizi evsiz sandı. Sinem ise en çok evsiz muamelesi görmesine bozuldu. Çek halkı suratsız ve sert gözüküyorlar ya da bizim rastladıklarımızın hepsi arızalı.. Çekten Slovakya ve oradan Macaristan&#8217;a geçmemiz toplam beş saat sürdü. Bu kadar kısa sürede iki ülke geçmek garip bir duyguydu ama daha da garibi, Çek&#8217;ten Macaristan&#8217;a 32tl gibi bir fiyata geçmekti. Evett Budapeşte&#8217;deki hostelimize yerleştik. Kafamda hostelleri hep yıkık dökük ve sakat yerler diye düşünüyorken ilk hostel deneyimim bu düşüncemi yok edeceğe benziyor. Bakalım en azından öyle umuyorum&#8230;</p>
<p>&nbsp;
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fkayipruh.com%2Fgunce-1-budapeste%2F&amp;title=g%C3%BCnce%201-%20olomouc" id="wpa2a_10"><img src="http://kayipruh.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/gunce-1-budapeste/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>paranoya</title>
		<link>http://kayipruh.com/paranoya/</link>
		<comments>http://kayipruh.com/paranoya/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 22:52:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[HİKAYELER]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hayatın içinden]]></category>
		<category><![CDATA[işkenceci]]></category>
		<category><![CDATA[paranoya]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış algı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kayipruh.com/?p=745</guid>
		<description><![CDATA[&#160; &#160; Acıyla açtığı gözü, küçücük bir aralıktan sızan ışığa kilitlendi.. Duyduğu acının sebebini anlayamasa da bir şeylerin yolunda gitmediğinin farkındaydı.. &#8216;Neredeydi&#8217; .. Hiçbir şeyi hatırlayamıyor olması, tedirginliğini arttırdığından, buna bir son vermek adına hareket etmeye çalıştı.. Bacaklarının üzerinde ne olduğunu anlayamadığı yüklerden ötürü kıpırdayamadı. Sinirinden kolunu çekiştirince, bir kaç taşı yerinden oynattığını farketmesiyle, tedirginliğinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li id="item_747"><img src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/01/basic-emotions-by-Andrei-Graph1.jpeg" alt="" /></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>Acıyla açtığı gözü, küçücük bir aralıktan sızan ışığa kilitlendi.. Duyduğu acının sebebini anlayamasa da bir şeylerin yolunda gitmediğinin farkındaydı.. &#8216;Neredeydi&#8217; .. Hiçbir şeyi hatırlayamıyor olması, tedirginliğini arttırdığından, buna bir son vermek adına hareket etmeye çalıştı.. Bacaklarının üzerinde ne olduğunu anlayamadığı yüklerden ötürü kıpırdayamadı. Sinirinden kolunu çekiştirince, bir kaç taşı yerinden oynattığını farketmesiyle, tedirginliğinin artması aynı ana denk geldi..</p>
<p>Küçücük aralıktan sızan ışığın ara sıra kayboluşu, yakında bir yerlerde hareket eden insanlar olduğu hissine kapılmasına sebep oldu. Çığlık atacak oldu. Yuttuğu tozlardan olsa gerek kendine bile duyuramadığı bir çığlığı boşa sallayıverdi.. İşte tam o sırada, sanki havada asılı kalan çığlık yerine ulaşmışcasına, kendisine yaklaşan ayak sesleri yankılanmaya başladı boşlukta. Ne topuklu bir ayakkabı zerafeti, ne de terlik hafifliği.. Hayal dünyasını canlandıran, kaba saba bir bot sahibi olmalıydı. Adımlar yaklaştı, yaklaştı ve çok yakınlarda bir yerde yine aynı sessizliğe dönüştü. Kötü bir şeyler olacağından emindi.. Bu koşullar altında iyi bir gelişme mucize olurdu, hiç olmamıştı..</p>
<p>Nefes alabilmek adına yutkunduğunda, tozların tadını bir kez daha özümsemiş olmasının en lezzetli deneyimi olmadığını anımsadı. Sağ bacağına, birden nereden geldiğini anlaması mümkün olmayan bir ağırlık düştü. Canı öylesine yandı ki kıpırdayamadı bile, ısırdığı dudağından gelen kanı emerken, kurumuş ağzındaki toz tadından kurtulabilmeyi umdu..<br />
Bir işkencenin ortasında, buna sebep olacak ne yaptığını düşünmeye başladı, kapanan gözlerine inat, uyanık kalmaya çalışarak.. İzlediği filmin etkisinde, bir yerleri açık kalarak daldığı uykusunda olduğuna inandırmaya çalışırken kendini, hissettiği acının gerçekliğini fark etti..<br />
Dışarıda onu bekleyen işkencecilerini tahmin etmeye koyuldu. Uzun bir liste yapacağını düşünürken, ölüm iyiliğinden olsa gerek zar zor bir kaç isim sıralayabildi. Dışarıdaki uğultudan, başına nasıl bir işkence geleceğini kestiremedi, düşünse de nasıl bir işkenceden geçtiğini hatırlayamayışı gibi..<br />
Tam ışığın sızdığı yerde, bir şeylerin eşelendiğini fark etti, sonunun geldiğini düşünerek.. &#8216;kötü bir şey yapmış olmalıyım bunu hak edecek&#8217; diye düşünürken, son kez okkalı bir nefes çekmek istedi, beceremedi.. Becerebilseydi, güzel anıları düşünerek sonlandıracaktı bu son anı.. Tam o an bir el belirdi. Gözlerini kapayıp teslim etti kendisini.. &#8216;buraya kadarmış her şey&#8217; derken, o el kavrayıp çekmeye başladı aydınlığa..<br />
&#8216;tüm hazırlıklar boşa mıydı&#8217; diye düşündü &#8216;ölmüyor muyuz yani şimdi&#8217; ..<br />
Takip edemediği bir hızda gelişti her şey. Yıkık bir alanda, cehennem kalabalığının ortasında, ona dikilmiş umut dolu gözlerle karşılaşınca, düşündüğü her şeyin içi boşaldı. Nefes almayı tekrar denedi ama dolmuş ciğerleri bir kez daha reddetti bu isteği..<br />
Her şeyi geri sarmalıydı.. Küçücük bir ışıktan uzanan eli işkencecisi yapan algısıyla oturup hesaplaşma vakti gelmişti..</p>
<p><em>foto: basic emotions by Andrei Graph</em>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fkayipruh.com%2Fparanoya%2F&amp;title=paranoya" id="wpa2a_12"><img src="http://kayipruh.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/paranoya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>hatırlanacak bir anı kalsın</title>
		<link>http://kayipruh.com/hatirlanacak-bir-ani-kalsin/</link>
		<comments>http://kayipruh.com/hatirlanacak-bir-ani-kalsin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 20:15:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[FİLM ÖYKÜLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[a moment to remember]]></category>
		<category><![CDATA[a moment to remember film analizi]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[anıları unutmak]]></category>
		<category><![CDATA[film analizi]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hayatın içinden]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[unutma hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[unutmak]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zeynepgecgin.wordpress.com/?p=624</guid>
		<description><![CDATA[Eline tutuşturduğu biletle beklediği tren garında, hiç yaşamamış olmayı dilediği o anı unutmak için, günlerce yaptığı tek şey, geçmişi unutabilmek adına yalvarmak oldu.. Tam geçmişi unutabilmesi en büyük mucizesi olmuşken, mucizenin sinsi zehri yavaş yavaş temas etmeye başladı vücuduna.. &#8216;Anılar olmadan ruh olmaz&#8217; demişti, hayatın sunduğu yeni hediyesine bakarken.. Kötü hiçbir anıları olmadığından, hepsini sonsuza [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/01/movie_a_moment_to_remember.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-625" title="movie_a_moment_to_remember" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/01/movie_a_moment_to_remember.jpg" alt="" width="500" height="262" /></a></p>
<p>Eline tutuşturduğu biletle beklediği tren garında, hiç yaşamamış olmayı dilediği o anı unutmak için, günlerce yaptığı tek şey, geçmişi unutabilmek adına yalvarmak oldu.. Tam geçmişi unutabilmesi en büyük mucizesi olmuşken, mucizenin sinsi zehri yavaş yavaş temas etmeye başladı vücuduna..</p>
<p>&#8216;Anılar olmadan ruh olmaz&#8217; demişti, hayatın sunduğu yeni hediyesine bakarken.. Kötü hiçbir anıları olmadığından, hepsini sonsuza dek hatırlanacaklar listesine eklemişti, her şey isteği doğrultuda gerçekleşecek zannederek.. Bir gün, bir hastalık beynine bir silgi yerleştirip, tüm anıları silmeye başladığında, hangilerini silip, hangilerine dokunmaması gerektiğini öğretemedi bir türlü.. Sinsi bir düşman gibi, ince ince yok etmeye kararlıydı tüm anıları..</p>
<p>En sevdiği adama bakıp hiçbir şey hissedememek, fotoğraflarda kendisini görüp, anılarında kaybolmak tarifsiz bir yenilgiydi onun için..</p>
<p>Kokuların her zaman bir tanımı vardı onda. Bir koku, onu yıllar öncesine götürür, uzun bir yolculuğa çıkmasını sağlardı.. Oysa bu kez, onu geçmiş yıllara götürüp öylece sahipsiz bıraktığında, hiçbir anı bulamadı eşlik edecek, yaklaşıp dokunabilecek..</p>
<p>Bomboş karalama defterinde her şey tanımsızlaşırken, çok uzaklarda kalmış bir anı, ruh bulabilir miydi beklenmedik bir anda ve yıllarca beklediği cümleyi duyduğunda tamamlanmış hisseder miydi kendisini ?</p>
<p><span style="color: #993300;"><em>foto: &#8216;a moment to remember&#8217; filminden</em></span></p>
<p>&nbsp;
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fkayipruh.com%2Fhatirlanacak-bir-ani-kalsin%2F&amp;title=hat%C4%B1rlanacak%20bir%20an%C4%B1%20kals%C4%B1n" id="wpa2a_14"><img src="http://kayipruh.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/hatirlanacak-bir-ani-kalsin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>zamanda yolculuk</title>
		<link>http://kayipruh.com/zamanda-yolculuk/</link>
		<comments>http://kayipruh.com/zamanda-yolculuk/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jan 2012 09:10:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[HİKAYELER]]></category>
		<category><![CDATA[affetmek]]></category>
		<category><![CDATA[deneme]]></category>
		<category><![CDATA[denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[garip sesler]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hayatın içinden]]></category>
		<category><![CDATA[kar yağması]]></category>
		<category><![CDATA[karalama]]></category>
		<category><![CDATA[kendini eve hapsetmek]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[korkmak]]></category>
		<category><![CDATA[korku filmi]]></category>
		<category><![CDATA[lapa lapa]]></category>
		<category><![CDATA[mike stilkey]]></category>
		<category><![CDATA[tıkırtı]]></category>
		<category><![CDATA[yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zeynepgecgin.wordpress.com/?p=618</guid>
		<description><![CDATA[Gündüz vakti karanlık odasını aydınlatmak için perdesini araladığında, lapa lapa yağan karı izledi bir süre, şükran duyarak.. Öyle güzel bir zamanlamaydı ki.. Bu şehir uzun zaman sonra hazırlıksız yakalanmıştı ve teslim olmuştu yalnızlığa. &#8216;Hemen kendine pay çıkarma&#8217; diyecek oldu ama şuan elinden başka bir şey gelmiyordu.. Kendi başına eve kapanmak ağrına gittiğinden, bahaneler uydurmadaki yaratıcılığında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/01/slightly-all-the-time.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-619" title="slightly all the time" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/01/slightly-all-the-time.png" alt="" width="400" height="398" /></a></p>
<p>Gündüz vakti karanlık odasını aydınlatmak için perdesini araladığında, lapa lapa yağan karı izledi bir süre, şükran duyarak.. Öyle güzel bir zamanlamaydı ki.. Bu şehir uzun zaman sonra hazırlıksız yakalanmıştı ve teslim olmuştu yalnızlığa. &#8216;Hemen kendine pay çıkarma&#8217; diyecek oldu ama şuan elinden başka bir şey gelmiyordu.. Kendi başına eve kapanmak ağrına gittiğinden, bahaneler uydurmadaki yaratıcılığında problemler yaşadığı bir anda gelmişti kar, düşünmesine gerek kalmaksızın, onun gibi diğerlerini de evlerine hapsederek..</p>
<p>Akşamüstüne doğru uyandığından olsa gerek, bir gözü hala yapışıktı, açmak için uğraşmadı. Aynada gördüğü yaratık versiyonu hoşuna gitmişti. Bir süre onunla eğlendi.. Evde yiyecek bir şey yoktu, çayla yetinebilirdi. En sevdiği, koca bir demliği tek başına bitirmekti.. Bir süre sonra beynine yine ağrı saplandığında yüzü buruştu, bunca canını yakmasına fena içerliyor, karşısında kavga edecek birini bulamayıp, çaresiz susuyordu. Mutfakta, taşan suyun sesini duyup yerinden fırlayınca, koltuğun kenarındaki kumbarası yere düşüp parçalandı. Çocukluğundan beri içinde biriktirdiği metal paralar saçıldı etrafa, zaman sonra birçoğunun tedahülden kalktığını farkettiği.. Anlamsız anlamsız bir süre onlarla kuleler yaptı yıktı, yaptı.. Başka yapacak bir şey kalmadığı için.. Ve tek bir darbeyle koca kulelerin yıkılışını izledi..</p>
<p>Zamanın ilerlediğini, pencereden içeri ışık girmediğini farkedince anladı. Uzun zamandır saatin bir anlamı yoktu. Onun için, gündüz, akşamüstü ve gece vardı. Her biri günün farklı tonlarıydı sadece.. Elini telefonuna götürdü, düşünmeksizin ezbere çevirdiği sayılar üzerinde gezindi eli&#8230; Hemen meşgule verilmediğini duyunca, kalbi yerinden fırlayacakmış gibi hissetti, bu sefer açacaktı belki de.. &#8216;Affetti beni ve konuşmak istiyor&#8217; diye düşünürken, cevapsız çağrı olarak kayıtlara düştü bu kez.. Bu denli zor muydu kendini affettirmek ya da yaptığı hatalardan arınabilmek.. Hiç yapmamış olmayı diledi anlamsızca.. İzlediği, zamanda yolculuk filmlerini anımsayıp, geçmişe gidebilmeyi umdu, geleceğe dair tekbir şey düşünebilmek için.. Birden kapanan ışıklar, yolculuğun başladığı hissine kapılmasına sebep oldu.. Bir süre hareketsizce bekledi , gözlerini açtığında yine bildiği halı üzerinde aynı dört duvar içinde oturduğunu farkedince, bu rezilliğini kimse görmediği için mutlu oldu. Bütün gerekli ihtiyaçlar karşılanmış, ortamdan elektrik de alınmıştı, sese hiç ihtiyaç yokmuş gibi.. Böyle zamanlarda ev bambaşka bir  atmosfere bürünür, büyük bütçeli korku film stüdyolarına taş çıkarırdı.. Özellikle ses efektleri konusunda.. Bu konuda çok yaratıcı, görünmez bir ekiple çalıştığını düşünürdü.  Bugün de destekledi bu düşüncesini durup dururken mutfaktan gelen garip sesler.. İyice odaklanmış, o seslerin dünyasına dalıp, kendini korku filmlerinin korkak kahramanı ilan etmişken, merdivenden gelen ayak seslerini duydu.. &#8216;Kahraman bu saatten sonra hayatta kalamaz, heyy bu karakterin rolüne bir son versek artık&#8217; derken kapı çaldı.. Öylesine korkmuştu ki gülmeye başladı ama kapı sesi özel efektlerden biri değil, gerçekti.. Tüm cesaretini toplayıp, kapıya yöneldi. Kapıda, cep telefonundan yansıyan ışığın aydınlattığı, uzun siyah saçları tanıması vakit almadı. Şaskınlığından bir süre hareketsiz kalsa da saçlarından damlayan kar sularını farkedince, alelacele eve davet etti, onu affedebilmiş olmasına şaşırarak.. O an içini bi huzursuzluk kapladı.. Beklediği gelmişken, içini kemiren soruya takıldı. O kendisini affedebilecek miydi ?</p>
<p><span style="color: #993300;"><em>resim: slightly all the time by Mike Stilkey </em></span>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fkayipruh.com%2Fzamanda-yolculuk%2F&amp;title=zamanda%20yolculuk" id="wpa2a_16"><img src="http://kayipruh.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/zamanda-yolculuk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>korkusuz korkak</title>
		<link>http://kayipruh.com/korkusuz-korkak/</link>
		<comments>http://kayipruh.com/korkusuz-korkak/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Jan 2012 20:57:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[FİLM ÖYKÜLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[ait olma korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[bağlanma korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[breakfast at Tiffany's]]></category>
		<category><![CDATA[deneme]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hayatın içinden]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[özgür ruh]]></category>
		<category><![CDATA[Tiffany'de kahvaltı]]></category>
		<category><![CDATA[yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zeynepgecgin.wordpress.com/?p=594</guid>
		<description><![CDATA[Tüm vücudunu iplerle sarmaladıktan sonra, tırmandıkları yükseklikten kendisini aşağı bırakmasına izin vermelerini beklerken, kalbi yerinden fırlayacaktı sanki.Atlamaktan çok, titrediğini farketmelerinden korktuğu için boşluğa bıraktı kendisini. Suya dokunacak kadar yaklaştığını hissettiğinde gülümsedi ve içinden haykırdı &#8216;korkmuyorum&#8217;.. Hayatında kendine dair ne kadar korktuğu şey vardıysa o kadar cesur olmaya zorluyordu kendisini günlük hayatında. Yüzleşmeye tahammül edemediği tek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/01/breakfast-at-tiffanys.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-595" title="breakfast at tiffany's" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/01/breakfast-at-tiffanys.jpg" alt="" width="500" height="282" /></a></p>
<p>Tüm vücudunu iplerle sarmaladıktan sonra, tırmandıkları yükseklikten kendisini aşağı bırakmasına izin vermelerini beklerken, kalbi yerinden fırlayacaktı sanki.Atlamaktan çok, titrediğini farketmelerinden korktuğu için boşluğa bıraktı kendisini. Suya dokunacak kadar yaklaştığını hissettiğinde gülümsedi ve içinden haykırdı &#8216;korkmuyorum&#8217;..</p>
<p>Hayatında kendine dair ne kadar korktuğu şey vardıysa o kadar cesur olmaya zorluyordu kendisini günlük hayatında. Yüzleşmeye tahammül edemediği tek şey korkularıydı, yağmurlu bir günde kapısının önünde bulduğu kediye bir isim veremeyişinin sebebi de.. Onunla bir bağ kurması yalnızlığındandı, ikinci adıma asla geçmeyecekti, hiç geçmemişti..</p>
<p>Atladığı küçük bir detay vardı, yıllar sonra öğreneceği.. Kendi kandırmacasıyla ayakta kaldığını zannederken, onun dışında herkes kendini hapsettiği kafesinden haberdardı, bir tek onun görmediği, her denemede kafasını tosladığı..</p>
<p>Her sabah uyandığı kendi yalnızlığında, özgür ruhuyla gururlanacak olsa da, içindeki huzursuzluğun kaynağını çok iyi biliyor,nasıl başa çıkacağını bilmediğinden, ona yaklaşmaya cesaret edemiyordu..</p>
<p>Bir insana bağlanmak, dünyanın en korkutucu şeyiyken, yağmurlu bir günde en güzel şeyi oluveriyordu.. İnanabilecek birini bulduktan sonra en büyük özgürlüktü ait olmak, sonradan öğreneceği..</p>
<p>Elinde kırdığı kafesin demirlerinden, geçmişte bıraktığı küçük, korkak kıza bakarken, ne kadar korktuğunu hatırladı, ne kadar şanslı olduğunu hissederek..</p>
<p>O gün tekrar kaçmak istemeseydi, o yağmur yağmasaydı ve kedi sahipsiz olduğundan sokağa bırakılmasaydı.. Belki de hiç kırılamayacaktı o demirler.. Belki de..</p>
<p><span style="color: #993300;"><em>foto: &#8216;breakfast at Tiffany&#8217;s&#8217; filminden</em></span>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fkayipruh.com%2Fkorkusuz-korkak%2F&amp;title=korkusuz%20korkak" id="wpa2a_18"><img src="http://kayipruh.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/korkusuz-korkak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>vicdan</title>
		<link>http://kayipruh.com/vicdan/</link>
		<comments>http://kayipruh.com/vicdan/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2012 17:00:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zeynep gecgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[HİKAYELER]]></category>
		<category><![CDATA[deneme]]></category>
		<category><![CDATA[denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[karalama]]></category>
		<category><![CDATA[kendiyle başa çıkmak]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[mike stilkey]]></category>
		<category><![CDATA[turquoise]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan azabı]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız ölmek]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zeynepgecgin.wordpress.com/?p=588</guid>
		<description><![CDATA[Tatile dair nefret ettiği tek şeyi, bavulunu, sürükleye sürükleye ulaşmıştı kapısının önüne. Güneşin altında, bir kendinin eksik olduğu kol çantasından anahtarını bulmaya çabaladıkça, damlayan terin yol alma hızını arttırıyor, sırılsıklam oldukça sinirinden daha da terliyordu. Tam bu döngünün içinde kaybolmak üzereyken o şıngırtı, sıktığı dişlerinin arasından gülümsemesine sebep oldu.. Asansörsüz apartmanlara küfür sallamak için en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/01/turquoise.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-589" title="turquoise" src="http://kayipruh.com/wp-content/uploads/2012/01/turquoise.jpg" alt="" width="357" height="479" /></a></p>
<p>Tatile dair nefret ettiği tek şeyi, bavulunu, sürükleye sürükleye ulaşmıştı kapısının önüne. Güneşin altında, bir kendinin eksik olduğu kol çantasından anahtarını bulmaya çabaladıkça, damlayan terin yol alma hızını arttırıyor, sırılsıklam oldukça sinirinden daha da terliyordu. Tam bu döngünün içinde kaybolmak üzereyken o şıngırtı, sıktığı dişlerinin arasından gülümsemesine sebep oldu.. Asansörsüz apartmanlara küfür sallamak için en ideal andaydı, fırsatı kaçırmadı.. Binaya girer girmez, içini burkan bir kokuyla karşılaştı. Onca terlemesinin üzerine kendiyle alay edecek oldu ama bu yoğunluğun kaynağı başkaydı. Eğlenmeye fırsat bulamadan merdivenleri biran önce bitirip bu kokudan kurtulmak istedi.. Katları aştıkça koku daha da artıyordu.. Yine kapının açık kaldığı bir an içeri sızan kedilerden biri öldü heralde diye düşündü ve sonunda ulaştığı evinde ilk işi kendini yatağa fırlatmak oldu. Zaman sonra sandaletlerini fırlatırken biri, duvarda sevgilisiyle ikisinin gülümsedikleri fotoğrafın çerçevesini indirdi yere.. Her şeyin bir de  görevi vardı, zamanının dışında.. Bu sandaletinki de buymuş diye düşünüp, tebrik etti içinden..</p>
<p>Hiç tahmin etmediği şekilde erken sonlandırmak durumunda kaldığı tatiline, kendi dört duvarına hapsolmuş şekilde devam edecekti, kararlıydı. Yalnız bir şey engel oluyordu ona. O da dışarıdan eve sızmaya başlayan kokuydu. Yemek derdi olmasa dışarıya adımını atmayacaktı ya, bu ziyan olan tatil günlerinin hırsı oburluk etmeden imkanı yok geçmezdi.</p>
<p>Birkaç günün ardından, yattığı yerden cephanedeki tüm yemekleri bitirdiğini farkedince, kendine yeni uğraş bulmak adına, bu dayanılmaz kokunun kaynağı kedi leşini aramak için tüm apartmanı seferber etti. Yalnız altkatındaki yaşlı kadına dokunmadı, onlara bir faydası olmaz düşüncesiyle.. Birkaç saatin ardından farkettikleri bir gerçek vardı ki kokunun kaynağı küçük bir kedi leşi değildi.. Kapıyı çalmalarının ardındaki sessizlik, tereddütlerini endişeye dönüştürdü..</p>
<p>Yaşlı kadının ailesine ulaşma çabalarının hiçbirinde apartman sakinlerinin yanlarında bulunmadı. Kendini, iyice kokuya bulanmış dairesine kapattı. Uzun süre hareket etmeden, apartmanda karşılaştıklarında ya acelesi olduğundan ya da keyifsiz olduğundan esirgediği selamlarının toparlanıp, başa çıkamayacağı bir vicdan azabı oluşturmalarını izledi. &#8217;Ne mutlu tosun gibi bir vicdan azabınız oldu&#8217;.  Kendiyle başa çıkabilmesinin tek yolu dalga geçmekti ama  bu kez o bile yardımcı olmamıştı. Birden gözü, yere düşen ve bir daha hiç eski yerine asılmayacak çerçeveye kitlendi..</p>
<p>&#8216;Kokarak ölmek ne acı.. Öldüğünde bile farkedilmemek&#8217;.. Bu düşüncelere dalarsa çıkamazdı biliyordu.. Giyinip süslendi ve kendini dışarı attı, hücre hapsini sonlandırıp gülümsemek adına.. Uzun süredir hissetmediği rüzgar bütün vücudunu okşayıp uzaklaştı..</p>
<p><span style="color: #993300;"><em>resim: turquoise by Mike Stilkey </em></span>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fkayipruh.com%2Fvicdan%2F&amp;title=vicdan" id="wpa2a_20"><img src="http://kayipruh.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kayipruh.com/vicdan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

